burner - Turco Inglés Diccionario

burner

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

burner — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈbɝːnər/ – BrE /ˈbɜːnə/)
Categoría gramatical:
İsim: burner (burners)

Significados de "burner" en diccionario turco inglés : 35 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
burner n. yakıcı
If you'd like to try foods that work as natural fat burners, check out the choices listed below.
Doğal yağ yakıcı olarak çalışan yiyecekleri denemek isterseniz, aşağıda listelenen seçeneklere göz atın.

More Sentences
Technical
burner n. brülör
The cooker has four burners in different sizes.
Ocağın farklı boyutlarda dört brülörü var.

More Sentences
Gastronomy
burner n. ocak
Put the teapot on the burner, otherwise the tea will be cold.
Çaydanlığı ocağın üzerine koy, yoksa çay soğuyacak.

More Sentences
General
burner n. gaz memesi
burner n. kullan at telefon
burner n. yakan kimse
burner n. yakan şey
burner n. tütsülük
burner n. tütsü yakacağı
burner adj. geçici
burner adj. tek kullanımlık
burner N. ocak gözü
burner N. yakıcı parça
Industry
burner n. tuğla fırınlama işçisi
burner n. (özelliklerini istenen şekilde değiştirmek için) mineral yakan işçi
burner n. metali yalazla kesen işçi
burner n. yakma fırını
burner n. ocakçı
Technical
burner n. bek
burner n. gaz memesi
burner n. hamlaç
burner n. şalümo
burner n. yakaç
burner n. yakmaç
burner n. yakma donanımı
Computer
burner n. disk yazma cihazı
Dyeing
burner n. eski boyayı çıkarılmasını kolaylaştırmak amacıyla yumuşatan pürmüz lambası
Aeronautic
burner n. yakıt memesi
Medical
burner n. (sinir sıkışmasının neden olduğu) bıçak saplanması hissi
Chemistry
burner n. bunsen ocağı
Marine Biology
burner n. yakma
Sport
burner n. çok hızlı atlet
Slang
burner n. bıçak
burner n. genelde uyuşturucu satıcılarının kullandığı ve takip edildiği anlaşılınca atılan telefon
burner n. silah

