birincil - Turco Inglés Diccionario

birincil

Significados de "birincil" en diccionario inglés turco : 21 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
birincil primary adj.
We must remember that we are looking for primary energy savings.
Birincil enerji tasarrufu aradığımızı unutmamalıyız.

More Sentences
Food Engineering
birincil primary adj.
We must remember that we are looking for primary energy savings.
Birincil enerji tasarrufu aradığımızı unutmamalıyız.

More Sentences
General
birincil prime adj.
birincil originary adj.
birincil archical [obsolete] adj.
birincil in chief adj.
birincil first-string adj.
birincil primeval adj.
birincil primevous [obsolete] adj.
birincil prelim (preliminary) adj.
birincil prelim. (preliminary) adj.
birincil preliminarily adj.
birincil preparatory adj.
Idioms
birincil the first string n.
birincil bricks and mortar adj.
Technical
birincil primitive adj.
Construction
birincil major adj.
Physiology
birincil protopathic adj.
Linguistics
birincil immediate adj.
Music
birincil first adj.
Slang
birincil prelim (preliminary) adj.

Significados de "birincil" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
birincil boya primary stain n.
birincil kalibrasyon routine calibration n.
birincil gelir dağılımı primary income distribution n.
birincil metabolit primary metabolite n.
birincil kuruluş primary agency n.
birincil analizler primary analysis n.
asli veya birincil politika primary policy n.
birincil kaynaklar primary sources n.
birincil etmen primary factor n.
birincil sonlanım noktaları primary endpoints n.
birincil sonuçlar primary outcomes n.
birincil alan highway n.
birincil yön highway n.
birincil önemi olan öğreti gospel n.
(özellikle abd'nin virginia eyaletinde) ilçe tarafından yönetilmeyen ve devletin birincil düzeyini oluşturan bir şehir independent city n.
birincil gerekçe first cause n.
ön sayfa gibi başlıca sayfalarda birincil önemdeki hikayeleri diğerlerinden ayıran pratik çizgi fold n.
birincil sargı primary n.
(deneyci felsefede) birincil nitelikler primary qualities of bodies n.
birincil prensip fountain heead n.
birincil sindirim sistemi ve süreci protopepsia n.
birincil tip prototype n.
sankhya felsefesine göre prakriti ile birlikte fenomenal varoluşun birincil nedenini oluşturan ruh purusha n.
birincil ahlaki eylem ilkelerine ilişkin doğuştan gelen bilgi synderesis n.
birincil ahlaki eylem ilkelerine ilişkin doğuştan gelen bilgi synteresis n.
birincil embriyonik eksen boyunca bölgesel farklılaşma individuation n.
birincil renkler fundamental colors n.
(birincil savaş kuvvetine) ikmal desteği vermek support v.
birincil (aminoasit) primary adj.
birincil (bitkiler ile ilgili) primary adj.
(karakter veya rol) birincil starring adj.
birincil kaynak olan fundamental adj.
birincil olarak elementarily adv.
birincil olarak firstly adv.
birincil olarak primally adv.
birincil olarak preliminary adv.
birincil önem priority N.
Phrasals
(bir şeyde) birincil derecede bir rol/görev vermek build into (something) v.
Colloquial
(bir şeyin) başarıya ulaşmasında birincil önem taşıyan key to (something) n.
Trade/Economic
birincil çıkar sahipleri primary stakeholders n.
birincil piyasalar primary markets n.
birincil piyasa işlemleri primary market operations n.
birincil sermaye benzeri borç primary subordinated debt n.
birincil sektör primary sector n.
birincil piyasa primary market n.
birincil istek primary want n.
kredi notu iyi olmayan kişilerin birincil piyasa yerine faiz oranı diğerlerine göre daha yüksek bir imkandan ipotekli konut kredisi edinmesiyle ortaya çıkan kredi türü subprime n.
birincil hedef primary goal n.
kredi notu iyi olmayan kişilerin birincil piyasa yerine faiz oranı diğerlerine göre daha yüksek bir imkandan ipotekli konut kredisi edinmesiyle ortaya çıkan kredi türü sub prime n.
birincil standart primary standard n.
birincil laboratuvar primary laboratory n.
birincil referans malzeme primary reference material n.
ulusal birincil standartlar national primary standards n.
