born - Turco Inglés Diccionario

born

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

born — Definition

Significado:
doğmuş, doğuştan
Pronunciación (IPA):
(AmE /bɔːrn/ – BrE /bɔːn/)
Categoría gramatical:
Sıfat/Ortaç: born

Significados de "born" en diccionario turco inglés : 9 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
born adj. doğan
Your baby's lungs continue to develop right up until she's born.
Bebeğinizin akciğerleri doğana kadar gelişmeye devam eder.

More Sentences
General
born adj. doğuştan
This makes you surprisingly creative and a born winner.
Bu sizi şaşırtıcı derecede yaratıcı ve doğuştan bir kazanan yapar.

More Sentences
born adj. doğma
The revolution of 1848 was not born out of the crisis.
1848 devrimi krizden doğmamıştır.

More Sentences
born adj. doğmuş
born adj. kökenden
born adj. tevellütlü
born adj. mütevellit
Irregular Verb
born v. bear - born
Law
born v. vuku bulmak

Significados de "born" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
be born v. doğmak
General
born of woman n. insan
born and bred n. doğma büyüme
first-born child n. ilk doğan çocuk
people born in 1980 and afterwards n. 1980 ve daha sonra doğumlu olanlar
child born out of wedlock n. evlilik dışı dünyaya gelmiş çocuk
first-born child n. ilk doğan/doğmuş çocuk
born leader n. doğuştan lider
the city where I was born in n. doğduğum şehir
the city I was born in n. doğduğum şehir
people born in 1980 and afterwards n. 1980 ve sonrasında doğanlar
bambi (born-again middle-aged biker) n. motosiklet süren, orta yaşlı adam
last-born n. ailede en son doğan kimse
last-born n. ailenin en küçük çocuğu
later-born n. ailenin ilk çocuğundan sonra doğan çocuk
born [dialect] n. yanma
born [dialect] n. akıntı
first-born n. en büyük çocuk
be born by caesarean section v. sezaryenla doğmak
be born under a lucky star v. kadir gecesi doğmak
be born v. gözlerini açmak
rue the day one was born v. doğduğuna pişman olmak
be born v. dünyaya gelmek
be born abroad v. ülke dışında doğmak
be born deaf v. sağır doğmak
be born dead v. ölü doğmak
be born v. dünyaya gözlerini açmak
be born in a city v. şehirde doğmak
be born into the purple v. soylu bir aileye doğmak
be born into the purple v. varlıklı bir aileye doğmak
be born in the purple v. varlıklı bir aileye doğmak
be born in the purple v. soylu bir aileye doğmak
make someone regret the day he was born v. doğduğuna pişman etmek
make someone rue the day he was born v. doğduğuna pişman etmek
be born for stage v. sahne için yaratılmak
be born v. gözlerini dünyaya açmak
be born out of the ashes v. küllerinden doğmak
cry like a new born baby v. yeni doğmuş bir bebek gibi ağlamak
cry like a new born baby v. yeni doğmuş bebek gibi ağlamak
be born abroad v. yurt dışında doğmak
be born a citizen of v. ....vatandaşı olarak doğmak
be born for stage v. sahne için doğmuş olmak
be born for stage v. sahne için doğmak
born [dialect] v. doğurtmak
born [dialect] v. doğurmak
born lucky adj. kadir gecesi doğmuş
born and raised adj. doğma büyüme
born again adj. yeniden doğmuş
born and raised in adj. doğma büyüme
born in the purple adj. kraliyet soyundan
gently born adj. soylu
born classified adj. başlangıçtan gizli
born out of wedlock adj. gayri meşru
native born adj. doğma büyüme
gently born adj. asil
born in the purple adj. soylu
born to the purple adj. asil bir aileden gelen
born in the purple adj. asil
born to chat adj. geveze
naked as the day one was born adj. anadan üryan
naked as the day one was born adj. anadan doğma
hell-born adj. cehennemde ortaya çıkan
free-born adj. hür doğmuş
hell-born adj. cehennemden çıkma
earth-born adj. dünyevi
earth-born adj. fani
free-born adj. özgür doğmuş
native-born adj. yerli
