bilek - Turco Inglés Diccionario

bilek

Significados de "bilek" en diccionario inglés turco : 3 resultado(s)

Turco Inglés
General
bilek wrist n.
The nurse felt his pulse on his wrist.
Hemşire nabzını bileğinde hissetti.

More Sentences
bilek ankle n.
James broke his ankle during the last night's match.
James dün geceki maçta ayak bileğini kırdı.

More Sentences
Technical
bilek wrist n.
The nurse felt his pulse on his wrist.
Hemşire nabzını bileğinde hissetti.

More Sentences

Significados de "bilek" con otros términos en diccionario inglés turco: 108 resultado(s)

Turco Inglés
General
bilek güreşi wrist wrestling n.
bilek kuvveti the strength of one's fists n.
dirsekle bilek arası forearm n.
çatlak bilek cracked wrist n.
ayakkabının bilek kısmındaki ek parça tab n.
klavye bilek desteği wrist rest n.
eldivenlerin bilek kısımlarını diken bir makine operatörü wrister n.
ayak bilek kayışı bracelet n.
yanlarında elastik kumaşlar olan bilek hizasında ayakkabı gaiter n.
bilek hizasında kenarı lastikli bot congress boot n.
bilek hizasında kenarı lastikli bot congress gaiter n.
bilek hizasında kenarı lastikli bot congress shoe n.
diz ile bilek ortasında biten evaze paçalı pantolon gaucho n.
diz ile bilek ortasında biten evaze paçalı pantolon gauchos n.
bilek üstüne uzanan high-top adj.
Phrasals
bir şeyi birinden bilek gücüyle almak wrestle something from someone v.
'-den bilek gücüyle almak wrestle from v.
Colloquial
bilek gücü brute force n.
Idioms
bilek gücü main strength and awkwardness n.
Technical
dirsekle bilek arası forearm n.
bilek sargısı wristlet n.
Textile
bilek boy pantolon ankle-length pants n.
meksika ve abd'nin bazı bölgelerinde giyilen, bilek boyuna gelen kızılderili çarığı tegua n.
bilek boyuna gelen bale eteği tutu taglioni n.
bilek kısmı bol olan uzun kadın eldiveni mousquetaire glove n.
bilek hizasına gelen bağcıklı ve yumuşak tabanlı süet bot desert boots n.
(kıyafet) bilek boyunda long adj.
Medical
kolun dirsekle bilek arasındaki kısmı forearm n.
bilek eklemi radiocarpal joint n.
bilek eklemi carpus n.
bilek eklemi wrist n.
bilek eklemi articulatio radiocarpea n.
bilek eklemi wrist joint n.
bilek kemiği pisiform bone n.
bilek kemiği os pisiforme n.
bilek kemiği lentiform bone n.
bilek kemiği pisiform n.
başparmak altı bilek kemiği trapezium n.
başparmak altı bilek kemiği trapezoid n.
bilek burkulması twisted ankle n.
bilek burkulması ankle ligament injury n.
bilek burkulması rolled ankle n.
bilek burkulması ankle injury n.
bilek burkulması sprain of ankle n.
bilek burkulması ankle sprain n.
bilek burkulması sprained ankle n.
el bilek artroskopisi wrist arthroscopy n.
burkulmuş bilek sprained wrist n.
bilek burkulması sprained wrist n.
bilek bağ doku ve eklemini çevreleyen bölgedeki lifli dokunun burkulması veya yırtılması turf toe n.
bilek koruyucu wrist guard n.
Anatomy
kolun dirsekle bilek arasındaki bölümü forearm n.
bilek kemiği wristbone n.
bilek kemiklerinin en büyüğü capitate bone n.
el bilek kemiklerinin birinci sırasında bulunan virgül şeklinde kemik navicular n.
başparmak altı bilek kemiği trapezium bone n.
başparmak altı bilek kemiği os trapezium n.
eklemlerin hareketine olanak sağlayan bilek kemiği cuneiform bone n.
eklemlerin hareketine olanak sağlayan bilek kemiği triquetral bone n.
eklemlerin hareketine olanak sağlayan bilek kemiği triquetral n.
eklemlerin hareketine olanak sağlayan bilek kemiği pyramidal bone n.
eklemlerin hareketine olanak sağlayan bilek kemiği os triquetrum n.
brakiyal arterin dirsek altından başlayıp bilek çevresine ve avuç içine doğru uzanan kolu arteria radialis n.
bilek kemiği wrist bone n.
elde bilek ve parmak kemikleri arasındaki kemikler metacarpal bone n.
bilek çizgisi bracelet n.
(bazı omurgalılarda) bilek yapısında yer alan bir kemik intermedium n.
baş parmakla eklem yapan en büyük el bilek kemiği os scaphoideum n.
Pathology
bilek veya ayak düşmesi wrist or foot drop n.
Veterinary
atların topuk ve bilek eklemlerinin üzerindeki derinin kronik inflamasyonu grease n.
atın bilek kıvrımında çatlak cleft n.
atın arka bacağının bilek ekleminde döküntü sallenders n.
atın bilek derisinde görülen kuruluk ile öne çıkan bir deri hastalığı türü scratches n.
Zoology
omurgalılarda bilek ve el parmakları arasındaki kemikler metacarpus n.
insan dışındaki omurgalılardaki bilek benzeri bir eklem wrist n.
dört ayaklılarda arka bacaktaki bilek eklemi hock n.
History
bilek zırhı vambraces n.
Archaeology
eski dönemlerde bilek veya kola takılan bilezik armilla n.
Military
bilek pusulası wrist compass n.
bilek zırhı couter n.
Sport
topu havaya kaldırarak yapılan bilek vuruşu flip shot n.
bilek hareketi ile yapılan vuruş flick n.
bilek pası snap pass n.
bilek güreşi arm wrestling n.
(buz hokeyinde) bilek şutu wrist shot n.
bilek güreşi arm-wrestle n.
bilek güreşi indian wrestling n.
(hokeyde) bir tür bilek vuruşu snap shot n.
(hokey pakına) bilek şutuyla vurmak wrist v.
bilek güreşi yapmak indian-wrestle v.
belirgin bir bilek hareketiyle yapılan (vuruş tekniği) wristy adj.
Slang
baldırın devamı gibi görünen kalın bilek cankles n.
bilek sporu yapmak yank one’s strap v.
bilek sporu yapmak beat one’s meat v.
bilek sporu yapmak beat the pup v.
bilek sporu yapmak pull one’s wire v.
bilek sporu yapmak whip the dummy v.
bilek sporu yapmak pound one’s meat v.
bilek sporu yapmak beat the dummy v.
bilek sporu yapmak beat the meat v.
bilek sporu yapmak beat the dummy v.
bilek sporu yapmak pull one’s pud v.
bilek sporu yapmak whip one’s wire v.
bilek sporu yapmak choke the chicken v.
bilek sporu yapmak ball off v.
bilek sporu yapmak beat the meat v.
bilek sporu yapmak beat your meat v.
Modern Slang
kalın ve bilek kıvrımı pek olmayan bacaklar american girl doll legs n.