allying - Turco Inglés Diccionario

allying

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

allying — Definition

Significado:
müttefik
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈælaɪ/ – BrE /ˈælaɪ/)
Categoría gramatical:
İsim: ally (allies); Fiil: ally (allies – allied – allying)
Sinónimo:
partner, associate
Antónimos:
enemy

Significados de "allying" en diccionario turco inglés : 20 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
ally n. müttefik ülke
General
ally n. müttefik
Turkey is not a European country, but it is a friendly country and a military ally.
Türkiye bir Avrupa ülkesi değildir, ancak dost bir ülke ve askeri bir müttefiktir.

More Sentences
ally n. dost
I want to be your ally, not your enemy.
Ben senin düşmanın değil, dostun olmak istiyorum.

More Sentences
Politics
ally n. dost
I want to be your ally, not your enemy.
Ben senin düşmanın değil, dostun olmak istiyorum.

More Sentences
ally n. müttefik
Turkey is not a European country, but it is a friendly country and a military ally.
Türkiye bir Avrupa ülkesi değildir, ancak dost bir ülke ve askeri bir müttefiktir.

More Sentences
ally n. müttefikler
True friends and allies must talk to each other and, more importantly, listen to each other.
Gerçek dostlar ve müttefikler birbirleriyle konuşmalı ve daha da önemlisi birbirlerini dinlemelidir.

More Sentences
ally v. ittifak kurmak
They are increasingly allying themselves with the Eurosceptic Tory Party.
Avrupa şüphecisi Muhafazakâr Parti ile giderek daha fazla ittifak kuruyorlar.

More Sentences
General
ally n. arkadaş
ally n. kaliteli misket
ally v. birleştirmek
ally v. birleşmek
ally v. katmak
ally v. katılmak
Trade/Economic
ally n. ticaret serbestliği
Politics
ally v. birleşmek
ally v. dost olmak
ally v. ittifak etmek
ally v. yakın işbirliği kurmak
Biology
ally n. başka biriyle özellikleri, yapısı bakımından yakından ilişkili bitki, hayvan, madde
Zoology
ally n. aynı türden başka bir hayvanla işbirliği yapan hayvan

Significados de "allying" con otros términos en diccionario inglés turco: 63 resultado(s)

Inglés Turco
General
staunchest ally n. sadık müttefik
co-ally n. birleşik ittifak
ally oneself v. katılmak
ally oneself with v. ile birleşmek
ally with v. ittifak etmek
ally to v. ittifak etmek
ally with v. ittifak yapmak
ally to v. birleşmek
ally with v. birleştirmek
ally oneself to v. ile birleşmek
ally with v. güçlerini birleştirmek
become an ally of v. -ile müttefik olmak
become an ally of v. -nın müttefiki olmak
re-ally v. yeniden işbirliği yapmak
re-ally v. yeniden birleşmek
re-ally v. yeniden müttefik olmak
-ally suf. sözcüğü zarf yapan son ek
Phrasals
ally (oneself) to v. ile birleşmek
ally oneself to someone or something v. kendini biriyle/bir şeyle birleştirmek
ally (oneself) (with someone) (against someone or something) v. (kendini birine/bir şeye karşı biriyle/bir şeyle) birleştirmek
ally oneself to someone or something v. biriyle/bir şeyle birleşmek
ally (oneself) (with someone) (against someone or something) v. (birine/bir şeye karşı biriyle/bir şeyle) müttefik olmak
ally (oneself) to v. -e katılmak
ally (oneself) (with someone) (against someone or something) v. (birine/bir şeye karşı biriyle/bir şeyle) birlik olmak
ally (oneself) to v. ile birlik olmak
ally oneself to someone or something v. biriyle/bir şeyle birleşmek
ally (oneself) (with someone) (against someone or something) v. (birine/bir şeye karşı birine/bir şeye) katılmak
ally (oneself) (with someone) (against someone or something) v. (birine/bir şeye karşı biriyle/bir şeyle) birleşmek
ally oneself to someone or something v. birine/bir şeye katılmak
ally oneself to someone or something v. biriyle/bir şeyle birlik olmak
ally oneself to someone or something v. biriyle/bir şeyle müttefik olmak
ally oneself to someone or something v. biriyle/bir şeyle birleştirmek
ally oneself to someone or something v. birine/bir şeye katılmak
ally oneself to someone or something v. biriyle/bir şeyle birlik olmak
ally (oneself) (with someone) (against someone or something) v. (kendini birine/bir şeye karşı biriyle/bir şeyle) birleştirmek
ally oneself to someone or something v. biriyle/bir şeyle müttefik olmak
ally oneself to someone or something v. biriyle/bir şeyle birleşmek
ally oneself to someone or something v. biriyle/bir şeyle birleştirmek
ally (oneself) to v. -e katılmak
ally (oneself) (with someone) (against someone or something) v. (birine/bir şeye karşı birine/bir şeye) katılmak
ally oneself to someone or something v. biriyle/bir şeyle birlik olmak
ally (oneself) to v. ile birlik olmak
ally oneself to someone or something v. biriyle/bir şeyle birlik olmak
ally (oneself) (with someone) (against someone or something) v. (birine/bir şeye karşı biriyle/bir şeyle) birlik olmak
ally oneself to someone or something v. birine/bir şeye katılmak
ally oneself to someone or something v. biriyle/bir şeyle birleşmek
ally oneself to someone or something v. kendini biriyle/bir şeyle birleştirmek
ally oneself to someone or something v. birine/bir şeye katılmak
ally (oneself) to v. ile birleşmek
ally (oneself) (with someone) (against someone or something) v. (birine/bir şeye karşı biriyle/bir şeyle) müttefik olmak
ally (oneself) (with someone) (against someone or something) v. (birine/bir şeye karşı biriyle/bir şeyle) birleşmek
Phrases
ally alley ocean free expr. elma dersem çık armut dersem çıkma
ally ally in free expr. elma dersem çık armut dersem çıkma
Idioms
ally with v. ittifak yapmak
ally with v. yoğun siyasal bağ kurmak
pass in your ally [obsolete] [australia] v. ölmek
pass in your ally [obsolete] [australia] v. zail olmak
pass in your ally [obsolete] [australia] v. mevta olmak
pass in your ally [obsolete] [australia] v. terk-i diyar eylemek
Politics
staunch ally n. sadık müttefik
Botanic
fern ally n. yapraklı olmayan çeşitli eğrelti otlarına verilen ad
fern ally n. filicales takımından olmayan eğrelti otu
fern ally n. su eğreltisi