barut - Turco Inglés Diccionario

barut

Significados de "barut" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
barut gunpowder n.
It is dangerous to play with gunpowder.
Barutla oynamak tehlikelidir.

More Sentences
General
barut powder n.
Our host opened a drawer, and a small box full of black powder was revealed.
Ev sahibimiz bir çekmeceyi açtı ve siyah barut dolu küçük bir kutu ortaya çıktı.

More Sentences
Chemistry
barut powder n.
Our host opened a drawer, and a small box full of black powder was revealed.
Ev sahibimiz bir çekmeceyi açtı ve siyah barut dolu küçük bir kutu ortaya çıktı.

More Sentences
Military
barut powder n.
Our host opened a drawer, and a small box full of black powder was revealed.
Ev sahibimiz bir çekmeceyi açtı ve siyah barut dolu küçük bir kutu ortaya çıktı.

More Sentences
barut gunpowder n.
It is dangerous to play with gunpowder.
Barutla oynamak tehlikelidir.

More Sentences
Hunting
barut powder n.
Our host opened a drawer, and a small box full of black powder was revealed.
Ev sahibimiz bir çekmeceyi açtı ve siyah barut dolu küçük bir kutu ortaya çıktı.

More Sentences
Military
barut gun powder n.
Hunting
barut gun powder n.

