deeply - Turco Inglés Diccionario
Historia

deeply

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "deeply" en diccionario turco inglés : 9 resultado(s)

Inglés Turco
General
deeply adv. son derece
deeply adv. derinlemesine
deeply adv. içten
deeply adv. derin derin
deeply adv. derinliğine
deeply adv. çok
deeply adv. derinden
deeply adv. derin bir şekilde
deeply adv. derin bir biçimde

Significados de "deeply" con otros términos en diccionario inglés turco: 54 resultado(s)

Inglés Turco
General
deeply moved v. iliği sızlamak
feel deeply v. çöreklenmek
hurt deeply v. kalbini kırmak
be deeply moved v. iliği sızlamak
hurt deeply v. ciğerine işlemek
hurt deeply v. incitmek
move deeply v. ciğerine işlemek
be deeply grieved v. yüreği kan ağlamak
touch somebody deeply v. içine işlemek
think deeply v. derin derin düşünmek
deeply resent something v. zoruna gitmek
hurt deeply v. vurmak
hurt deeply v. acısı içine işlemek
hurt deeply v. acısı yüreğine işlemek
hurt deeply v. acısı yüreğine çökmek
hurt deeply v. acısı içine çökmek
deeply probe a question v. ıcığını cıcığını çıkarmak
be deeply involved in v. aşırı şekilde ilgilenmek
flush deeply (from embarrassment) v. renkten renge girmek
be deeply occupied with v. derdine düşmek
influence deeply v. derinden etkilemek
be deeply sorry v. derin üzüntü duymak
be deeply attached v. derinden bağlı olmak
be deeply bound up with v. derinden bağlı olmak
be deeply loyal to v. derinden bağlı olmak
be deeply committed to v. derinden bağlı olmak
blush deeply (due to embarrassment) v. renkten renge girmek
be deeply in sorrow v. derin bir üzüntü içinde olmak
be deeply in sorrow v. içi kan ağlamak
be deeply embarrassed v. çok utanmak
be deeply embarrassed v. ölümüne utanmak
wound deeply v. derinden yaralamak
deeply regret v. bin pişman olmak
make someone regret deeply for v. bin pişman etmek
interest deeply v. yakından ilgilendirmek
investigate deeply v. derinlemesine araştırmak
deeply sadden somebody v. yasa boğmak
feel deeply v. derinden hissetmek
breath deeply v. derin nefes almak
deeply concerned adj. son derece ilgili
deeply concerned adj. çok endişeli
deeply concerned adj. son derece endişeli
deeply read adj. çok okumuş
more deeply adv. daha derin bir biçimde
more deeply adv. daha derin
Colloquial
deeply in debt adj. borca batmış
Idioms
fall deeply in love with someone v. deliler gibi aşık olmak
fall deeply in love with someone v. deliler gibi sevmek
Speaking
I deeply regretted expr. çok pişman oldum
I am deeply touched expr. çok duygulandım
I've fallen deeply in love with a woman expr. kadının birine sırılsıklam aşık oldum
I am deeply indebted to you expr. size gerçekten borçlandım
Medical
deeply located nodules n. derin yerleşimli nodüller
Ottoman Turkish
deeply read n. muttali