birincil yöntem primary method n.
birincil sanayi primary industry n.
birincil para primary money n.
birincil üretici primary producer n.
birincil bütçe dengesi primary budget balance n.
birincil emek piyasası primary labour market n.
birincil piyasa primary market n.
birincil olmayan kredi non-prime n.
Law
birincil kaynak primary source n.
Politics
birincil market primary market n.
birincil hukuk primary law n.
birincil mevzuat primary legislation n.
birincil haklar primary rights n.
birincil parti örgütlenmesi primary party organization n.
askeri hazırlığın devlet için birincil öneme sahip olduğu politika militarism n.
Institutes
birincil bakım hizmetleri eğitim/öğretim vakfı teaching primary care trust n.
Technical
birincil ya da primer primal n.
birincil emisyondan gelen elektron primary electron n.
birincil atalet kuvveti primary inertia force n.
birincil pil primary cell n.
ateşleme sisteminin birincil devresi primary circuit n.
birincil aromatik amin ile nitröz asitin tepkimesi diazotization n.
birincil hava primary air n.
birincil ısıtma primary heating n.
birincil sargı primary coil n.
birincil arıtma primary treatment n.
birincil veya primer hava primary air n.
birincil bellek primary storage n.
birincil sistem primary system n.
primer veya birincil üst ısıtıcı primary superheater n.
birincil batarya primary battery n.
birincil meme primer nozzle n.
birincil referans yakıt primary reference fuel n.
negatif kutbu çinko olan birincil pil dichromatic cell n.
birincil güç prime power n.
birincil etki alanı denetleyicisi primary domain controller n.
birincil civatalama primary bolt n.
birincil stop primary stope n.
birincil test alpha test n.
birincil sementit primary cementite n.
birincil faz primary phase n.
birincil ostenit primary austenite n.
birincil grafitlenme primary graphitization n.
birincil ferrit primary ferrite n.
birincil grup primary group n.
birincil durultucu primary clarifier n.
birincil fisyon verimi primary fission yield n.
birincil koruyucu ekran primary protective barrier n.
birincil standart primary standard n.
birincil renkler primary colours n.
birincil soğutma devresi primary coolant circuit n.
birincil soğutucu primary coolant n.
birincil alkol primary alcohol n.
birincil yayın alanı primary service area n.
birincil kontaktör master contactor n.
birincil çevrim primary cycle n.
birincil çinko primary zinc n.
birincil soğutucu akışkan primary refrigerant n.
birincil soğutucu akışkanının direkt kuru genleşmesi direct dry expansion of a primary refrigerant n.
birincil taneler primary crystals n.
birincil tufal giderici primary descaler n.
birincil görüntü primary image n.
birincil görüntü düzlemi primary image plane n.
birincil yenilenme primary recrystallization n.
birincil azalma primary extinction n.
birincil yeniden kristallenme primary recrystallization n.
birincil çökelme primary precipitation n.
birincil sürünme primary creep n.
birincil boğma primary choke n.
birincil bozunum süreci primary deformation process n.
birincil bağ primary bond n.
birincil kayma primary slip n.
birincil karbür primary carbide n.
birincil istifleyici prime piler n.
birincil hadde primary rolling mill n.
birincil akım dağılımı primary current distribution n.
birincil soğutma bölgesi primary cooling zone n.
birincil metal primary metal n.
birincil evre primary phase n.
birincil kesme primary shear n.
birincil salım primary emission n.
birincil kaynama primary boiling n.
birincil çözünürlük kısıtı limit of primary solubility n.
birincil eksicik primary electron n.
birincil çökelti primary precipitate n.
birincil kırıcı primary crusher n.
birincil elektron primary electron n.
birincil renkler primary colors n.
birincil dışık primary slag n.
birincil görünge primary spectrum n.
birincil lif primary fibre n.
birincil elek primary screen n.
birincil mineral primary mineral n.
birincil içyapı bileşeni primary microconstituent n.
doğrudan birincil soğutucu direct primary cooler n.
birincil çöktürme primary settlement n.
birincil sargı primary winding n.