away with - Turco Inglés Diccionario

away with

Significados de "away with" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
Colloquial
away with expr. gözüm görmesin
away with expr. yıkıl karşımdan
away with expr. defol git

Significados de "away with" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
doing away with n. tasfiye
do away with v. yürürlükten kaldırmak
walk away with v. yürütmek
run away with v. kaçmak
do away with v. defterini dürmek
get away with it v. ettiği yanına kar kalmak
make away with v. yürütmek
run away with v. en çok başarı kazanan biri olmak (bir konuda)
do away with v. işini bitirmek
do away with v. feshetmek
make away with v. kurtulmak
do away with v. ortadan kaldırmak
do away with v. yok etmek
break away with someone v. ipleri koparmak
run away with v. kaçmak (aşığı ile)
make away with v. öldürmek
have it away with somebody v. mercimeği fırına vermek
make away with v. yok etmek
do away with v. öldürmek
get away with v. yapılan iş yanına kar kalmak
make away with v. ortadan kaldırmak
run away with v. alıp kaçmak
do away with v. icabına bakmak
make away with v. alıp götürmek
do away with v. kaldırmak
walk away with v. çalmak
do away with v. durdurmak
do away with somebody v. canına kıymak
walk away from the accident with only minor injuries v. hafif sıyrıklarla atlatmak
walk away from the accident with only minor injuries v. hafif sıyrıklarla kurtulmak
do away with v. izale etmek
get away with v. cezalandırılmamak
get away with v. çalıntıyla birlikte kaçmak
get away with v. bedelini ödememek
get away with v. yanına kar kalmak
get away with v. cezasını görmemek
get away with v. çalıp kaçmak
run away with v. çalmak
run away with v. alıp götürmek
get away with v. yanına kalmak
come away with someone v. birisiyle seyahat etmek
Phrasals
run away with someone v. (sevgili vb.) birisiyle kaçmak
do away with something v. bir şeyden kurtulmak
do away with something v. başından savmak
do away with (oneself) v. intihar etmek
do away with something v. defetmek
get away with something v. (birinin yaptığı bir şey) yanına kar kalmak
send someone away with something v. birini bir şey ile yollamak/göndermek
walk away with something v. kolayca kazanmak/yenmek
walk away with v. kolayca kazanmak (ödülü/yarışmayı)
be done away with v. geçersiz kılınmak
be done away with v. (kurum) kaldırılmak
be done away with v. lağvedilmek
run away with v. kontrolünü (bir şeye) bırakmak
run away with v. geride bırakmak
run away with v. yenmek
make away with v. öldürmek
run away with v. aceleyle götürmek
run away with v. aşırmak
make away with v. hakkından gelmek
run away with v. ele geçirmek
make away with v. harcamak
make away with v. araklamak
run away with v. yük parçasını sıkıca tutarak güverte boyunca koşmak
run away with v. performansıyla göze çarpmak
run away with v. diğerlerini gölgede bırakmak
go away with (someone) v. (biriyle) gitmek
go away with (someone) v. (biriyle) tatile çıkmak/gitmek
go away with (someone) v. (biriyle) çıkıp gitmek
get away with v. yiyip bitirmek
get away with v. tüketerek bitirmek
run away with v. sınırların ötesine taşımak
get away with v. içip bitirmek
get away with v. tüketmek
walk away with (someone or an animal) v. (biriyle/bir hayvanla) birlikte yürümek
walk away with (someone or an animal) v. (biriyle/bir hayvanla) yürüyüp gitmek
walk away with (someone or an animal) v. (birine/bir hayvana) öncülük etmek
walk away with (someone or an animal) v. (birini/bir hayvanı) alıp götürmek
walk away with (someone or an animal) v. (birini/bir hayvanı) önüne katıp götürmek
walk away with (someone or an animal) v. (birini/bir hayvanı) alıp gitmek
come away with v. ile seyahat etmek
come away with (one) v. (biriyle) seyahat etmek
