silah - Turco Inglés Diccionario

silah

Significados de "silah" en diccionario inglés turco : 37 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
silah gun n.
The hunter hesitated to point the gun at the bear.
Avcı silahı ayıya doğrultmakta tereddüt etti.

More Sentences
silah weapon n.
Data is the new weapon in today's world.
Veri, günümüz dünyasının yeni silahı durumundadır.

More Sentences
General
silah weapon n.
Data is the new weapon in today's world.
Veri, günümüz dünyasının yeni silahı durumundadır.

More Sentences
silah gun n.
The hunter hesitated to point the gun at the bear.
Avcı silahı ayıya doğrultmakta tereddüt etti.

More Sentences
silah arm n.
We think countering the arms is a big thing.
Silahlara karşı koymanın büyük bir şey olduğunu düşünüyoruz.

More Sentences
silah arms n.
In a society, he who bears arms is undoubtedly very strong.
Bir toplumda silah taşıyan kişi şüphesiz çok güçlüdür.

More Sentences
Military
silah weapon n.
Data is the new weapon in today's world.
Veri, günümüz dünyasının yeni silahı durumundadır.

More Sentences
silah gun n.
The hunter hesitated to point the gun at the bear.
Avcı silahı ayıya doğrultmakta tereddüt etti.

More Sentences
silah arm n.
We think countering the arms is a big thing.
Silahlara karşı koymanın büyük bir şey olduğunu düşünüyoruz.

More Sentences
General
silah armor n.
silah armament n.
silah hardware n.
silah armour n.
silah gear n.
silah ordnance N.
Colloquial
silah chunk n.
silah cannon n.
Military
silah armament n.
Slang
silah piece (rap slang) n.
silah steel (rap slang) n.
silah gat (rap slang) n.
silah piece n.
silah whistle (rap slang) n.
silah iron (rap slang) n.
silah burner n.
silah bone crusher n.
silah biscuit (rap slang) n.
silah toaster (rap slang) n.
silah blicky n.
silah jammy n.
silah iron n.
silah shooting iron [old-fashioned] n.
silah equalizer n.
silah wep (weapon) n.
silah strap n.
British Slang
silah tool n.
silah strap n.

