sandalye - Turco Inglés Diccionario

sandalye

Significados de "sandalye" en diccionario inglés turco : 9 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sandalye chair n.
We have bought four new chairs for our dinner table.
Yemek masamıza dört yeni sandalye aldık.

More Sentences
General
sandalye chair n.
We have bought four new chairs for our dinner table.
Yemek masamıza dört yeni sandalye aldık.

More Sentences
sandalye seat n.
Every list that obtains seats, even if this is only one, is recognised as a group.
Sadece bir tane bile olsa sandalye elde eden her liste bir grup olarak kabul edilir.

More Sentences
Technical
sandalye seat n.
Every list that obtains seats, even if this is only one, is recognised as a group.
Sadece bir tane bile olsa sandalye elde eden her liste bir grup olarak kabul edilir.

More Sentences
General
sandalye morris chair n.
sandalye post n.
sandalye office n.
sandalye gorsedd n.
Furniture
sandalye cheer [dialect] n.

Significados de "sandalye" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
tekerlekli sandalye sürücüsü chairman n.
kavisli ayak (beşik veya sallanan sandalye altındaki) rocker n.
üstü kapalı tekerlekli sandalye bath chair n.
küçük sandalye faldstool n.
salıncaklı sandalye rocking chair n.
elektrikli sandalye electric chair n.
tekerlekli sandalye wheelchair n.
sandalye ayak desteği rung n.
yüksek sandalye highchair n.
salıncaklı sandalye rocker n.
yüksek sandalye high chair n.
döner sandalye swivel chair n.
sallanan sandalye rocking chair n.
elektrikli sandalye chair n.
katlanır sandalye lawn chair n.
portatif sandalye camp chair n.
sandalye tasarımı chair design n.
tekerlekli sandalye wheel chair n.
sandalye ayakları arasındaki mesafe rance n.
plastik sandalye plastic chair n.
sandalye demir desteği cement n.
döner sandalye revolving seat n.
akülü tekerlekli sandalye battery-operated wheelchair n.
kiraz ağacından yapılmış sandalye cherry-wood lath chair n.
arkalıksız sandalye stool n.
arkalıksız sandalye taboret n.
katlanmayan tekerlekli sandalye non-foldable wheelchair n.
el ile sürülen tekerlekli sandalye manually propelled wheelchair n.
katlanabilir tekerlekli sandalye folding wheelchair n.
katlanır tekerlekli sandalye foldable wheelchair n.
katlanır tekerlekli sandalye folding type wheelchair n.
katlanabilir tekerlekli sandalye foldable wheelchair n.
katlanabilir tekerlekli sandalye folding type wheelchair n.
katlanır tekerlekli sandalye folding wheelchair n.
ortası hafif çukur sırtı iğ biçimli çubuklardan oluşan ahşap sandalye windsor chair n.
sandalye minderi chair pad n.
tekerlekli sandalye erişimi/girişi wheelchair access n.
tekerlekli sandalye rampası wheelchair ramp n.
portatif sandalye camps chair n.
arkalıksız sandalye tabouret n.
kolçaklı sandalye chair with armrest n.
tekerlekli sandalye stair chair n.
sallanan sandalye cane rocker n.
sandalye kapmaca musical chairs n.
tekerlekli sandalye disabled chair n.
tekerlekli sandalye invalid chair n.
uzun arka sırtlığı olan kollu sandalye caquetoire n.
uzun arka sırtlığı olan kollu sandalye conversation chair n.
hamak sandalye hammock chair n.
bir tür sallanan sandalye glider n.
kolsuz sandalye straight chair n.
kolçaklı sandalye tablet-armed chair n.
adirondack sandalye adirondack chair n.
tekerlekli sandalye erişimi/girişi access n.
sandalye biçimi chair n.
koltuk, sandalye için kullanılan tüy kumaş hair seating n.
ingiltere hükümdarlarının taç giyme törenlerinde kullandıkları sandalye faldstool n.
sandalye kapmaca going to jerusalem n.
yüksek koltuklu ve alçak arkalıklı bir tür kolçaksız sandalye farthingale chair n.
bebeklerin yemek yerken oturduğu sandalye feeding chair n.
bebeklerin yemek yerken oturduğu sandalye highchair n.
tavus kuşu sandalye peacock chair n.
masa, yatak veya sandalye örtüsünde ayakları örten fırfır petticoat n.
sabitlenmiş sandalye sconce n.
sandalye yogası chair yoga n.
döner (koltuk, sandalye) swivel n.
(sandalye, sepet yapımında) diğerleri ile iç içe geçirilen çit kazığı splint n.
kapmak (sandalye) bag v.
oturmak (sandalye vb) have a seat v.
sandalye çekmek pull up a chair v.
sandalye çekmek pull out a chair v.
bir sandalye çekmek drag over a chair v.
(sandalye ve benzerine) aniden çökmek clap [dialect] v.
(sandalye) kaplamak overstuff v.
(sandalye) döşemek overstuff v.
çek bir sandalye take a seat interj.
