insan - Turco Inglés Diccionario

insan

Significados de "insan" en diccionario inglés turco : 43 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
insan man n.
As a result, man is able to find solutions to problems.
Sonuç olarak, insan sorunlara çözüm bulabilmektedir.

More Sentences
insan human n.
I can't do anything as I am only a human.
Ben sadece bir insanım, hiçbir şey yapamam.

More Sentences
insan human being n.
This is the case with human genetics, where the unassailable dignity of the human being is at stake.
İnsanın tartışılmaz haysiyetinin söz konusu olduğu insan genetiğinde durum budur.

More Sentences
General
insan human n.
I can't do anything as I am only a human.
Ben sadece bir insanım, hiçbir şey yapamam.

More Sentences
insan fellow n.
Whoever appropriates water, takes possession of their fellow people.
Suya el koyan kişi, diğer insanların mülkiyetine de el koymuş olur.

More Sentences
insan creature n.
We're all creatures of habit.
Hepimiz alışkanlıklarına bağlı insanlarız.

More Sentences
insan one n.
One does not vote by secret ballot in the same way as one would change one's tie.
İnsan kravat değiştirir gibi gizli oy kullanmaz.

More Sentences
insan person n.
What a kind person she is!
Ne kadar nazik bir insan!

More Sentences
insan homo sapiens n.
Homo sapiens is the scientific name for modern humans.
Homo sapiens modern insanın bilimsel adıdır.

More Sentences
Zoology
insan homo sapiens n.
Homo sapiens is the scientific name for modern humans.
Homo sapiens modern insanın bilimsel adıdır.

More Sentences
Latin
insan persona n.
Tom and Mary have been declared personae non gratae in Hungary.
Tom ve Mary Macaristan'da istenmeyen insan ilan edildiler.

More Sentences
General
insan hominid n.
insan mortal n.
insan being n.
insan spirit n.
insan naked ape n.
insan wight n.
insan born of woman n.
insan microcosm n.
insan homo n.
insan reasonable creature n.
insan homosapien n.
insan adamite n.
insan leod n.
insan body n.
insan meatbot n.
insan worldling n.
insan mortal n.
insan christian [dialect] n.
insan ghost [obsolete] n.
insan slime [dated] n.
insan son of man n.
insan humane adj.
insan anthropo pref.
Colloquial
insan flesh and blood n.
insan featherless biped n.
insan homeboy n.
Biology
insan hominine adj.
Zoology
insan bimana n.
insan bimanes n.
insan bimanus n.
Literature
insan earthling n.
insan wye [obsolete] n.