Significados de "silah" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
silah deposu arsenal n.
General
atma (kurşun/top/belirli bir el silah) firing n.
sivri uçlu silah (kılıç, bıçak vb) edged weapon n.
silah çakmağı lock n.
ateşli silah gun n.
silah platformu weapons platform n.
silah kaçakçısı gunrunner n.
silah ve teçhizat işleri warwork n.
çoklu silah kontrol panel multiple weapon control panel n.
silah arkadaşı fellow soldier n.
namlusu yivsiz (silah) smoothbore n.
silah fabrikası armoury n.
silah sistemi weapon system n.
mekanize silah mechanized gun n.
silah sesi shot n.
dipçikli silah shoulder arm n.
silah sistemleri weapon systems n.
ağır silah heavy weapon n.
ev yapımı silah zip gun n.
nükleer silah nuke n.
hazne (silah) chamber n.
silah kaçakçılığı arms smuggling n.
kesintisiz ateş eden silah repeater n.
dipçikli silah shoulder weapon n.
silah arkadaşları brothers in arms n.
çekme (silah) draw n.
konvansiyonel silah conventional weapon n.
silah yapımcısı armorer n.
silah emniyeti gunlock n.
çatılmış bir grup (silah) stack n.
geri tepme (silah) recoil n.
silah atışı gunshot n.
geri tepme (ateşli silah) flareback n.
ateşli silah firearm n.
silah ve cephane armament n.
silah temin etme weaponing n.
silah kültürü gun culture n.
gez (silah) notch n.
silah satıcısı arms dealer n.
namlusu yivsiz silah smoothbore n.
silah çekme draw n.
silah rampası gun deck n.
silah transferi arms transfers n.
gerçek silah very pistol n.
ruhsatlı silah registered gun n.
silah sistemi weapons system n.
çatmak (silah) stack n.
nükleer silah yapan kişi weaponeer n.
silah bölmesi blister n.
silah ateşi gunfire n.
horoz (silah) striker n.
silah odası gun room n.
silah kaçakçılığı gunrunning n.
silah arkadaşı comrade in arms n.
silah olarak kullanılan bıçak shiv n.
ağır ateşli silah siperi terreplein n.
bir çeşit silah gisarme n.
silah fıçısı gunbarrel n.
eski ayaklı bir silah harquebus n.
uzun namlulu bir ateşli silah hackbut n.
silah incelemesi hoplology n.
yasa dışı silah transferi illegal arms transfers n.
silah endüstrisi weapons industry n.
silah sistemleri weapons systems n.
silah sektörü weapons sector n.
silah sektörü arms sector n.
silah dükkanı gun shop n.
orduda silah taşımayan erler non-combatants n.
silah aramak icin elle yapılan arama pat-down search n.
silah ruhsatı gun license n.
ateşli silah ruhsatı firearms license n.
ateşli silah ruhsatı gun license n.
kesici silah edged weapon n.
ana silah main gun n.
susturucu (silah) silencer n.
susturucu (silah) muffler n.
susturuculu silah gun with silencer n.
ayak bileğinde silah kılıfı olan adam a man with an ankle holster n.
gerçek silah real gun n.
psişik bir silah a psychic weapon n.
ölümcül bir silah a deadly weapon n.
silah taşıma carrying a gun n.
silah taşıma gun-toting n.
silah dükkanı gun store n.
silah mağazası gun store n.
silah bırakma laying down arms n.
silah bırakma disarmament n.
silah güvertesi gun deck n.
silah ustası gun master n.
silah ustası gunsmith n.
silah ustası master gunsmith n.
silah yapımcısı armourer n.
silah deposu armory n.
silah deposu armoury n.
silah talimi arms drill n.
uzun namlulu eski bir tür silah arquebus n.
silah tüccarı arms dealer n.
silah fabrikası armory n.
boğucu kimyasal silah asphyxiant n.
silah deposu arsenal n.
silah bırakma capitulation n.
silah bırakma ceasefire n.
nükleer silah kullanılmayan savaş conventional warfare n.
caydırıcı silah determent n.
silah bıraktırma disarmament n.
caydırıcı silah deterrent n.
silah üretimi arms production n.
silah bırakma armistice n.
orduda silah taşımayan erler noncombatants n.
hassas silah precision weapon n.
dolu silah loaded gun n.
silah üzerindeki nişan gözü sighter n.
kişinin belinde taşığını silah sidearm n.
belde taşınan silah side arm n.
kişinin belinde taşığını silah side arm n.
belde taşınan silah sidearm n.
gezegen yok eden (nükleer silah vb) planet buster n.
günümüzde maorilerin törenlerde kullandıkları değnek şeklinde oymalı bir silah taiaha n.
silah taşıma ruhsatı carry permit n.
silah olarak kullanılan küçük ahşap topuz casse-tete n.
topuz (silah) mace n.
sivri uçlu silah chib n.
silah sesi temsili blam n.
avustralyalı aborijinlerin kullandığı sivri uçlu ağır bir silah türü leeangle n.
silah horozunun tetik tulumbası tarafından serbest bırakılması let-off n.
(silah, makine, alet) kullanım management n.
uzun namlulu taşınabilir ateşli bir silah hackbuss n.
orta çağ'da süvarilerin zırh delmek için kullandıkları, başının bir kısmı sivri olan çekice benzer bir silah martel de fer n.
orta çağ'da süvarilerin zırh delmek için kullandıkları, başının bir kısmı sivri olan çekice benzer bir silah martel-de-fer n.
orta çağ'da süvarilerin zırh delmek için kullandıkları, başının bir kısmı sivri olan çekice benzer bir silah martel n.
(silah veya aleti) elle tutup kullanan kimse wielder n.
uzun namlulu ateşli bir silah haquebut n.
uç kısmı metalden yapılmış ağır sopa formunda silah maul n.
silah arkadaşı brother-in-arms n.
silah arkadaşı buddy n.
silah olarak atılan şey missive n.
gemide silah platformu gallery n.
ateşli silah dolduran loader n.
kimyasal silah patlatan patlayıcı yükü burster n.
kuru sıkı silah prop gun n.
makineli silah chopper [obsolete] n.
çete üyesinin taşıdığı silah chopper n.
silah sesi clap [obsolete] n.
eski ahlak ilkelerinde vekillere verilen ahşap bir silah dagger of lath n.
(silah, füze) menzil danger [obsolete] n.
nükleer silah gönderme teknolojisi delivery system n.
silah ateşleme gunning n.
silah kullanma eğitimi verilen yer gunnery n.
silah harbisi gunstick n.
silah ateşleme gunnery n.