curved - Turco Inglés Diccionario

curved

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

curved — Definition

Significado:
eğri, kavisli
Pronunciación (IPA):
(AmE /kɝːvd/ – BrE /kɜːvd/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
bent, arched
Antónimos:
straight, flat

Significados de "curved" en diccionario turco inglés : 11 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
curved adj. kavisli
The curved shape of the facility gives travellers a panoramic view of the valley.
Tesisin kavisli şekli, yolculara vadinin panoramik manzarasını sunmaktadır.

More Sentences
curved adj. eğimli
General
curved adj. eğri
Eagles have curved beaks.
Kartalların eğri gagaları vardır.

More Sentences
curved adj. kıvrık
Eagles have curved beaks.
Kartallar kıvrık gagalıdır.

More Sentences
Technical
curved adj. kavisli
The curved shape of the facility gives travellers a panoramic view of the valley.
Tesisin kavisli şekli, yolculara vadinin panoramik manzarasını sunmaktadır.

More Sentences
General
curved adj. eğilmiş
curved adj. çarpık
curved adj. eğmeçli
curved adj. kıvrılan
curved adj. bombeli
Construction
curved adj. avrık

Significados de "curved" con otros términos en diccionario inglés turco: 53 resultado(s)

Inglés Turco
General
curved beak n. tumşuk
curved sword n. kavisli kılıç
curved edge n. yuvarlatılmış kenar
forward curved adj. öne eğilmiş
backward-curved adj. geriye doğru meyilli
Trade/Economic
curved segment n. eğri dilim
Technical
curved surface n. eğri yüzey
curved shape n. kavisli şekil
curved wing tip n. kavisli kanat ucu
curved flow line n. eğri akım çizgisi
curved weir n. eğri savak
curved weir n. eğri eşik
curved asymptote n. eğik asimptot
curved line n. eğik çizgi
curved beam n. eğri kiriş
curved gravity dam n. kemer ağırlık baraj
curved line n. eğri çizgi
curved knife n. falçata
curved top chord n. eğmeçli üst başlık
curved pediment n. yuvarlak alınlık
curved form n. eğri yüzeyli kalıp
curved plate n. eğmeçli levha
curved surface n. eğmeçli yüzey
flat or curved buffer head n. düz veya bombeli tampon plakası
curved line n. eğri
curved glass n. bombeli cam
curved continuous casting n. kavisli sürekli döküm
curved mould n. eğri kalıp
curved continuous casting machines n. kavisli sürekli döküm makineleri
curved channel n. kavisli kanal
markings on flat or curved surfaces n. düz ve eğri yüzeyler üzerindeki işaretler
backward-curved blade n. arkaya kavisli kanat
forward-curved blade n. öne kavisli kanat
curved gear couplings n. kavisli dişli kaplinler
forward curved adj. öne eğilmiş
Computer
curved seam n. eğri dikiş
curved up arrow n. yukarı bükülü ok
curved segment n. eğri bölüt
Textile
curved seam n. kavisli dikiş yeri
Construction
curved roof n. eğimli çatı
be curved v. avrılmak
Automotive
curved blade n. eğri bıçak
curved blade n. eğri kanat
curved spring washer n. bombe rondela
curved washer n. bombeli rondela
Railway
curved track n. eğri eksenli hat
Aeronautic
curved path error n. kavisli yol hatası
curved wing tip n. kavisli kanat ucu
Dentistry
curved tongue depressor n. kıvrık dil basacağı
Optics
curved space n. ışığın büyük nesneler boyunca kıvrımlı yol izlemesi
Math
curved asymptote n. eğri asimptot
Geometry
develop a curved surface on a plane v. kıvrımlı bir yüzeyi her noktası düzleme değecek şekilde yuvarlamak
Geology
curved fault n. kavisli fay