doğan - Turco Inglés Diccionario

doğan

Significados de "doğan" en diccionario inglés turco : 21 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
doğan falcon n.
Countless falcons were flying above the rocky mountains.
Kayalık dağların üzerinde sayısız doğan uçuyordu.

More Sentences
doğan born adj.
I was born in the middle of a war.
Bir savaşın ortasında doğdum.

More Sentences
doğan hawk n.
doğan rising adj.
Law
doğan arising adj.
ETİ group companies can benefit from the rights arising from this agreement.
ETİ grup şirketleri bu sözleşmeden doğan haklardan yararlanabilir.

More Sentences
General
doğan lanner n.
doğan nascent adj.
doğan emanating adj.
doğan orient adj.
doğan exurgent adj.
Law
doğan generating adj.
doğan inflicted adj.
Zoology
doğan falco peregrinus n.
doğan hawk n.
doğan lanner n.
doğan goshawk n.
doğan peregrine falcon n.
Archaic
doğan originant adj.
Ornithology
doğan circus n.
doğan genus circus n.
doğan faulcon n.

Significados de "doğan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
küçük doğan falconet n.
delice doğan hobby n.
bıyıklı doğan lanner falcon n.
alaca doğan tercel n.
savaşta doğan bebek war baby n.
sevgiden doğan kuvvet satyagraha n.
bir batında doğan yavrular litter n.
yeni doğan bebeğin tanımlanmasında kullanılan kayıt ve bilgiler apgar score n.
boz doğan merlin n.
bir batında doğan domuz yavruları farrow n.
bir defada doğan yavrular litter n.
kızıl enseli doğan barbary falcon n.
gri doğan sooty falcon n.
gök doğan peregrine n.
akitten doğan borç contractual obligation n.
amerika'da 1946 ile 1964 arasında doğan nüfus baby boomers n.
ilk doğan hayvan firstling n.
amerika birleşik devletlerinde doğan japon göçmenin torunu sansei n.
bir tür doğan harrier n.
doğum oranının yüksek olduğu dönemde doğan kimse baby boomer n.
uzun bir uçak yolculuğundan sonra zaman farkından doğan uyku düzensizliği, yorgunluk vb jet lag n.
içindeki potansiyelini iyi kullanmaktan doğan memnuniyet fulfillment n.
doğan (bozdoğan) merlin n.
kızıl doğan marsh harrier n.
ilk doğan eigne n.
yeni doğan aydan itibaren geçen günlerin yılın ilk gününe eklenen sayısı epact n.
ulu doğan saker falcon n.
boğa burcunda doğan kişi taurean n.
iddia edilen şeyle alakası olmayan bir sonuç çıkarılmasından doğan hata ignoratio elenchi n.
yeni doğan bebek newborn baby n.
yeni doğan bebek newborn infant n.
ölü doğan çocuk stillborn child n.
ala doğan red-footed falcon n.
ilk doğan çocuk first-born child n.
güney afrika'da doğan afrikander n.
erken doğan bebek premature baby n.
sekizi aynı doğumda doğan bebekler octuplet n.
içindeki potansiyelini iyi kullanmaktan doğan memnuniyet self-fulfillment n.
ilk doğan/doğmuş çocuk first-born child n.
doğan güneş rising sun n.
içindeki potansiyelini iyi kullanmaktan doğan memnuniyet self-fulfilment n.
içindeki potansiyelini iyi kullanmaktan doğan memnuniyet fulfilment n.
yahudilikte yeni doğan erkek bebeklerini sünnet ritüelini gerçekleştiren kişi/sünnetçi mohel n.
doğan/şahin midesi pannel n.
erkek at ile dişi eşeğin çiftleşmesinden doğan hayvan hinny n.
doğan bebeğin leylekler tarafından getirildiği yönündeki hikaye stork myth n.
yengeç burcunda doğan kimse moonchild n.
gençlerin eylemleri ya da etkilerinden doğan, kayda değer kültürel, politik ya da sosyal değişim youthquake n.
1928'de doğan popüler şarkıların bestesini yapan amerikalı bestekar bacharach n.
1924'te doğan amerikalı aktris bacall n.
konuşmacının söylediklerine, dinleyicinin sözlü/sözsüz olarak verdiği karşılıktan doğan iletişim biçimi call-and-response n.
15. yy'de italya'da doğan bir iskambil oyunu taroc n.
14. yy'de italya'da doğan bir iskambil oyunu tarok n.
evlilik bağından doğan akraba affine n.
yeniden doğan kimse rebirther n.
erken doğan yavru castling [dialect] n.
evlilikten doğan akrabalık relative-in-law n.
yengeç burcunda doğan kimse moonchild n.
yargılanma hissinden doğan utangaçlık uneasiness n.
sonradan evlenen ve meşru bir oğulları olan ebeveynlerin evlilikten önce doğan oğlu bastard elder n.
