dik dik - Turco Inglés Diccionario

dik dik

Significados de "dik dik" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
dik dik angularly adv.
Slang
dik dik skeef expr.

Significados de "dik dik" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dik yamaç steep slope n.
dik dik bakmak stare v.
dik steep adj.
dik upright adj.
dik vertical adj.
dik perpendicular adj.
General
uçurtmalarda ortaya dik olarak gelen çıta cross spar n.
dik yaka neckband n.
dik kafalılık opinionatedness n.
dik sap üzerinde yetiştirilen bitki standard n.
dik kafalılık stiffness n.
dik destek standard n.
dik pozisyon upright position n.
dik ve derin uçurum precipice n.
dik başlılık opinionativeness n.
dik bakış gaze n.
dik ve kayalık tepe tor n.
dik saç fell n.
dik dik bakma gazing n.
dik kuyruk vertical tail n.
yassı ve yanları dik tepe mesa n.
kapı veya pencerenin dik yanı veya kenar pervazı jamb n.
sokakların birbiriyle dik açısıyla kesiştiği sokak planı gridiron pattern n.
dik kafalılık obstinateness n.
dik duran şey upright n.
bir yolun başka bir yola dik açıyla katılması t junction n.
dik başlılık opinionatedness n.
uçurtmanın dik çıtası spine n.
ayakta dik duruş pozisyonu upright position n.
dik kayalık escarpment n.
dik yamaçlarla çevrili vadi cove n.
dik yokuş steep n.
kenarları dik, derin vadi ya da koyak canyon n.
dik başlılık obstinacy n.
ayakta dik duruş pozisyonu erect position n.
dik veya sivri kayalık crag n.
bitkiyi dik tutan çubuk stake n.
dik dik bakan kimse gazer n.
dik oturuş pozisyonu erect sitting position n.
dik kafalılık wrongheadedness n.
dik duran bağlı ekin demetleri shock n.
dik kafalılık stubbornness n.
dik yaka (giyside) neckband n.
yüzeye dik gerilim normal stress n.
dik kafalılık opinionativeness n.
dik yüzey vertical surface n.
bir kayalığın dik yüzü cliff n.
dik başlılık headiness n.
dik ve kayalık uçurum crag n.
dik açılı yansıma specular reflection n.
dik doğru vertical line n.
dik meyil steep slope n.
dik kafalı hardhead n.
dik yamaç precipitous slope n.
dik yamaç sheer slope n.
dik kanat ell n.
suyuna dik kenar end grain n.
dik iniş drop-off n.
dik ve sarp araziler steep-lands n.
göğüsleri alttan destekleyerek dik ve yukarda görünmelerini sağlayan sütyen push-up bra n.
dik kayalık escarpment n.
dik açı right angle n.
dik meyil steep gradient n.
dik başlılık intractability n.
dik başlılık recalcitrance n.
dik başlılık recalcitrancy n.
dik başlılık refractoriness n.
dik tepe steep hill n.
dik bayır steep incline n.
dik bayır steep slope n.
saçmalığın dik alası absolute nonsense n.
dik başlılık unmanageableness n.
dik ağaçlı yamaç steep wooded slope n.
bir kayalığın/uçurumun dik yüzü cliff-face n.
bir kayalığın/uçurumun dik yüzü cliff face n.
dik yamaç sheer drop n.
dik başlılık adamancy n.
dik mesafe vertical distance n.
dik duruş/dik yürüyüş upright gait n.
cep telefonunun kılıfında telefonun dik durmasını sağlayan ince bölme standee n.
dik durabilirlik standability n.
dik çivi caltrop n.
dik başlılık adamance n.
inatçılık, dik kafalılık, itaatsizlik recalcitration n.
dik kafalı kimse recalcitrant n.
dik kafalı olma recalcitration n.
dik başlı kimse recusant n.
çok dik yokuş toboggan n.
dik yamaç edge n.
(bir şeyi) dik tutan araç underpinning n.
dik açı vertical angle n.
(sürerken dik duruş için) pedalları koltuğun altında olma uprightness n.
dik uzanma uprightness n.
bitişik yüzeylerle dik açı oluşturmayan yüzey bevel n.
dik kafalı kimse wronghead n.
dik kafalılık wrong-headedness n.
dik kafalılık wrongheadedness n.
dik duran dikdörtgen şeklinde hanedan arması işareti billet n.
güneş ışınlarının yengeç dönencesine dik açıyla geldiği güne verilen ad june 21 n.
güneş ışınlarının yengeç dönencesine dik açıyla geldiği güne verilen ad summer solstice n.
güneş ışınlarının yengeç dönencesine dik açıyla geldiği güne verilen ad midsummer n.
ağaçlı dik yamaç hanger n.
dik kafalı kimseler hardheads n.
üzerinde dik yerleştirilmiş bir taş levhanın yükseldiği sembol yapı mearstone [obsolete] n.
tek tarafı dik olan sekili geniş yamaç mesa n.
dik ön kenarı ve kavisli arka kenarı olan testere dişi mill tooth n.
başı yukarıda ve vücudu dik balık figürü hauriant n.
dik başlı kimse hellbender n.
dik bir tepeye çıkan yol borstall [dialect] [uk] n.
dik bir tepeye çıkan yol borstal [dialect] [uk] n.
iki büyük dik taş ve bir kapak taşından oluşan tarih öncesi bir mezar bowing stone n.
dik yol brae [scotland] n.
dik duruş brace n.
dik yol bray [dialect] [scotland] n.
dik duran ağaçların çaplarının ölçüldüğü yükseklik breastheight n.
çok dik breakneck n.
dik yokuş brow [dialect] [uk] n.
saçın fırça gibi dik durduğu kısa saç kesimi brush cut n.
(bayrağın) direğe asıldığı dik kısmı hoist n.
çapraz yapılı dik bir çerçeveden oluşan yapı gallows n.
dik dik bakma glaring n.
dik dik bakma glout [obsolete] n.
dik kafalılık obduracy n.
dik kafalılık obfirmation [obsolete] n.
dik kafalılık obstination n.
yarığa dik açıda olan ve yarıktan daha az göze çarpan kaya yarılma yönü grain n.
(krikette) oyuncunun kaleye ulaşacağı belli olan bir topu durdururken sopasının durdurma noktasında aldığı dik pozisyon guard n.
düzensiz arazinin alanını hesaplamak için ölçümde ana hatta dik ölçülen kısa mesafe offset n.
hattan dik açılarla ölçülen kısa mesafe offset n.
dik kafalı kimse opiniatre [obsolete] n.
dik kafalılık opiniatrety [obsolete] n.
dik kafalı kimse opinative n.
dik kafalı kimse opiniaster [obsolete] n.
dik kafalı kimse opiniator n.
tüyü dik kesen şerit bar n.
kanyonun dik ve dar bölümü gorge n.
dik kaya craig [scotland] n.
dik yamaç drop n.
sert dik yaka desteği pickadilly n.
sert dik yaka desteği pickadil n.
fistolu dik yaka pickadilly n.
fistolu dik yaka pickadil n.
elektrik tellerini dik tutan direk pike pole n.
arkadan düğmeli dik ve beyaz yaka reversed collar n.
dik kafalı kimse intractable n.
göz ile nesne arasında görüş hattına dik duran düzlem plan n.
dik dik bakış fisheye n.
tepedeki saçların kısa kesilip dik durmalarının sağlandığı, tepeden düz görünen bir saç stili flat top n.
(oşinografi) dalganın tepe noktasından dik çizilen hayali çizgi orthogonal n.
dik durması için muma yapıştırılan sivri uç pricket n.