Significados de "barut" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
barut rengi slate n.
barut hakkı charge n.
barut fıçısı powder keg n.
bir atımlık barut flash in the pan n.
barut fabrikası powder mill n.
barut mahfazası powder flask n.
barut mahfazası powder horn n.
barut kağıdı gunpaper n.
barut artığı gunshot residue n.
barut izi gunshot residue n.
altın barut golden powder n.
granülasyon işlemine tabi tutulmaya hazır yoğun kütle formundaki barut malzemeleri millcake n.
(içme kabı veya barut kabının) aldığı miktar hornful n.
barut koymak için kullanılan boynuz veya şişe morsing horn n.
rokette kullanılan bir parça barut yükü grain n.
barut patlamasıyla çekici havaya uçan bir tür şahmerdan gunpowder pile driver n.
barut fıçısı gibi sinirli kimse pepperer n.
barut fıçısı gibi sinirli kimse pepperbox n.
barut çekme değirmeni powdermill n.
boynuz biçimli barut kabı powderhorn n.
barut fıçısı furioso n.
barut kesilmek hit the roof v.
barut kesilmek fly into a rage v.
barut olmak get drunk v.
barut döşemek prime v.
barut rengi slatey adj.
barut gibi irascible adj.
barut gibi bitter adj.
barut rengi slaty adj.
barut gibi irritable adj.
barut gibi acrid adj.
barut gibi fiery adj.
barut fıçısı gibi like a powder keg adj.
barut rengi slate-gray adj.
barut rengi slate-grey adj.
barut renginde bistered adj.
barut renginde bistred adj.
barut dumanıyla yüklü sulfuric adj.
barut dumanı içeren sulfuric adj.
barut dumanından ağırlaşmış sulphuric adj.
barut fıçısı gibi fulminatory adj.
barut fıçısı gibi fulminating adj.
barut fıçısı gibi fumous adj.
barut fıçısı gibi fulminous adj.
barut fıçısı gibi fulmineous adj.
barut fıçısı gibi fumish [obsolete] adj.
barut gibi acridly adv.
Phrases
barut fıçısı gibi on the verge of exploding expr.
Proverb
ateşle barut yanyana durmaz fire and gunpowder do not sleep together
ateşle barut bir yerde durmaz fire and gunpowder do not sleep together
Colloquial
barut fıçısı a powder barrel n.
barut deposu powder room [obsolete] n.
bir binanın içindeki barut deposu powder room [obsolete] n.
Idioms
barut fıçısı powder keg n.
barut fıçısı a powder keg n.
tek atımlık barut a one-hit wonder n.
barut fıçısı gibi olan kişi a little pot is soon hot n.
(eski zamanlarda) asıl görevi gemideki toplara barut taşımak olan delikanlı veya genç erkek powder boy n.
bir atımlık barut a flash in the pan n.
barut kesilmek be hot under the collar v.
barut kesilmek get one's back up v.
barut kesilmek burn with a low blue flame v.
barut kesilmek set (one's) back up v.
Law
barut kalıntısı powder residue n.
Politics
barut komplosu'nun yıldönümü november_5 n.
Industry
barut üretiminde kullanılan kurutma fırını gloom n.
Technical
barut tanecikleri grains de poudre n.
dev barut giant powder n.
cıva fulminat içeren barut fulminating powder n.
dumansız barut smokeless powder n.
kara barut black blasting powder n.
dumansız barut cordite n.
barut tahrikli alet powder actuated tool n.
barut yapımında kullanılan kömür aigremore n.
barut yerine kullanılan bir patlayıcı karışımı haloxyline n.
(kum, şeker, tuz, barut gibi) küçük ve sert partikül grain n.
kayalardaki çatlak ve yarıklara barut koyarak gerçekleştirilen patlama seam blast n.
patlatma deliğindeki barut yükünü sıkıştıran alet beater n.
barut yüklü firing charge adj.
(katı dumansız barut taneciğinin) yanarak ilerlemesi ile ilgili degressive adj.
Marine
ikmal için savaş gemilerine barut taşıyan teçhizatlı gemi powder hoy n.
Medical
barut tozu solumak süretiyle ciğerlerde lif dejenerasyonu oluşması schistosis n.
Pharmaceutics
barut ağacı bitkisinin müshil ilacı elde etmede kullanılan kurutulmuş kabuğu cascara n.
barut ağacı bitkisinin müshil ilacı elde etmede kullanılan kurutulmuş kabuğu cascara sagrada n.
Chemistry
kara barut black powder n.
kara barut black-powder n.
Botanic
barut ağacı rhamnus frangula n.
barut ağacı alder dogwood n.
barut ağacı alder buckthorn n.
barut ağacı cascara n.
barut ağacı cascara buckthorn n.
barut ağacı bearwood n.
barut ağacı bitterbark n.
barut ağacı chittamwood n.
barut ağacı cascara buckthorn n.
barut ağacı cascara buckthorn n.
barut ağacı bearwood n.
barut ağacı rhamnus purshianus n.
barut ağacı chittimwood n.
barut ağacı bearberry n.
barut ağacı rhamnus purshianus n.
kuzey amerika'ya özgü barut çalıları wahoo n.
barut ağacı wahoo n.
müshil olarak kullanılan kurutulmuş barut ağacı kabuğu holy bark n.
müshil olarak kullanılan kurutulmuş barut ağacı kabuğu chittam bark n.
müshil olarak kullanılan kurutulmuş barut ağacı kabuğu chittem bark n.
barut ağacı chittamwood n.
barut ağacı kabuğu chittim bark n.
barut ağacı ono n.
barut ağacı cascara buckthorn (frangula purshiana) n.
barut ağacı chittamwood (rhamnus purshianus) n.
barut ağacı rhamnus purshianus (rhamnus purshianus) n.
barut ağacı coffeeberry n.
barut ağacı coffee tree n.
barut ağacı shittim wood n.
barut ağacı bearberry n.
barut ağacı bearwood n.
barut ağacı coffeeberry n.
barut ağacının meyvesi coffeeberry n.
barut ağacı california coffee n.
barut ağacı rhamnus californica n.
History
ingiliz tarihinin en büyük komplosu olduğu düşünülen barut komplosunun ortaya çıkarılması ve engellenmesinin kutlandığı gün guy fawkes day n.
barut komplosu gunpowder plot n.
ingiliz tarihinin en büyük komplosu olduğu düşünülen barut komplosunun ortaya çıkarılması ve engellenmesinin kutlandığı gün bonfire night n.
ingiliz tarihinin en büyük komplosu olduğu düşünülen barut komplosunun ortaya çıkarılması ve engellenmesinin kutlandığı gün guy fawkes night n.
Military
tam barut hakkı super powder charge n.
tek keseli barut hakkı single section n.
tam barut haklı atım full service round n.
tam barut hakkı supercharge n.
tek bazlı barut single-base powder n.
yıldız taneli barut star grain propellant n.
normal barut hakkı normal charge n.
rutubet almaz alevli barut flashless non-hygroscopic powder n.
çok keseli barut hakkı multisection charge n.
değişik keseli barut hakkı unequal section charge n.
çift esaslı barut double base powder n.
çift bazlı barut double base powder n.
detonatör barut hakkı exploder n.
eşit keseli barut hakkı aliquot part charge n.
dumansız barut smokeless powder n.
eşit keseli barut hakkı aliquot propelling charge n.
dumansız barut cephaneliği smokeless powder magazine n.
eşit keseli barut hakkı equal section charge n.
esas ve ilave barut hakkı base and increment charge n.
dumansız barut blank fire powder n.
ilave barut hakkı increment n.
higroskopik olmayan barut nonhygroscopic powder n.
ilave barut hakkı propelling increment n.
kara barut black powder n.
kara barut gun powder n.