chair - Turco Inglés Diccionario

chair

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

chair — Definition

Significado:
sandalye, başkanlık etmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /tʃer/ – BrE /tʃeə/)
Categoría gramatical:
İsim: chair (chairs); Fiil: chair (chairs – chaired – chairing)
Sinónimo:
seat
Antónimos:
stand

Significados de "chair" en diccionario turco inglés : 35 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
chair n. koltuk
I admire and respect you, especially when you are in the chair.
Size hayranlık ve saygı duyuyorum, özellikle de koltukta otururken.

More Sentences
chair n. sandalye
We have bought four new chairs for our dinner table.
Yemek masamıza dört yeni sandalye aldık.

More Sentences
chair n. iskemle
There was only one chair.
Sadece bir iskemle vardı.

More Sentences
chair n. oturak
General
chair n. sandalye
We have bought four new chairs for our dinner table.
Yemek masamıza dört yeni sandalye aldık.

More Sentences
chair n. kürsü
I was referring to the chair for specialist nurses in diabetes, for which there is an application before the Commission.
Komisyon nezdinde başvurusu olan diyabet alanında uzman hemşireler kürsüsünden bahsediyordum.

More Sentences
chair n. başkan
Mr. Morgan was in the chair of the meeting.
Bay Morgan toplantı başkanıydı.

More Sentences
chair n. başkanlık
Mrs. Prices is now the chair of History.
Bayan Prices şu anda Tarih bölümünün başkanlığını yapıyor.

More Sentences
chair v. başkanlık etmek
The famous scientist chaired the committee.
Ünlü bilim adamı komiteye başkanlık ediyordu.

More Sentences
chair v. yönetmek
The first is that, while chairing the sitting, I heard applause, but was not sure that it came from the gallery.
Birincisi, oturumu yönetirken alkış sesleri duydum ancak bunun galeriden geldiğinden emin değildim.

More Sentences
chair n. elektrikli sandalye
chair n. makam
chair n. tahtırevan
chair n. kurul başkanı
chair n. reislik makamı
chair n. sedye
chair n. destek
chair n. mesnet
chair n. başkanlık makamı
chair n. mevki
chair n. koltuk biçimi
chair n. sandalye biçimi
chair n. iki tekerlekli at arabası
chair n. savaş arabası
chair v. sandalyeye oturtmak
chair v. makama geçirmek
chair v. omuzlarda taşımak
chair v. yetki vermek
chair v. mevki vermek
chair v. makama getirmek
Politics
chair n. başkanlık makamı
Technical
chair n. bir tür cam işleme tezgahı
Railway
chair n. kusinet
chair n. ray yatağı
Education
chair n. bölüm başkanı