come away with v. ile uzağa gelmek/gitmek
do away with (something) v. (bir şeyi) kaldırmak
do away with (someone, something, or oneself) v. icabına bakmak
do away with (someone, something, or oneself) v. işini bitirmek
do away with (someone, something, or oneself) v. intihar etmek
do away with (something) v. (bir şeyi) durdurmak
do away with (something) v. (bir şeyden) kurtulmak
do away with (something) v. (bir şeye) son vermek
do away with (someone, something, or oneself) v. (kendini, birini, bir şeyi) öldürmek
get away with someone or something v. biriyle/bir şeyle kaçmak
get away with someone or something v. birini/bir şeyi alıp kaçmak
go away with someone or something v. biriyle/bir şeyle çıkıp gitmek
go away with v. ile çıkıp gitmek
go away with v. ile gitmek
go away with someone or something v. birini/bir şeyi alıp gitmek
go away with v. ile tatile çıkmak/gitmek
go away with someone or something v. biriyle/bir şeyle gitmek
run away with (one) v. (biriyle) kaçmak
run away with (something) v. (bir şeyin) doğru/gerçek olabileceğine inanmak
run away with (one) v. (birinin) duygularını/düşüncelerini ele geçirmek
run away with (something) v. (bir şeyde) en iyi performansı göstermek/kolayca başarı elde etmek
run away with (something) v. (bir oyunu, yarışı) alıp götürmek
run away with (something) v. (bir şey) fikrine/sanısına kapılmak
run away with (something) v. (bir şey) olduğunu zannetmek
run away with (one) v. (biriyle) kaçıp gitmek
run away with (one) v. (biriyle) sıvışmak
run away with (one) v. (birinin) duygularını/düşüncelerini etkisi altına almak
run away with (something) v. (bir fikre, inanca) kapılmak
run away with (one) v. (sevgilisiyle) birlikte kaçmak
run away with (one) v. (birinin) duygularını/düşüncelerini kontrolü altına almak
run away with (something) v. (bir şeyi) alıp/çalıp kaçmak
send away with v. ile yollamak/göndermek
Phrases
with a wish locked away inside expr. içe gömülmüş bir arzu ile
with a wish locked away inside expr. içe hapsedilmiş bir arzu ile
Proverb
while two dogs are fighting for bone, a third one runs away with it iki kişi bir şey için kavga ederken/çekişirken üçüncü kişi o şeyi alır gider
Colloquial
make away with v. çalıp götürmek
make away with v. kaldırıp götürmek
make away with v. çalıp kaçmak
make away with v. ile ortadan kaybolmak
get away with it v. yakayı ele vermeden kaçmak
run away with the idea v. sanısına kapılmak
run away with the idea v. olduğunu zannetmek
run away with the idea v. olduğunu sanmak
run away with the idea v. yanlış yönlendirilmek
run away with the notion v. olduğunu zannetmek
run away with the notion v. olduğunu sanmak
run away with the notion v. fikrine kapılmak
run away with the notion v. yanlış yönlendirilmek
run away with the idea v. düşüncesine kapılmak
run away with the notion v. sanısına kapılmak
run away with the idea v. fikrine kapılmak
run away with the notion v. düşüncesine kapılmak
get carried away with (someone or something) v. (birine/bir şeye) kendini kaptırmak
get carried away with (someone) v. (bir şeyi) abartmak
get carried away with (someone or something) v. (birine/bir şeye) kapılmak
have it away with v. ile işi pişirmek
have it away with v. ile mercimeği fırına vermek
have it away (with someone) v. (biriyle9 yatmak
have it away (with someone) v. (biriyle) işi pişirmek
have it away (with someone) v. (biriyle) cinsel ilişkiye girmek
have it away with v. ile yatmak
have it away (with someone) v. (biriyle) mercimeği fırına vermek
have it away with v. ile cinsel ilişkiye girmek
get away with you! expr. hadi be ordan!
get away with you! expr. külahıma anlat!
get away with you! expr. yok yaa!
get away with you! expr. yok devenin nalı!
away with (someone or something) expr. git