arms - Turco Inglés Diccionario

arms

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

arms — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ɑːrmz/ – BrE /ɑːmz/)
Categoría gramatical:
İsim: arms (plural-only)
Sinónimo:
weapons
Antónimos:
peace

Significados de "arms" en diccionario turco inglés : 11 resultado(s)

Inglés Turco
General
arms n. arma
The Masons Arms is located in the beautiful Somerset countryside, 10 minutes’ drive from Yeovil.
The Masons Arms, güzel Somerset kırsalında, Yeovil'e arabayla 10 dakika mesafede yer almaktadır.

More Sentences
arms n. silahlar
Secondly, the report calls for arms brokering to be better regulated.
İkinci olarak rapor silah komisyonculuğunun daha iyi düzenlenmesi çağrısında bulunuyor.

More Sentences
arms n. kucak
I can't wait to hold my baby in my arms.
Bebeğimi kucağıma almak için sabırsızlanıyorum.

More Sentences
arms n. silah
Italy, France and Germany have suspended arms sales.
İtalya, Fransa ve Almanya silah satışlarını askıya aldı.

More Sentences
arms n. cephane
arms n. koyun
arms N. kollar
arms N. askerî teçhizat
History
arms n. devlet, aile veya bir kuruluşa ait nişan
Military
arms n. savaş
arms n. askerlik hizmeti