Significados de "insan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
insan kuvveti manpower n.
insan gücü manpower n.
insan bilincinin sınırını aşan transcendental adj.
General
yapı (insan için) build n.
insan yapımı eşyalar artefacts n.
iyi insan good person n.
insan tuzağı mantrap n.
insan soyu mankind n.
insan vücudu üzerindeki ince tüyler peach fuzz n.
insan kaynakları yönetimi personnel management n.
insan hizmetlerinde toplam kalite yönetimi total quality management in human services n.
çok sayıda insan scores of people n.
tanrının insan bedeninde vücut bulması avatar n.
çağdaş insan modern man n.
insan yerleşimleri human settlements n.
insan tasviri figure n.
insan soyu everymen n.
genetik olarak insan ırkının ıslahı bilimi eugenics n.
insan asansörü passenger lift n.
yaşlı insan gaffer n.
küçük insan pygmy n.
taşıma hizmetleri (insan vb) relocation services n.
insan sevgisi humanity n.
bakıma muhtaç insan person in need of nursing n.
insan tabiatı human nature n.
çıplak insan vücudu nude n.
örnek insan spirit n.
konusu insan olan ilimler the humanities n.
insan yerleşimlerini inceleyen bilim ekistics n.
eşsiz insan nonesuch n.
insan üreme teknolojisi human reproductive technology n.
insan olma humanity n.
insan psikolojisi human psychology n.
insan vücudundaki ince sarı tüyler peach fuzz n.
insan başlı at centaur n.
insan fizyolojisi human physiology n.
afetlerde insan davranışları human behavior during a disaster n.
insan sevmeme misanthropy n.
insan doğası human nature n.
insan ırkını iyileştirmeye çalışan eugenist n.
insan yönetimi people management n.
çok sayıda insan kaybına sebep olan yangın holocaust n.
sıradan insan common man n.
eşsiz insan nonpareil n.
özgür insan person in freedom n.
insan genetiği human genetics n.
yarı keçi yarı insan orman tanrısı faun n.
insan hakları civil liberty n.
beyaz insan white person n.
insan vücudu clay n.
insan hareketi human action n.
insan soyu our species n.
üstünlüklü insan superior man n.
küçük insan pigmy n.
insan bilgisinin işlenmesi human information processing n.
eşsiz insan nonsuch n.
insan etkinliği human agency n.
iki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi ferry n.
insan hakları civil rights n.
bir sanat eserinin vücud bulmadan önce yaratıcı insan zekasında kazandığı ilk form eidola n.
kıymetli insan gem n.
insan doğurganlığı human fertility n.
hür insan independent person n.
insan içine çıkabilirlik presentableness n.
insan yapısı lif man made fiber n.
insan yüzü human face n.
insan doğası flesh and blood n.
insan eliyle yapılmış şey artefact n.
avrupa insan hakları mahkemesi european court of human right n.
duygulu insan feeler n.
kusursuz insan yaratmaya çalışan eugenist n.
insan deneyi human experimentation n.
insan eylemlerinin dünya yüzeyine yaptığı etkileri ve dünya yüzeyinin insan eylemlerine yaptığı etki human geography n.
değerli insan treasure n.
insan cinsi human race n.
üstün insan superman n.
birçok insan scores of people n.
insan gücü planlaması human resources planning n.
insan neslinin ıslahı ilmi eugenics n.
ilk insan primitive man n.
insan türü hominid line n.
pozitif insan sensing person n.
insan avı manhunt n.
yarı insan yarı keçi olan kır tanrısı satyr n.
değerli insan jewel n.
insan işgücü manpower n.
ilkel insan troglodytes n.
insan fertilitesi human fertility n.
sal ya da benzeri bir deniz aracının insan gücü ile suda hareket etmesini sağlayan alet oar n.
insan gövdesi torso n.
iyi insan christian n.
birçok insan scores of people n.
insan coğrafyası human geography n.
boş insan wally n.
insan bedeni human body n.
akıllı insan sensing person n.
insan topluluğu community n.
insan eliyle yapılan şey artefact n.
avrupa insan hakları sözleşmesi european convention on human rights n.
ilkel insan troglodyte n.
insan eliyle yapılan şey artifact n.
insan gücü ve personel bütünleşmesi manpower and personnel integration n.
insan anlayışının kökleri tree of knowledge n.
insan eliyle yapılmış şey artifact n.
insan azmanı yahoo n.
bebeklik çağı ile ergenlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan insan child n.
insan ömrünü ölçme bilimi biometrics n.
özgür insan independent person n.
eşsiz insan phoenix n.
insan sayısı headcount n.
insan kalabalığı crowd n.
belirli bir konuya son derece yabancı olan insan topluluğu (bihaber kitle) uninitiate n.
insan ırklarının kökenini ve soy zincirini araştırma ethnogeny n.
insan sarrafı connoisseur of human nature n.
alt sınıf insan lowerclassman n.
insan ilişkileri eğitimi education of communication n.
insan ekolojisi humecology n.
bazı türleri insan bağırsaklarında hastalığa sebep olan kamçılı protozonların bir cinsi lamblia n.
doğaya insan etkisi man influence on nature n.
insan biçimcilik anthropomorphism n.
insan davranışı human behavior n.
insan aktivitesi human activity n.
önyargılı insan prejudiced person n.
önemli insan vip n.
insan yığılımı personal convergence n.
su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt ship n.
insan külü saklamak için yunanlıların kullandığı bir tür tabut larnax n.
insan yapımı artifact n.
insan şeklinde sütun atlas n.
insan vücudu human body n.
insan hali human nature n.
insan sağlığı human health n.
insan dizisi cordon n.
insan biçiminde robot android n.
edebiyatta insan bedeni human body in literature n.
insan gücü labor force n.
insan kalabalığı a sea of faces n.
insan tarihi ilmi anthropology n.
insan kaçakçılığıyla mücadele fight against human trafficking n.
insan anatomisi human anatomy n.
yetişmiş insan gücü qualified man power n.
insan başı avlayıcı head hunter n.
insan potansiyeli human potential n.
insan sevgisi philanthropy n.
insan gübresi human manure n.
hedef insan topluluğu target population n.
insan evladı good person n.
atletik insan tipi athletic human type n.
alet ustası insan homo habilis n.
iki kıyı arasında araba ve insan taşıyan tekne ferryboat n.