bölen - Turco Inglés Diccionario

bölen

Significados de "bölen" en diccionario inglés turco : 17 resultado(s)

Turco Inglés
General
bölen divider n.
bölen denominator n.
bölen parting adj.
bölen divisive adj.
bölen dividing adj.
bölen disjunct adj.
bölen disjunctive adj.
bölen factionary adj.
bölen cutaway adj.
bölen discerptive adj.
bölen divulsive adj.
bölen fissiparous adj.
bölen precisive adj.
Computer
bölen divisor n.
Math
bölen divisor n.
bölen denominator n.
Archaic
bölen parting adj.

Significados de "bölen" con otros términos en diccionario inglés turco: 70 resultado(s)

Turco Inglés
General
bölen şey divider n.
iki taraflı simetrik bir hayvanı sağ ve sol yarı olmak üzere ikiye bölen orta düzlem median plane n.
iki taraflı simetrik bir hayvanı sağ ve sol yarı olmak üzere ikiye bölen orta düzlem mesial plane n.
açık artırmaya çıkacak ürünlere değer biçip bunları satılabilir paylara bölen kimse lotter n.
bölen şey divisionor n.
bölen kimse divisionor n.
bölen şey division n.
kesirde bölen ordinal n.
desteleri bölen işçi parter n.
(hanedan armalarında) armayı sağ üstten sol alta doğru ikiye bölen çapraz çizginin yarısı genişliğindeki küçük çizgi scarpe n.
(hanedan armalarında) armayı sağ üstten sol alta doğru ikiye bölen çapraz çizginin yarısı genişliğindeki küçük çizgi scarp n.
bölen şey solvent n.
bölen sayı divisor n.
bölen şey partition n.
ikiye bölen dichotomous adj.
ikiye bölen bisectional adj.
Media
ilgili bir konuya geçmek için asıl akışı bölen sahne cutaway n.
Technical
bayağı kesirde bölen denominator n.
en büyük ortak bölen greatest common divisor n.
ortak bölen common divisor n.
ikiye bölen şey bisector n.
bir başka sayıyı bölen sayı divisor n.
bölen kimse divider n.
her iki taraftaki ambarlara yönlendirme yapılabilmesi için geminin kömür ikmal kapağını bölen kısım saddle n.
kabartmayı ikiye bölen sivri kenar quirk n.
çerçeveyi veya kirişi üçgen parçalara bölen ve bozulmayı önleyici payanda görevi gören malzeme parçası brace n.
tam bölen sub-multiple adj.
Informatics
en büyük ortak bölen greatest common divisor n.
Architecture
duvarı veya parçayı bölen düz ve yatay eleman band n.
Marine
kapatıldığında gemiyi bir dizi ayrı kompartımana bölen ağır kapılar watertight doors n.
Veterinary
köpek kafatasını ikiye bölen hareketsiz eklem çizgisi furrow n.
Math
ortak tam bölen common divisor n.
sayıyı tam bölen aliquot n.
bir sayıyı tam bölen sayı aliquot n.
ortak bölen divisor n.
ortak bölen common divisor n.
ortak bölen common measure n.
ortak bölen common factor n.
tam bölen aliquot n.
en büyük ortak bölen highest common factor n.
en büyük ortak bölen greatest common divisor n.
bir küreyi veya yüzeyi iki eşit parçaya bölen çember equator n.
en düşük ortak bölen lcf (lowest common factor) n.
kalan bırakmadan iki eşdeğer üyenin farkını bölen sayı modulus n.
modüler aritmetikte bölen olarak kullanılan doğal sayı modulus n.
kalan bırakmadan iki eşdeğer üyenin farkını bölen matematiksel birim modulus n.
en büyük ortak bölen greatest common denominator n.
en büyük ortak bölen greatest common factor n.
tam bölen part n.
(bir başka sayıyı) üçe bölen tripartient adj.
çarpımı böldüğü durumda çarpanlardan birini de bölen prime adj.
en büyük ortak bölen hcf (highest common factor) abrev.
en büyük ortak bölen gcf (greatest common factor) abrev.
Geometry
eğri veya yüzeyin paralel kirişlerini ikiye bölen yüzey diametral surface n.
eğri veya yüzeyin paralel kirişlerini ikiye bölen çizgi diametral curve n.
Statistics
bölen değer dividing value n.
sıralı dağılımı yüzde yirmilik beş parçaya bölen dört noktadan her biri pentile n.
Chemistry
iyonların geçişine izin verip elektrotlarda oluşan ürünlerin karışmasını önlemede kullanılan elektrolitik hücreyi bölen delikli bir silindir diaphragm n.
Biochemistry
nükleotit bağlarını hidrolize ederek nükleik asitleri ikiye bölen endonucleolytic adj.
Zoology
bilateral olarak simetrik olan bir hayvanı sağ ve sol olmak üzere iki eşit parçaya bölen hayali bir aks mesial plane n.
Botanic
şerbetçi otunu ortadan bölen çizgi strig [dialect] [uk] n.
History
hanedan armasını sağ üstten sol alta doğru ikiye bölen çapraz çizgi bend sinister n.
Geography
denizi bölen resif boiler n.
Geology
kayacı düzlem veya tabakalara bölen birbirine yakın konumlanmış çok sayıdaki paralel kırığın oluşturduğu yapı sheeting n.
Sport
buz hokeyi pistini ikiye bölen kırmızı çizgi red line n.
buz hokeyi pistini ikiye bölen, kale çizgisine paralel kırmızı çizgi redline n.
Art
nesneyi bileşenlere ve geometrik formlara bölen (kübizm) analytical adj.
Music
müzik kesitini on bir eşit parçaya bölen nota grubu undecimole n.
Archaic
geometrik eğri üzerindeki etkin bölen group n.
Entomology
gövdeyi sağ ve sol olmak üzere iki eş parçaya bölen hayali orta aks meson n.