bazal - Turco Inglés Diccionario

bazal

Significados de "bazal" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
Medical
bazal basal adj.
Basal tears are generated independently of your emotions.
Bazal gözyaşları duygularınızdan bağımsız olarak üretilir.

More Sentences
Biology
bazal basal adj.
Basal tears are generated independently of your emotions.
Bazal gözyaşları duygularınızdan bağımsız olarak üretilir.

More Sentences
Technical
bazal basic adj.
Chemistry
bazal basic adj.
Geology
bazal fundamental adj.

Significados de "bazal" con otros términos en diccionario inglés turco: 139 resultado(s)

Turco Inglés
General
(gerçek kemikli balıklarda) büyüyen bazal kemikler pelvis n.
Technical
bazal metabolizma basal metabolism n.
bazal metabolik oran basal metabolic rate n.
bazal tuğla basic refractory n.
bazal tuğla basis brick n.
bazal vücut ısısını ölçmede kullanılan hassas termometre basal thermometer n.
bazal katman basal layer n.
bazal hız profili basal rate profile n.
bazal hız basal rate n.
bazal hız toplamı basal rate total n.
(kristal) bazal pinakoid base n.
Medical
bazal membran basal membrane n.
endometriyumun bazal kısmı basalis n.
bazal gangliyon hastalıkları basal ganglia diseases n.
nevoid bazal hücre karsinom sendromu nevoid basal cell carcinoma syndrome n.
derinin bazal membranı geçmemiş erken malignant melanomu lentigo maligna melanoma n.
bazal metabolizma basal metabolic rate n.
bazal gangliyonlar basal ganglion n.
mültipl nevoid bazal hücreli karsinom sendromu multiple nevoid basal cell carcinoma syndrome n.
bir bazal hücreli karsinom tipi morphea basal cell carcinoma n.
bazal metabolizma hızı basal metabolism rate n.
bazal membran basement membrane n.
bazal zar basement membrane n.
bazal zar basal membrane n.
adenoid-bazal hücreli karsinom adenoid n.
bazal gangliyonda azalmış glukoz metabolizması reduced glucose metabolism in the basal ganglia n.
bilateral bazal gangliyon lezyonu bilateral basal ganglia lesion n.
bilateral bazal gangliyon kalsifikasyonları bilateral basal ganglia calcifications n.
bazal hücreli karsinom basal cell carcinoma n.
ameliyat öncesi bazal değerler preoperative basal measurements n.
akut bilateral bazal ganglion hasarı acute bilateral basal ganglia injury n.
bazal ve human korionik gonadotropin uyarısı basal and human chorionic gonadotropin stimulation n.
bazal metabolizma hızı basal metabolic rate n.
bazal hücreli epitelyoma basal cell epithelioma n.
bazal infüzyon basal infusion n.
bazal hücre hiperplazisi basal cell hyperplasia n.
bazal membran kalınlaşması basal membrane thickening n.
bazal membranda mineralizasyon mineralization in basal membrane n.
bazal kortizol düzeyi basic cortisol level n.
bazal lamina basal lamina n.
epitelyal bazal hücreler epithelial basal cells n.
bazal böbrek biyopsisi baseline renal biopsy n.
bazal ganglion disfonksiyonu basal ganglia dysfunction n.
pigmente bazal hücreli karsinom pigmented basal cell carcinoma n.
bazal hücreli karsinoma basal cell carcinoma n.
saatlik bazal hız hourly basal rate n.
geçici bazal hız temporary basal rate n.
bazal hücre tabakası basal cell layer n.
bazal gangliyonlarda perfüzyon anormallikleri perfusion abnormalities in basal ganglia n.
