alternatif - Turco Inglés Diccionario

alternatif

Significados de "alternatif" en diccionario inglés turco : 20 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
alternatif alternative n.
Is there a viable alternative to prison?
Hapishaneye alternatif bir çözüm var mı?

More Sentences
General
alternatif alternating adj.
The necessary conversion between alternating and direct current consumes huge amounts of energy.
Alternatif ve doğru akım arasındaki gerekli dönüşüm büyük miktarda enerji tüketir.

More Sentences
alternatif alternative adj.
Don't trust all of the alternative medicines.
Alternatif tıp yöntemlerinin hepsine güvenmeyin.

More Sentences
Trade/Economic
alternatif alternating n.
The necessary conversion between alternating and direct current consumes huge amounts of energy.
Alternatif ve doğru akım arasındaki gerekli dönüşüm büyük miktarda enerji tüketir.

More Sentences
alternatif alternative adj.
Don't trust all of the alternative medicines.
Alternatif tıp yöntemlerinin hepsine güvenmeyin.

More Sentences
Technical
alternatif alternative adj.
Don't trust all of the alternative medicines.
Alternatif tıp yöntemlerinin hepsine güvenmeyin.

More Sentences
alternatif alternating adj.
The necessary conversion between alternating and direct current consumes huge amounts of energy.
Alternatif ve doğru akım arasındaki gerekli dönüşüm büyük miktarda enerji tüketir.

More Sentences
Computer
alternatif alternate n.
They are being overwhelmed by alternate feelings of surprise and disappointment.
Şaşkınlık ve hayal kırıklığı gibi alternatif duygularla boğuşuyorlar.

More Sentences
General
alternatif standby n.
alternatif succedane n.
alternatif surrogate n.
alternatif fallback n.
alternatif choice adj.
alternatif disjunctive adj.
alternatif supply adj.
alternatif surrogate adj.
Phrases
alternatif not-in-kind expr.
Abbreviation
alternatif alt. n.
alternatif altern adj.
Modern Slang
alternatif alterno (alternative) n.