Significados de "chair" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
quad chair n. dört koltuklu teleferik
sedan chair n. sedye
lawn chair n. katlanır sandalye
swivel chair n. döner koltuk
chair form n. koltuk biçimi
lounge chair n. şezlong
cane chair n. hasır iskemle
wing chair n. arkası yüksek koltuk
musical chair n. yer kapmaca oyunu
six pack chair n. altı koltuklu teleferik
garden chair n. bahçe sandalyesi
single chair n. tek koltuklu teleferik
barber chair n. berber sandalyesi
rocking chair n. salıncaklı sandalye
chair lift n. telesiyej
chair lift n. yolcu koltuğu olan teleferik
electric chair n. elektrikli sandalye
high chair n. yüksek sandalye
death chair n. ölüm sandalyesi
chair of history n. tarih kürsüsü
potty chair n. lazımlıklı iskemle
chair design n. sandalye tasarımı
folding chair n. açılır kapanır koltuk
sedan chair n. tahtırevan
folding chair n. katlanır iskemle
morris chair n. sandalye
deck chair n. şezlong
double chair n. iki koltuklu teleferik
push chair n. bebek arabası
rocking chair job n. az yoran ve çok kazandıran iş
grandfather chair n. berjer
bath chair n. üstü kapalı tekerlekli sandalye
windsor chair n. büyükçe tabure
beanbag chair n. puf minder
chair lift n. koltuklu teleferik
professorship chair n. kürsü
feeding chair n. mama sandalyesi
camp chair n. portatif sandalye
swivel chair n. döner sandalye
slipper chair n. tek kişilik kolsuz koltuk
easy chair n. rahat koltuk
yacht chair n. hafif iskemle
bath chair n. tekerlekli iskemle
baby car chair n. bebek araba koltuğu
rocking chair n. sallanan sandalye
swivel chair n. dönen iskemle
folding chair n. katlanır koltuk
wheel chair n. tekerlekli sandalye
folding arm chair n. katlanır koltuk
folding arm chair n. açılır kapanır koltuk
baby chair n. bebek sandalyesi
plastic chair n. plastik sandalye
chair lift n. teleski
chair rail n. sandalyelik
single chair n. tekli koltuk
single seating chair n. tekli koltuk
deck-chair n. şezlong
chair-rail n. sandalyelik
cherry-wood lath chair n. kiraz ağacından yapılmış sandalye
folding chair n. açılır-kapanır kanepe
sedan-chair n. tahtırevan
lounge-chair n. rahat koltuk
beach chair n. plaj koltuğu
beach chair n. şezlong
deck chair n. plaj koltuğu
chair fabric n. koltuk kumaşı
deputy chair n. başkan yardımcısı
bar chair n. bar sandalyesi
house chair n. ev sandalyesi
winged chair n. berjer koltuk
grandfather chair n. arkası kabarık ve yüksek oturacak yeri ise geniş koltuk
winged chair n. arkası kabarık ve yüksek oturacak yeri ise geniş koltuk
wing chair n. arkası kabarık ve yüksek oturacak yeri ise geniş koltuk
grandfather chair n. berjer koltuk
wing chair n. berjer koltuk
feeding chair n. bebek sandalyası
straight chair n. arkası düz iskemle
typist chair n. sekreter koltuğu
chair person n. başkan
wicker chair n. hasır sandalye/koltuk
chair-o-plane n. zincirli döner salıncak
windsor chair n. ortası hafif çukur sırtı iğ biçimli çubuklardan oluşan ahşap sandalye
bouncing chair n. ana kucağı
chair pad n. sandalye minderi
baby feeding chair n. mama sandalyesi
baby feeding chair n. mama koltuğu
barrel chair n. yuvarlak arkalı koltuk
camps chair n. portatif sandalye
high chair n. mama sandalyesi
chair with armrest n. kolçaklı sandalye
massage chair n. masaj koltuğu
bean bag chair n. armut koltuk
bean bag chair n. minder koltuk
board chair n. heyet başkanı
invalid chair n. engelli arabası
stair chair n. tekerlekli sandalye
director chair n. rejisör koltuğu
director chair n. yönetmen koltuğu
lifeguard chair n. cankurtaran sandalyesi
disabled chair n. engelli arabası
disabled chair n. tekerlekli sandalye
invalid chair n. tekerlekli sandalye
chair swing ride n. dönme dolap
chair swing ride n. dönme salıncak
chair-o-planes n. dönme salıncak
chair-o-planes n. dönme dolap
conversation chair n. uzun arka sırtlığı olan kollu sandalye
hair washing chair n. saç yıkama koltuğu
high chair n. bebek mama sandalyesi
baby feeding chair n. bebek mama sandalyesi
tv chair n. tv koltuğu
wearable chair n. giyilebilir oturak
task chair n. ofis koltuğu
hammock chair n. hamak sandalye
teacher chair n. öğretmen sandalyesi
department chair n. bölüm başkanı
straight chair n. kolsuz sandalye
tablet-armed chair n. kolçaklı sandalye
adirondack chair n. adirondack sandalye
adirondack chair n. muskoka sandalyesi
chair [obsolete] n. vaiz kürsüsü
chair [obsolete] n. minber
chair days [obsolete] n. ömrün çoğunlukla sandalyede ve sakin geçen yaşlılık dönemi
chair of state n. makam koltuğu
chair days [obsolete] n. yaşlılık günleri
morris-chair n. sırtı yatırılıp kaldırılabilen bir tür rahat koltuk
farthingale chair n. yüksek koltuklu ve alçak arkalıklı bir tür kolçaksız sandalye
feeding chair n. bebeklerin yemek yerken oturduğu sandalye
peacock chair n. tavus kuşu koltuk
peacock chair n. tavus kuşu sandalye
potty-chair n. lazımlık
chair yoga n. sandalye yogası
bouncy chair n. zıplayan bebek koltuğu
bouncy chair n. titreşimli ana kucağı
bouncy chair n. sallanan ana kucağı
fall of one's chair v. küçükdilini yutmak
put into the chair v. başkan seçmek
sink into a chair v. bir koltuğa çökmek
be in the chair v. başkanlık etmek
pull up a chair v. sandalye çekmek
pull up a chair v. tabure çekmek
pull out a chair v. sandalye çekmek
chair a meeting v. toplantı yönetmek
ensconce oneself in a comfortable chair v. rahat bir koltuğa kurulmak/yerleşmek
tie someone to a chair v. birini bir sandalyeye bağlamak
chair a meeting v. toplantıya başkanlık etmek
sleep on the chair v. sandalyede uyumak
sleep on the chair v. koltukta uyumak
get on a chair lift v. telesiyeje binmek
drag over a chair v. bir sandalye çekmek