ailede en son doğan kimse last-born n.
ailede en son doğan kimse lastborn n.
ailenin ilk çocuğundan sonra doğan çocuk later-born n.
ailenin ilk çocuğundan sonra doğan çocuk laterborn n.
mandela'nın çok ırklı güney afrika'nın ilk başkanı olduğu 1994 yılı civarında doğan nesil madiba generation [south africa] n.
abd'nin ohio eyaletinde doğan kimse buckeye n.
abd'nin ohio eyaletinde doğan kimse ohioan n.
hatadan doğan sorumluluk wite [scotland] n.
aksilikten doğan sorumluluk wite [scotland] n.
zenci-beyaz melezi ile zenci-kızılderili melezinden doğan çocuk marabou n.
doğan etinin servis edildiği tahta hack n.
evlilik dışı doğan kız çocuğu haramzadi n.
avlanmak için doğan yetiştirme sanatı hawking n.
hareket edememeden doğan güçsüzlük helplessness n.
londra'daki bow kilisesinin çanlarının duyulma mesafesinde doğan kimse bowbell n.
bir faaliyet veya tarihi bir olay gibi belirli bir durumdan doğan mitler bütünü mythoi n.
tek doğumda doğan sekiz yavrudan her biri octuplet n.
vücudu yapışık doğan ikiz kardeşlerden her biri conjoined twin n.
(bir diğeri ile) birlikte doğan şey connascency n.
(bir diğeri ile) birlikte doğan şey connascence n.
eksiklikten doğan hata crack n.
avustralya'da doğan bir avustralyalı currency n.
küllerinden yeniden doğan kimse phenix n.
ilk doğan çocuk olma primogenitureship n.
ilk doğan çocuk olma primogenitive [obsolete] n.
erken doğan bebek premie n.
aynı anda doğan dört çocuktan biri fourling n.
özgün bir konseptten doğan yeni konsept superstructure n.
şahin doğan ya da atmacaları evcilleştirmek için gözkapaklarını dikmek seel v.
başarısız avdan sonra tekrar uçuşa geçmek (şahin, doğan vs.) canceleer v.
başarısız avdan sonra tekrar uçuşa geçmek (şahin, doğan vs.) cancelier v.
(doğan veya şahin) avlanmak için uçmak hawk v.
doğan gibi uçmak hawk v.
çok sık uçmak (doğan overfly v.
çok uzun süre uçmak (doğan overfly v.
(şahin, doğan) sindirmek indue (with) [obsolete] v.
ilk doğan firstborn adj.
yeniden doğan renascent adj.
ensest sonucu doğan incestuous adj.
zamanı gelmeden doğan premature adj.
-den doğan resultant adj.
evlilik dışı doğan illegitimate adj.
ilk doğan first born adj.
canlı doğan born alive adj.
içten doğan spontaneous adj.
ihmalden doğan resulting from negligence adj.
evlilik dışı doğan bastardly adj.
normal doğum yolu ile doğan born vaginally adj.
etkisinden doğan afflated adj.
yeniden doğan reborn adj.
yeniden doğan renate [obsolete] adj.
köle olarak doğan thrallborn adj.
esaret altında doğan thrallborn adj.
zıtlıktan doğan antitypical adj.
zıtlıktan doğan antitypal adj.
zıtlıktan doğan antitypic adj.
eğitilmemiş (doğan) unmanned [obsolete] adj.
en son doğan lastborn adj.
en son doğan last-born adj.
daha sonra doğan later-born adj.
daha sonra doğan laterborn adj.
doğum yapan kadınların ve yeni doğan bebeklerin bakımına ayrılmış maternity adj.
1980'lerin başından 1990'ların sonuna kadar doğan kuşağa ait millennial adj.
1980'lerin başından 1990'ların sonuna kadar doğan kuşakla ilgili millennial adj.
nefretten doğan hate adj.
yeniden doğan reorient [rare] adj.
aşk acısından doğan love-sick adj.
evlilik dışı doğan lowbred adj.
fakir ailede doğan lowbred adj.
evlilik dışı doğan lowborn adj.
fakir ailede doğan lowborn adj.
karanlık güçten doğan dark adj.
kötülükten doğan dark adj.
kırsal alanda doğan rurigenous adj.
aynı anda doğan connate adj.
aynı anda doğan connascent adj.
aynı soydan gelen ana-babadan doğan in-and-in adj.
hür doğan ingenuous adj.
nikahsız birliktelikten doğan concubinal [obsolete] adj.
nikahsız birliktelikten doğan concubinary adj.
nikahsız birliktelikten doğan concubinarian adj.
doktrinden doğan dogmatic adj.
içe doğan fatal [obsolete] adj.
mülkiyetten doğan possessionary adj.
babasının vefatından sonra doğan posthumous adj.
korolla üzerinde doğan corolline adj.
içe doğan divinatory adj.
içine doğan divining adj.
ilk doğan çocuk ile ilgili primogenitive adj.
ilk doğan primigenious adj.