çek bir sandalye have a seat interj.
Colloquial
yatak kapmaca (sandalye kapmaca oyununa benzetme yapılarak) musical beds n.
dolap yerine sandalye üzerinde biriken büyük giysi yığını chairdrobe n.
elektrikli sandalye hot seat n.
(alay amaçlı) sandalye sosyalistleri socialism of the chair n.
çek/kap bir sandalye grab a seat expr.
çek/kap bir sandalye grab a chair expr.
Idioms
bir sandalye çekmek grab a chair v.
bir sandalye çekmek grab a seat v.
(profesyonel güreşte) rakibine sandalye ile vurmak give (someone) the chair [us/south africa] v.
elektrikli sandalye ile idam etmek give (someone) the chair [us/south africa] v.
sandalye kapmaca oynamak play musical chairs v.
Speaking
çek bir sandalye pull up a chair expr.
çek bir sandalye be seated expr.
çek bir sandalye have a chair expr.
gir içeri bir sandalye çek come on in grab a chair expr.
Law
suçlunun bağlanarak oturtulduğu ve suya daldırılarak cezalandırıldığı sandalye ducking stool n.
suçlunun bağlanarak oturtulduğu ve suya daldırılarak cezalandırıldığı sandalye cucking stool n.
Politics
marjinal sandalye marginal seat n.
Technical
motorlu tekerlekli sandalye motorized wheelchair n.
tekerlekli sandalye wheelchair n.
masaya monte edilen sandalye table mounted chair n.
el ile sürülen tekerlekli sandalye manually propelled wheelchair n.
elektrikle çalışan tekerlekli sandalye electric wheelchair n.
elektrikli tekerlekli sandalye electric wheelchair n.
tekerlekli sandalye wheeled mobility device n.
(tekerlekli sandalye) emniyet kemeri sistemleri occupant-restraint systems n.
akülü/ akülü tekerlekli sandalye electric-powered wheelchair n.
akülü/ akülü tekerlekli sandalye motorized wheelchair n.
akülü/ akülü tekerlekli sandalye electric wheelchair n.
akülü/ akülü tekerlekli sandalye powerchair n.
akülü/ akülü tekerlekli sandalye power wheelchair n.
katlanabilir sandalye folding stool n.
katlanabilir sandalye joint stool n.
yekpare ahşabın bükülerek at nalı şekline getirilmesi ile oluşturulan sandalye sırtı loop back n.
(eski ingiltere'de) geniş oturaklı bir tür sandalye farthingale chair n.
Electric
elektrikli sandalye electric chair n.
Textile
döner tekerlekli sandalye deneyi castor chair test n.
sandalye örtüsü chair cover n.
Woodworking
kayın odunundan sandalye yapan tornacı bodger [uk] n.
bambuyu değiştirmek (sandalye vb.) recane v.
Furniture
merdivenli sandalye ladder chair n.
kolçaklı sandalye tablet arm chair n.
sandalye takımı chairs set n.
alçak ve yuvarlak sırtlı sandalye türü captain's chair n.
alçak ve yuvarlak sırtlı sandalye türü captains chair n.
sandalye sırtı chairback n.
sırt kısmı merdiveni andıran aralıklı yatay çıtalardan yapılmış sandalye modeli ladder-back n.
merdiven sırtlı sandalye ladder-back n.
sırt kısmı düz yapılmış kolçaksız sallanan sandalye lady's rocking chair n.
sırt kısmı merdiveni andıran aralıklı yatay çıtalardan yapılmış sandalye ladder back n.
merdiven sırtlı sandalye ladder back n.
sırt kısmı merdiveni andıran aralıklı yatay çıtalardan yapılmış sandalye modeli ladder-back chair n.
merdiven sırtlı sandalye ladder-back chair n.
masa, sandalye gibi mobilyaların bacakları arasında uzanan raylı veya oymalı panel apron n.
eames sandalye eames chair n.
dış mekanda kullanıma uygun katlanabilir sandalye yacht chair n.
sandalye arkası parmaklığı banister n.
hasır sandalye basket chair n.
uzun kollu, geniş ve yayvan bir sandalye berbice chair n.
oturma kısmı en yüksek noktası önde olan merkezdeki çıkıntılı bölümden her iki tarafa doğru alçalan sandalye saddle seat n.
sallanan windsor sandalye windsor rocker [us/canada] n.
sandalye başlığı headrail n.
kafa destekli sandalye headchair n.
bir tür sallanan sandalye boston rocker n.
sandalye altlığı yapan kimse bottomer n.
esasen sandalye yapımında kullanılan deri kayış veya kordon riempie [south africa] n.
(küçük, kolsuz, yuvarlak oturaklı) sandalye ice-cream chair n.
sandalye ayağı ile aynı bölümde yer alan yatay bölüm round n.
kavisli sallanan sandalye ayağı runner n.
sırt kısmındaki kıvrımları iki yandan çıkarak kolçakları meydana getiren döşemeli sandalye gondola chair n.
sırt kısmındaki kıvrımları iki yandan çıkarak kolçakları meydana getiren döşemeli sandalye gondola n.
kolçaklı ve alçak arkalıklı, ağır bir çeşit sandalye club chair n.
düz platform üzerinde sallanan sandalye platform game n.