true-born adj. doğuştan
native-born adj. doğma büyüme
natural-born adj. doğuştan
well-born adj. kibar
well-born adj. soylu
first born adj. ilk doğan
dead born adj. ölü doğmuş
born alive adj. canlı doğan
new-born adj. yeni doğmuş
born in salonica adj. selanik'te doğdu
canadian born adj. kanada doğumlu
born blind adj. doğuştan kör
born deaf adj. doğuştan sağır
polish-born adj. polonya doğumlu
polish-born adj. polonyalı
polish-born adj. polonya'da doğmuş
born outside marriage adj. evlilik dışı doğmuş
born vaginally adj. normal doğum yolu ile doğan
born-digital adj. dijital ortamda oluşturulmuş
twice-born adj. ahlaki ve manevi yönlerden yenilenmiş
twice-born adj. üç üst düzey hindu kast gruplarından birini oluşturan
twice-born adj. ikinci kez doğmuş
twice-born adj. üç üst düzey hindu kast gruplarından birine ait
last-born adj. en genç
last-born adj. en son doğan
later-born adj. daha sonra doğan
born-again adj. yoğun bir dinsel deneyim sonucu inancı artmış (hristiyan)
born-again adj. din propagandası amacıyla bir faaliyeti benimsemiş veya yeniden benimsemiş
born-again adj. yeni restore edilmiş
born-again adj. yeniden canlanmış
born-again adj. yoğun bir dinsel deneyim sonucu inancı artmış (hristiyan)
born-again adj. yeni restore edilmiş
born-again adj. yeniden canlanmış
born [dialect] adj. (genellikle born days ifadesinde kullanılır) doğduğundan beri mevcut olan
born-again adj. din propagandası amacıyla bir faaliyeti benimsemiş veya yeniden benimsemiş
city-born adj. şehirli
country-born adj. köyde doğmuş
first-born adj. (çocuk) en büyük
first-born adj. (çocuk) en yaşlı
foreign-born adj. doğuştan yabancı
foreign-born adj. oturduğu ülkenin yerlisi olmayan
self-born adj. kendi içinde ortaya çıkan
self-born adj. kendi içinde baş gösteren
self-born adj. (bir şeyin) önceki halinden çıkan
self-born adj. (bir şeyin) önceki halinden gelen
self-born adj. önceki oluşumdan kaynaklanan
self-born adj. kendinden kaynaklanan
self-born adj. kendi içinde filizlenen
sigh-born adj. yaslı
sigh-born adj. acı çeken
sigh-born adj. hüzünlü
sigh-born adj. üzgün
sigh-born adj. kederli
sigh-born adj. mutsuz
in all my born days adv. bütün ömrümde
to the manner born expr. doğuştan alışık
Phrases
every turk is born a soldier n. her türk asker doğar
born in (the year of) expr. doğumlu (tarihinde)
it must be born in mind that expr. hatırlanmalıdır ki
as to the manner born expr. sanki biçilmiş kaftan
as to the manner born expr. sanki bu iş için yaratılmış
as if to the manner born expr. sanki doğuştan yetenekli
as if to the manner born expr. sanki biçilmiş kaftan
as if to the manner born expr. sanki bu iş için yaratılmış
as to the manner born expr. sanki doğuştan yetenekli
as if to the manner born expr. tam da bu işin adamıymış
as to the manner born expr. tam da bu işin adamıymış
Proverb
if you're born to be hanged then you'll never be drowned kişinin alnına ne yazılmışsa o olur
it is better to be born lucky than rich şanslı doğmak zengin doğmaktan daha iyidir
Colloquial
born yesterday n. enayi
a born sucker n. doğuştan enayi
a born mother n. doğuştan anne
natural born performer n. doğuştan performansçı kimse
born-fighter n. doğuştan savaşçı
born within the sound of bow bells [uk] n. cockney aksanıyla konuşan kimse
born within the sound of bow bells [uk] n. doğu londra aksanıyla konuşan kişi
born within the sound of bow bells [uk] n. doğu londra lehçesiyle konuşan kişi
born within the sound of bow bells [uk] n. bow kilisesi'nin çan sesleriyle büyümüş kişi
born within the sound of bow bells [uk] n. doğu londra şivesiyle konuşan kişi
battle born state n. nevada eyaletinin takma adı
naked as the day one was born adj. anadan üryan
born, not made adj. kanımda