multipl yüzeyel bazal hücreli karsinoma tedavisi treatment of multiple superficial basal cell carcinoma n.
bazal hücreli nevüs sendromu basal cell nevus syndrome n.
bazal metabolik hız basal metabolic rate n.
yüzde nonsendromik multipl bazal hücreli karsinoma nonsyndromic multiple basal cell carcinoma on the face n.
bazal membran glikoproteini basement membrane glycoprotein n.
oksijen alımını ve bazal metabolizmayı ölçmeye yarayan şişebilir torba douglas bag n.
(doğum kontrolünde) bazal vücut ısısı yöntemi basal body temperature method of family planning n.
(doğum kontrolünde) bazal vücut ısısı yöntemi basal body temperature method n.
bazal vücut ısısı basal body temperature n.
bazal vücut ısısı basal temperature n.
omura ait sinir kavsindeki bazal bölüm pedicle n.
bazal metabolizma hızı bmr (basal metabolic rate) abrev.
Anatomy
bazal plasentasyon basal placentation n.
bazal çekirdek basal nucleus n.
bazal ven basal vein n.
bazal ven vena basalis n.
bazal çekirdekler basal ganglia n.
bazal ven kolları inferior thalamostriate vein n.
bazal çekirdek basal ganglion n.
bazal çekirdek basal nucleus n.
bazı dallı bacaklılarda kireçli lofofor desteklerinde bulunan bazal çıkıntı çifti crus n.
bazal gangliyonun büyük ve koyu renkli yan kısmı putamen n.
bazal toplardamarın kolları striate vein n.
Psychology
bazal arter migreni basilar artery migraine n.
bazal gangliya basal ganglia n.
bazal zar basilar membrane n.
bazal ganglion hastalıkları basal ganglia disorders n.
Pathology
bazal ganglionların dejeneratif hastalığı degenerative disease of basal ganglia n.
Food Engineering
bazal besiyeri basal medium n.
Chemistry
bazal anestezi basal anaesthesia n.
bazal cisim basal substance n.
Biology
bazal metabolizma hızı basal metabolic rate n.
bazal metabolizma basal metabolism n.
bazal hücre basal cell n.
bazal ganglion basal ganglia n.
bazal cisim basal body n.
bazal yapı basal n.
bazal parça basal n.
uzun sert bir bazal kısma ve kısa ince kirpiğe sahip kamçılı hayvan whiplash n.
(karınca) karında yer alan yumrumsu bazal bölüm pedicel n.
daha büyük bölümün birleştiği küçük bazal yapı pedicel n.
bazal hücre tabakası rete malpighii n.
bazal tabaka rete malpighii n.
bazal hücre tabakası stratum basale n.
bazal tabaka stratum basale n.
bazal tabaka stratum germinativum n.
bazal hücre tabakası stratum germinativum n.
bazal bölgenin önünde yer alan prebasal adj.
Biochemistry
memelilerde anjiyogenez ve kan pıhtılaşması gibi birçok biyolojik süreci düzenleyip hücre yüzeylerinde ve bazal zarlarda bulunan bir glikozaminoglikan heparitin sulfate n.
Marine Biology
bazı balıklarda göğüs yüzgeçlerindeki üç ana bazal kıkırdağın arkası metapterygium n.
Zoology
balığın eşleştirilmiş yüzgeçlerinden birinin desteğini oluşturan bazal bir kemik veya kıkırdak basipterygium n.
Botanic
üçgen bazal yapraklı yoğun tüylü gül pembesi çiçekleri olan bir bitki clustered poppy mallow (callirhoe triangulata) n.
güzel büyük bazal yaprakları olan ev süs bitkisi cast-iron plant (aspidistra elatior) n.
güzel büyük bazal yaprakları olan ev süs bitkisi bar-room plant n.
doğu asya ve doğu abd'de yetişen, sapsız bazal yaprağı ve mavi meyveli sarımsı çiçekleri olan bitki cinsi caulophyllum n.