Significados de "arms" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
coat of arms n. arma
General
arms dealer n. silah satıcısı
coat of arms n. hanedan arması
law of arms n. savaş hukuku
arms smuggling n. silah kaçakçılığı
coat of arms n. armalı kalkan
brothers in arms n. silah arkadaşları
gentleman at arms n. kral muhafızı
arms control n. silahlanma kontrolü
arms transfers n. silah transferi
sergeant at arms n. komiser
small arms n. hafif silahlar
sergeant at arms n. parlamentoda güvenlik görevlisi
comrade in arms n. silah arkadaşı
nuclear arms control n. nükleer silahların kontrolü
illegal arms transfers n. yasa dışı silah transferi
arms sector n. silah sektörü
passage of (or at) arms n. ağız dalaşı
baby-in-arms n. ana kuzusu
man-at-arms n. asker
gentleman-at-arms n. kral muhafızı
man-at-arms n. silahşor
feat of arms n. savaş başarısı
arms and legs n. kollar ve bacaklar
arms or legs n. kollar veya bacaklar
clash of arms n. silahlı/askeri çatışma
laying down arms n. silah bırakma
equality of arms n. silahların eşitliği
clash of arms n. silahlı çatışma
arms drill n. silah talimi
arms dealer n. silah tüccarı
arms race n. silahlanma yarışı
arms production n. silah üretimi
arms akimbo n. bilekler dışa dönük şekilde ellerin belde olması
bachelor-at-arms n. en düşük rütbeli şövalye
bachelor-at-arms n. en alt rütbeli şövalye
canting arms n. soyadı arması
man-at-arms n. ağır silahla donanmış orta çağ süvarisi
man-at-arms n. ağır silahla donanmış asker
brother-in-arms n. silah arkadaşı
garter king of arms n. ingiltere resmi arma şefi
fold in one's arms v. kucaklamak
link arms v. kol kola girmek
lay down one's arms v. silahlarını bırakmak
hold someone in one's arms v. birini kucağında tutmak
receive with open arms v. kucak açmak
lay down one's arms v. teslim olmak
take somebody in one's arms v. kollarına almak
be up in arms v. öfkelenmek
be up in arms v. ateş püskürmek
call to arms v. silah altına almak
lay down arms v. silahları bırakmak
lay down one's arms v. savaşmaktan vazgeçmek
take in one's arms v. kucaklamak
fold one's arms v. kollarını kavuşturmak
fold in one's arms v. kollarına almak
bear arms v. asker olmak
be an infant in arms v. ağzı süt kokmak
bear arms v. askerlik yapmak
cross one's arms v. kollarını kavuşturmak
welcome someone with open arms v. birini çok sıcak bir şekilde karşılamak
spread one's arms wide v. kollarını alabildiğine açmak
pile arms v. silah çatmak
lay down arms v. teslim olmak
take up arms v. silaha sarılmak
stack arms v. tüfek çatmak
be up in arms v. ayaklanmak
welcome with open arms v. bağrına basmak
clasp somebody in one's arms v. kollarına almak
clasp somebody in one's arms v. kucaklamak
clasp somebody in one's arms v. sarılmak
die in one's arms v. kollarında ölmek
pulled someone into one's arms v. kollarına doğru çekmek
smuggle arms v. silah kaçakçılığı yapmak
be engaged in arms smuggling v. silah kaçakçılığı yapmak
smuggle arms v. silah kaçırmak
die in one’s arms v. kollarında ölmek
entwine one's arms around each other v. kollarını birbirlerine dolamak
throw one's arms around one's neck v. boynuna sarılmak
prevent arms smuggling v. silah kaçakçılığını engellemek
shave one's under-the-arms v. koltuk altlarını tıraş etmek
take arms v. silahlanmak
carry arms v. askerlik yapmak
up in arms adj. ayaklanmış
up in arms adj. ateş püskürmeye hazır
in arms adj. silahlanmış
in arms adj. kucak kucak silahlanmış
under arms adj. silahlanmış
decorated with a coat of arms adj. armalı
up in arms adj. öfkelenmiş
deprived of arms adj. silahsızlandırılmış
under arms adj. silah altında
in arms adj. henüz yürüyemeyen
in arms adj. kucakta taşınması gereken
in each other's arms adv. kucak kucağa
by the arms adv. kucak kucak
in each others arms adv. koyun koyuna
in arms adv. kucak kucak
arms! interj. silah başına
Phrasals
welcome (something) with open arms v. (bir şeyi) hevesle karşılamak
welcome (something) with open arms v. (bir şeyi) hoşnutlukla/memnuniyetle karşılamak
welcome (something) with open arms v. (bir şeyi) mutlulukla/sevinçle karşılamak
welcome (something) with open arms v. (bir şeye) kucak açmak
Phrases
call to arms v. silah başına çağırmak
arms straight eyes forward expr. kollar düz gözler ileride
Colloquial
an infant in arms n. ağzı süt kokan
brother in arms n. silah arkadaşı
brother in arms n. omuzdaş
fly to arms v. silaha sarılmak
call to arms v. askere çağırmak
call to arms v. orduya çağırmak
die in one’s arms v. kollarında ölmek
Idioms
be up in arms n. ateş püskürmeye hazır
be up in arms n. ayaklanmış
babe in arms n. acemi çaylak
baby in arms n. küçük çocuk
babe in arms n. yeni doğmuş bebek
babe in arms n. saf ve deneyimsiz kimse
baby in arms n. yürüyemeyecek yaşta bebek
a call to arms n. harekete geçirme
a call to arms n. teşvik etme
a call to arms n. telkin etme
a call to arms n. meydan okumaya davet etme
a babe in arms [uk] n. kucakta/kundakta bebek
a babe in arms [uk] n. çok küçük yaşta
a babe in arms [uk] n. bebek
a babe in arms [uk] n. çaylak
a babe in arms [uk] n. yeni
a babe in arms [uk] n. çok genç
a babe in arms [uk] n. saf ve deneyimsiz kimse
a babe in arms [uk] n. acemi
a babe in arms [uk] n. yeni doğmuş bebek
babe in arms n. kucakta/kundakta bebek
be up in arms v. ayaklanmış olmak
be up in arms v. öfkelenmiş olmak
be up in arms v. isyan halinde olmak
take up arms v. silaha sarılmak
be up in arms v. ateş püskürmek
be up in arms v. baş kaldırmak
have short arms and deep pockets v. günahını koklatmamak
stand by with folded arms v. eli kolu bağlı kalmak
be up in arms v. çok sinirlenmek
enfold in one's arms v. bağrına basmak
fall into someone's arms v. bîrinin kucağına atılmak
be up in arms v. küplere binmek
be up in arms v. tepesinin tası atmak
throw oneself into one's arms v. kendisini birinin kollarına atmak
enfold in one's arms v. kollarıyla sarmak
fall into someone's arms v. kollarına atılmak
enfold in one's arms v. kollarının arasına almak