Significados de "alternatif" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
alternatif çevre alternative perimeter n.
alternatif sosyal hareket alternative social movement n.
alternatif teknolojiler alternative technologies n.
iki alternatif arasına konan bölme işareti veya taksim işareti virgule n.
alternatif tıp alternative medicine n.
alternatif yük alternate load n.
alternatif enerji kaynağı alternative energy source n.
alternatif seçenek alternative option n.
alternatif seçenekler alternative options n.
alternatif teklif alternate bid n.
alternatif akım devreleri alternating-current systems n.
alternatif tehlike alternative danger n.
alternatif sorun çözümü alternative dispute resolution n.
alternatif enerji kaynakları alternate energy sources n.
alternatif çözüm alternative solution n.
alternatif gerçeklik alternate reality n.
bir ingiliz alternatif müzik grubu coldplay n.
zombiye dönüşme süreci (alternatif inanç sistemleri) zombification n.
shiatsu gibi alternatif tıp tedavileri sırasında tespit edilen yaşam enerjisinin akışındaki eksilme kyo n.
alternatif rokelay biçimi rockelay n.
bulunmayan alternatif impossible action n.
alternatif benlik doppelganger n.
alternatif plan counterplan n.
doğru-alternatif akım dönüşümü inversion n.
güneydoğu asya'da yağ sürülmüş cilde bozuk para sürülerek yapılan bir alternatif tıp uygulaması coining n.
alternatif geçiş ossia n.
alternatif versiyon ossia n.
alternatif yol second string n.
alternatif eylem planı second string n.
alternatif yöntem second string n.
alternatif enerji danışmanı alternative energy consultant n.
(alternatif tıpta) kristal terapi crystal therapy n.
(alternatif tıpta) kristal terapi crystal healing n.
iki alternatif arasına konan bölme işareti veya taksim işareti slash n.
güvenilir alternatif credible alternative n.
vücuttaki enerji dengesine odaklanan alternatif bir sağlık disiplini polarity therapy n.
yapay alternatif substitute n.
alternatif ürün substitute n.
alternatif ürün surrogate n.
alternatif kimse surrogate n.
alternatif sunmak offer an alternative v.
alternatif oluşturmak be an alternative to v.
alternatif olmak be an alternative to v.
alternatif olarak kullanmak use as an alternative to v.
alternatif olarak kullanmak substitute v.
iki veya daha çok alternatif arasından birini tercih etmek opt v.
alternatif olmak alternate v.
-e alternatif alternative to adj.
alternatif hanedan renkleriyle eşkenar dörtgenlere bölünmüş (hanedan arması) checky adj.
alternatif hanedan renkleriyle eşkenar dörtgenlere bölünmüş (hanedan arması) chequy adj.
alternatif hanedan renkleriyle eşkenar dörtgenlere bölünmüş (hanedan arması) chequey adj.
birbirine zıt iki alternatif arasındaki ilişkiyi içeren binary adj.
birbirine zıt iki alternatif arasındaki ilişkiye ait binary adj.
alternatif olarak tutulan fallback adj.
alternatif olarak tutulan fall-back adj.
tek alternatif teşkil eden do-or-die adj.
alternatif olarak alternatively adv.
alternatif olarak alternatingly adv.
alternatif olarak in the alternative adv.
alternatif anlamı veren ön ek alt- pref.
alternatif anlamı veren ön ek alterna- pref.
alternatif güzergâh detour N.
alternatif akım aC N.
Phrasals
alternatif olarak birinin yerine geçmek alternate with someone v.
(bilgisayar sistemi) biri çökmesi halinde yedek, alternatif bir bileşene geçmek fail over v.
Phrases
(bir şeye) alternatif olarak in place of (something) expr.
(bir şeye) alternatif olarak instead of (something) expr.
Colloquial
tek alternatif hobson's choice n.
bar veya restorana alternatif olarak görülen kahve dükkanı third space n.
(birine/bir şeye) alternatif olarak in (someone's or something's) place expr.
alternatif yok tina (there is no alternative) expr.
Idioms
elinde alternatif bir şey another string to your bow [uk] n.
kullandığı veya yaptığı şey başarısız olursa alternatif bir yol another string to your bow [uk] n.
elinde alternatif bir becerisi/seçeneği olmak have another string to your bow v.
elinde alternatif becerileri/seçenekleri olmak have more strings to (one's) bow v.
kullandığı veya yaptığı şey başarısız olursa alternatif bir/birden fazla yolu olmak have another string/more strings to your bow v.
bir şeye ulaşmakta alternatif bir yolu olmak have a second string to (one's) bow v.
elinde alternatif bir becerisi/seçeneği olmak have another string to (one's) bow v.
bir şeye ulaşmakta alternatif bir yolu olmak have a second string to your bow v.
elinde alternatif bir/birden fazla şeyi olmak have another string/more strings to your bow v.
ilk çare başarısız olursa devreye sokabileceği alternatif bir çaresi olmak have a second string to your bow v.
elinde alternatif bir becerisi/seçeneği olmak have more strings to (one's) bow v.
alternatif bir yol string to (one's) bow v.
alternatif olarak a kind of (something) expr.
Speaking
başka bir alternatif göremiyorum i just don't see any alternative expr.
başka hiçbir alternatif göremiyorum i just don't see any alternative expr.
Trade/Economic
izin verilen alternatif yöntem allowed alternative treatment n.
tahmini maliyet alternatif maliyet imputed cost n.
alternatif hipotez alternative hypothesis n.
kabul edilebilir alternatif yöntem allowed alternative treatment n.
alternatif piyasalar alternative markets n.
alternatif maliyet alternative cost n.
alternatif pazarlama stratejisi alternative marketing strategy n.
alternatif işlem alternative transaction n.
kiracının alternatif borçlanma faiz oranı lessee’s incremental borrowing rate of interest n.
alternatif lehdar alternative payee n.
alternatif ödenecek kişi alternative payee n.
alternatif teklif alternate bid n.
kiracının alternatif borçlanma faiz oranı lease’s incremental borrowing rate of interest n.
alternatif tedarikçi alternative supplier n.
alternatif uyuşmazlık çözümü alternative dispute resolution n.
alternatif a kredisi alternative a loan n.
alternatif yatırım alternative investment n.
f. a. von hayek tarafından "ekonomi" terimine alternatif olarak türetilmiş bir kelime catallaxy n.
alternatif ticaret örgütü alternative trading organization (ato) n.
alternatif maliyet opportunity cost n.
kaynağın hali hazırdaki kullanımına alternatif olan bir yolla elde edilebilecek olan fayda opportunity cost n.
ayakkabı, çanta, kemer vb. ürünlerde deriye alternatif olarak kullanılan sentetik esnek bir materyal markası corfam n.
alternatif teslimat noktası alternative delivery point n.
savaş, kriz gibi ihtiyaç durumlarında basılan ve alternatif materyallerden üretilen (para) necessity adj.
Law
alternatif talep alternative claim n.
alternatif borç alternative obligation n.
alternatif kanun yolu cumulative remedy n.
alternatif koşul disjunctive condition n.
alternatif şart disjunctive condition n.
alternatif isnat disjunctive allegation n.
temyiz edenin alternatif iddiası appellant's alternative averment n.
alternatif kanun yolu alternative remedy n.
alternatif mahkeme emri alternative writ n.
alternatif jüri üyesi alternative juror n.
temyiz edenin asıl iddiaya alternatif ithamı appellant's alternative averment n.
alternatif olarak ileri sürülen iddialar pleading in the alternative n.
alternatif ihtilaf alternative dispute n.
alternatif olarak ileri sürülen iddialar alternative pleading n.
Politics
alternatif oy alternative vote n.
alternatif hükümet alternative government n.
alternatif icra direktörü alternate executive director n.
alternatif bilişim derneği alternative informatics association n.
müzakere edilen anlaşmaya en iyi alternatif best alternative to negotiated agreement (batna) n.
alternatif oylama ranked choice voting (rcv) n.
alternatif oylama preferential voting n.
alternatif oylama transferable vote n.
alternatif oylama alternative vote (av) n.
alternatif oylama instant-runoff voting (irv) n.
alternatif enerji kaynakları alternative energy resources n.
alternatif enerji alternative energy n.
müzakere edilen anlaşmaya en kötü alternatif worst alternative to negotiated agreement (watna) n.
alternatif gerçekler alternative facts n.
alternatif sağ alternative right n.
alternatif sağ alt-right (alternative right) n.
Institutes
alternatif enerji alternative energy n.
alternatif yaşam derneği (ayder) alternative life association n.
Tourism
alternatif turizm alternative tourism n.
alternatif tatil alternative holiday n.
Technical
alternatif hipotezler alternative hypotheses n.
doğru akımı alternatif akıma dönüştüren cihaz inverter n.
alternatif akım iletimi alternating current transmission n.
alternatif enerji kaynağı alternative energy source n.
alternatif yük alternating load n.
alternatif gerilim alternating voltage n.