Significados de "burner" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
gas burner n. gaz memesi
pilot burner n. kontrol alevi
pilot burner n. ateşleme brülörü
bunsen burner n. bunsen gaz lambası
lime burner n. kireç ocakcısı
gas burner n. bek
kerosene burner n. gaz ocağı
weed burner n. ot yakıcı
back-burner n. sobada arka yakıcı
charcoal burner n. kömürcü
incense burner n. tütsü kabı
log burner n. odun sobası
burner phone n. kullan at telefon
burner phone n. tek kullanımlık telefon
charcoal burner n. odun/mangal kömürü yapımında çalışan kimse
charcoal-burner n. (eskiden) odun/mangal kömürü yapımında çalışan kişi
rose burner n. gül şeklinde alev çıkaran bir tür gaz yakıcı
sun-burner n. kamu binalarında kullanılan bir tür havalandırma ve aydınlatma tertibatı
keep something on the back burner v. sonra çalışmak üzere şimdilik ertelemek
keep something on the back burner v. daha sonra bakmak üzere bir kenara koymak
take (a pan etc) off the burner v. ocaktan almak
take (a pan etc) off the burner v. ocaktan indirmek
turn down the burner v. ocağın altını kısmak
back-burner adj. önemsiz
back-burner adj. düşük öncelikli
back-burner adj. ikincil
Colloquial
back-burner n. ikincil durumdaki şey
burner account n. (sosyal medyada) sahte hesap
worm burner n. (golf, beyzbol) hızlı ama alçak top
burner account n. anonim paylaşımlar yapıp paylaşımlarının takip edilmesini önleyen sosyal medya hesabı
Idioms
back burner n. ikinci plan
back burner n. arka plan
back burner n. yedek
back burner n. geri plan
put something on back burner v. bir şeyi rafa kaldırmak
put on the back burner v. geri plana atmak
be on the front burner v. ön planda olmak
be on the back burner v. geri planda olmak
be on the front burner v. gündemde olmak
put something on the front burner v. ön plana almak
put something on the back burner v. geri plana atmak
put something on the back burner v. ikinci plana atmak
cook on the front burner v. belli bir faaliyette başarılı olmak
cook on the front burner v. doğru yolda olmak
cook on the front burner v. ön planda olmak
cook on the front burner v. başarıya giden merdivenleri hızla tırmanmak
cook on the front burner v. öne çıkmak
on the front burner expr. ön planda
somebody's front burner expr. ön planda
somebody's front burner expr. gündemde
somebody's front burner expr. gündeminde
on the front burner expr. gündeminde
on the front burner expr. gündemde
on a back burner expr. arka planda
on a back burner expr. geri planda
on a back burner expr. yedekte
on a back burner expr. askıda
on a back burner expr. ikinci planda
on a front burner expr. ön planda
on a front burner expr. gündemde
on a front burner expr. öncelikli sırada/sıraya
on a front burner expr. ön plana
on a front burner expr. gündeme
Industry
burner man n. (özelliklerini istenen şekilde değiştirmek için) mineral yakan işçi
oil burner n. yağ yağ püskürtme cihaz
oil burner n. yağ püskürtücü
oil burner n. fazla miktarda akaryakıt tüketen benzin motoru
Technical
solid waste burner n. katı atık yakma makinesi
air atomizing burner n. hava atomizörlü brülör
rotary burner n. döner brülör
gas burner n. gaz brülörü
bursen burner n. bursen ocağı
coal burner n. kömür brülörü
vaporizing burner n. püskürtme börneri veya yakıcısı
gas burner universal n. üniversal brülör
rotary atomizing burner n. döner atomize brülör
welsbach burner n. velsbah yakıcısı
burner nozzle n. yakıcı memesi
jet burner n. üzerinde çok sayıda delik bulunan havagazı borusu
pressure jet burner n. fanlı brülör
conversion burner n. çok yakıtlı brülör
gas burner n. havagazı memesi
burner throat n. brülör boğazı
burner ignition n. yakıcı ateşlemesi
argand burner n. argand beki
burner flange n. yakıcı flanşı
oil burner n. yakıt brülörü
pressure atomizing burner n. basınçla atomize brülörü
injector burner n. enjektörlü brülör
steam atomizing burner n. atomize buhar brülörü
pot burner n. buharlaşmalı yakıcı
vaporizing burner n. buharlaşmalı brülör
fuel oil burner n. yakıt brülörü
oil burner nozzle n. yağ brülörü nozulu
universal burner n. çok maksatlı brülör
burner tip n. brülör kafası
cd burner n. yd yazar
burner motor n. yakıcı motoru
atmospheric burner n. atmosferik yakıcı
burner purge n. yakıcı temizliği
burner ignition n. brülör ateşlemesi
charcoal burner n. mangal kömürünün yakıldığı cihaz
burner pot n. yakıcı potu
dual fuel burner n. çift yakıtlı brülör
vortex burner n. girdaplı brülör
burner window box n. brülör gözetleme camı kapsülü
burner plate n. yakıcı plakası
bunsen burner n. bunsen alevi
oil burner n. yağ brülörü
burner flange n. brülör flanşı
forced draught burner n. cebri çekişli brülör
bunsen burner n. bunzen yakmacı
corner burner n. köşe tipi brülör
atomizing burner n. gem mak püskürtme yakıcısı
lime burner n. kireç yapmak amacıyla kireçtaşını yakan kimse
parallel flow burner n. paralel akışlı brülör
cup burner n. taslı brülör
burner efficiency n. yakıcı verimi
bunsen burner n. bunsen hamlacı
acetylene burner n. asetilen beki
mechanical atomizing burner n. püskürtmeli brülör
conversion burner n. dönüştürülebilir brülör
burner unit n. yakıcı ünitesi
burner register n. yakıcı kaydedici
gas burner n. gaz yakıcısının memesi
burner root valve n. atomizer kapama valfi
burner root valve n. püskürtücü kapama valfi
pressure atomizing burner n. toz haline getirme brülörü
rotary burner n. döner başlı yağ yıkayıcısı
gun type oil burner n. tabanca tipi yağ yakıcı
pot type oil burner n. buğulaştırmalı yağ yakıcısı
burner nozzle n. brülör memesi
burner exhaust pipe n. gaz atma borusu
bunsen burner n. bunsen beki
burner exhaust pipe n. egzoz gazı borusu
pressure atomizing burner n. basınçla toz haline getirme brülörü
cup burner n. taşlı brülör
welding burner n. kaynak şalümosu
gas burner universal n. universal brülör
gas burner n. gaz beki
gas burner n. gaz ibiği
gas burner n. havagazı beki
boiler-burner unit n. kazan-yakıcı ünitesi
gas-and-pressure-air burner n. gazlı ve basınçlı hava ocağı
high-velocity convection burner n. yüksek hızla yayılmalı yakıcı
burner flame-failure response time n. yakıcının duruşu ve devreye kalkışı arasında geçen süre
burner-operated air heater n. brülörlü hava ısıtıcısı
radiant-type burner n. ışıyan yakıcı
natural draught burner n. atmosferik brülör
mechanical atomizing burner n. fanlı brülör