damar- - Turco Inglés Diccionario

damar-

Significados de "damar-" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Biochemistry
damar- vase- pref.

Significados de "damar-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
damar vein n.
damar vessel n.
General
damar bad temper n.
damar grain n.
toplar damar vein n.
boyunda bulunan en büyük damar jugular vein n.
ana damar mother lode n.
damar blood vessel n.
damar hastalıkları coronary disease n.
damar tıkanıklığı embolism n.
damar (ağaç) streak n.
damar (yaprak) string n.
yaprakta damar düzeni venation n.
damar (ağaç vb) streak n.
içinden damar geçen yol canal n.
kılcal damar capillary vessel n.
damar streak n.
damar ameliyatı phlebotomy n.
damar vein n.
boyuna damar straight grain n.
küçük damar veinlet n.
damar ağı veining n.
damar core n.
eroin enjekte etmek için boş damar arama trainspotting n.
kılcal damar capillary n.
damar run n.
damar vessel n.
damar bozukluğu vascular disorder n.
kolda veya bacakta bulunan, madde enjekte etmek için elverişli ana damar main-line n.
damar çizme veining n.
damar örüntüsü veining n.
damar benzeri bir işaret veining n.
damar oluşturma veining n.
damar veining n.
karışık katmanlı damar yapısı foliation n.
(damar-duvar arasında veya fay boyu görülen) yumuşak killi madde pug n.
fay, damar veya duvar boyu görülebilen yumuşak kil yapılı madde sticking n.
(damar) bir araya gelip birleşmek inosculate v.
damar yolu açmak establish vascular access v.
damar şeklinde dallanmak vein v.
(damar içi enjeksiyon gibi yollarla) vücutta aşırı sıvı toplanmasına sebep olmak overhydrate v.
(damar yolu ile) ilaç uygulamak infuse v.
(damar yolu ile) tedavi uygulamak infuse v.
varisli (damar) varicose adj.
damar vascular adj.
damar içi intravenous adj.
kan damar sistemi hemal adj.
kan damar sistemi hematal adj.
kan damar sistemi haemal adj.
kan damar sistemi haematal adj.
damar içinden intravenously adj.
kılcal damar gibi yayılan capillaceous adj.
ağı anımsatacak şekilde damar veya kaburgaları olan networklike adj.
damar tıkayıcı obstructive adj.
damar tıkanıklığına bağlı obstructive adj.
kalp-damar cardiovascular adj.
damar anlamında kullanılan bir ön ek ven- pref.
damar anlamında kullanılan bir ön ek veni- pref.
damar çizgisi vein N.
Proverb
insan çeşit çeşit yer damar damar there's nowt so queer as folk
Colloquial
damar sistemi plumbing n.
Idioms
damar tıkanıklığı veya hasarından kaynaklanan kalp krizi widow maker n.
Institutes
türk kalp ve damar cerrahisi derneği turkish society of cardiovascular surgery n.
Technical
karışık tabakalı damar banded structure n.
karışık katmanlı damar banded structure n.
damar rift n.
kılcal damar capillary n.
damar core n.
damar vessel n.
çıralı damar pitch streak n.
boyuna damar straight grain n.
bükülgen kablo ve kordonların damar renkleri core colors of flexible cables and cords n.
hafif damar light cord n.
ince damar string n.
dalgalı damar wavy cord n.
yoğun damar heavy cord n.
ana damar trunk n.
portal damar portal vein n.
damar (cam) cord n.
damar ağı veining n.
damar streak n.
enine damar counter n.
(damar içerisinde kalan) küçük ve kısa kömür dikmesi spurn n.
Computer
damar kablo core n.
Telecom
damar-kılıf eş eksenliliği core-to-cladding concentricity n.
damar-kılıf dengelemesi core-to-cladding offset n.
eş eksenli damar-kılıf core-to-cladding concentricity n.
Textile
damar örgüsü   veining   n.
Construction
damar veining n.
Woodworking
damar ışını flake n.
Mining
altın içeren kuvars damar gold bearing quartz vein n.
damar yatak vein deposit n.
ana damara paralel yan birikinti veya damar lateral n.
damar large n.
dallı damar branched vein n.
çapraz damar cross vein n.
düz damar flat seam n.
damar tözü vein ore n.
damar lode n.
ana damar main vein n.
ana damar mother lode n.
enine damar cross-lode n.
damar kalınlığı seam thickness n.
değerli taşların içerisindeki bozuk/şekilsiz damar calcedon n.
damar veya yatak üzerinde belirgin incelme twitch n.
damar veya yatak üzerinde belirgin incelme pinch n.
ana damardan küçük bir sapma ile ulaşılan damar lateral n.
damar şeklinde olmayıp düzensiz bulunan maden yatağı mass n.
damar load n.
taban kayacındaki ana damardan ayrılan yan damar dropper n.
(damar düzlemindeki alanları ölçmede kullanılan) yaklaşık yarım metrekarelik alan birimi fathom n.
cevhersiz damar dead ground n.
(damar veya tabaka) keşfedip açmak win v.
Medical
damar geçirgenliği vascular permeability n.
ana damar main vein n.
damar sıkıştırıcı ilaç astringent drug n.
kollajen damar hastalıkları collagen vascular disease n.
damar tıkanıklığı atherosclerosis n.
gözün damar tabakası choroid n.
damar içi kateter intravascular catheter n.
damar daraltan ilaç veya sinir vasoconstrictor n.
koroner damar coronary n.
prekapiller damar precapillary n.
kan hücrelerinin damar duvarlarından dokulara sızması diapedesis n.
göğüs ve kalp damar cerrahisi thoracic and cardiovascular surgery n.
tümörün geliştirildiği yeni damar oluşumu neoangiogenesis n.
göğüs kalp damar cerrahisi cardiothoracic surgery n.
damar iltihabı vasculitis n.
belli zaman ve hızda damar içine zerk etme infuse n.
kemoterapötik ajanların damar dışına kaçması extravasation of chemotherapeutic agents n.
damar genişlemesi vasodilatation n.
damar genişletici vasodilator n.
damar büzücü vasoconstrictor n.
damar sistemi vascular system n.
çapraz damar cross vein n.
damar oluşumu angiogenezis n.
damar cerrahisi vascular surgery n.
damar içi enjeksiyon intravenous injection n.
Organlarda büyük damar ve sinirlerin akciğerdeki solunum yollarının giriş kapısı hilus n.
damar büzülmesi vasoconstriction n.
kılcal damar vas capülare n.
damar yapısı vascular structure n.
damar genişleten ilaç veya sinir vasodilator n.
damar sertleşmesi atherosclerosis n.
kapiller damar hastalığı microangiopathy n.
damar sertliği arteriosclerosis n.
damar yolu yetersizliği vascular access failure n.
kılcal damar direnci capillary resistance n.
iç damar zarı endothelium n.
kalp damar rahatsızlığı cardiovascular disease n.