pennatifit bazal yaprakları ve küçük beyaz çiçekleri olan yıllık bir bitki fringepod n.
pennatifit bazal yaprakları ve küçük beyaz çiçekleri olan yıllık bir bitki lacepod (thysanocarpus) n.
küme küme bazal yaprakları ve kısa yapraksız sapları olan, sarı çiçekliği olan çok yıllık bir bitki hymenoxys acaulis n.
küme küme bazal yaprakları ve kısa yapraksız sapları olan, sarı çiçekliği olan çok yıllık bir bitki stemless hymenoxys (hetraneuris acaulis) n.
marantaceae familyasından geniş bazal yaprakları, mor çiçekleri ve küresel kapsülleri olan amerikan bitkilerini içeren küçük bir cins thalia n.
kuzey amerika'ya özgü, çoğunlukla bazal yaprakları olan bir bitki cinsi tiarella n.
abd'nin doğusuna özgü büyük bazal yaprakları ve yazın açan beyaz çiçekleri olan çok yıllık bir bitki cinsi trautvetteria n.
belirgin bazal lobları ve sapsız yaprakları olan tüysüz tek yıllık bir bitki hare's–ear mustard n.
belirgin bazal lobları ve sapsız yaprakları olan tüysüz tek yıllık bir bitki hare's-ear n.
abd'nin doğusuna özgü büyük bazal yaprakları ve yazın açan beyaz çiçekleri olan çok yıllık bir bitki false bugbane (trautvetteria carolinensis) n.
belirgin bazal lobları ve sapsız yaprakları olan tüysüz tek yıllık bir bitki treacle mustard (conringia orientalis) n.
büyük gösterişli bazal yaprakları ve kırmızı meyveleri olan bir bitki cinsi elephant's ear n.
büyük gösterişli bazal yaprakları ve kırmızı meyveleri olan bir bitki cinsi elephant ear n.
büyük gösterişli bazal yaprakları ve kırmızı meyveleri olan bir bitki cinsi alocasia n.
bazal çimen gibi yaprakları ve yıldız benzeri sarımsı-turuncu renkli çiçekleri olan bir bitki amber lily (anthericum torreyi) n.
güzel ve büyük bazal yaprakları olan çok yıllık bir süs bitkisi cinsi aspidistra n.
kokulu kökleri, bazal yaprakları ve beyaz-pembe çiçekleri olan gösterişli bir avrupa bitkisi great masterwort n.
kokulu kökleri, bazal yaprakları ve beyaz-pembe çiçekleri olan gösterişli bir avrupa bitkisi greater masterwort (astrantia major) n.
çimen benzeri bazal yapraklara sahip küçük kuzey amerika bitkilerini içeren bir cins genus xerophyllum n.
çimen benzeri bazal yapraklara sahip küçük kuzey amerika bitkilerini içeren bir cins xerophyllum n.
kokulu kökleri, bazal yaprakları ve beyaz-pembe çiçekleri olan gösterişli bir avrupa bitkisi masterwort (astrantia major) n.
kümeli bazal yaprakları ve kısa yapraksız sapları olan, sarı çiçekliği olan çok yıllık bir bitki tetraneuris acaulis n.
(taç, çanak veya çiçek yaprağında) dar, sapa benzer bazal bölüm claw n.
bazal kenarları içe kıvrık olan cucullated adj.
bazal kenarları içe kıvrık olan cucullate adj.
Agriculture
bazal sürgün base shoot n.
bazal sürgün basal shoot n.
hastalık, böcek veya olumsuz çevre koşulları sonucu kalın bir bazal kısım oluşturmuş soğan scallion n.
hastalık, böcek veya olumsuz çevre koşulları sonucu kalın bir bazal kısım oluşturmuş soğan thickneck n.
Geology
bazal pinakoid basal pinacoid n.
bazal dilinim basal cleavage n.
bazal yığışım basal conglomerate n.
Entomology
çeşitli böceklerde bazal olarak kalınlaşmış ön kanatlar hemelytrum n.
çeşitli böceklerde bazal olarak kalınlaşmış ön kanatlar hemielytron n.
iki kanatlı sineğin kanadındaki küçük bazal art lob lobulus n.