disturbance - Turco Inglés Diccionario

disturbance

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

disturbance — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /dɪˈstɝːbəns/ – BrE /dɪˈstɜːbəns/)
Categoría gramatical:
İsim: disturbance (disturbances)
Sinónimo:
disruption, interference
Antónimos:
order, stability

Significados de "disturbance" en diccionario turco inglés : 64 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
disturbance n. kargaşa
He was arrested for causing a disturbance.
Kargaşaya neden olduğu için tutuklandı.

More Sentences
disturbance n. rahatsızlık
The railway causes serious disturbance to residents nearby.
Demiryolu, civarda yaşayanlara ciddi rahatsızlık vermektedir.

More Sentences
disturbance n. rahatsız etme
General
disturbance n. huzursuzluk
Steps must be taken to avoid such disturbance once and for all.
Bu tür huzursuzlukların bir daha yaşanmaması için adımlar atılmalıdır.

More Sentences
disturbance n. karışıklık
Unfortunately, a small clique of agents provocateurs also caused violence and disturbances.
Maalesef küçük bir ajan provokatör grubu da şiddete ve karışıklıklara neden oldu.

More Sentences
disturbance n. bozukluk
In this case, focusing and concentration disturbance are inevitable after a while.
Bu durumda bir süre sonra odaklanma ve konsantrasyon bozukluğu kaçınılmazdır.

More Sentences
disturbance n. bozulma
Seabed disturbance in many coastal waters and deeper waters threatens biodiversity.
Birçok kıyı sularında ve daha derin sularda deniz dibinin bozulması biyolojik çeşitliliği tehdit etmektedir.

More Sentences
Meteorology
disturbance n. karışıklık
Unfortunately, a small clique of agents provocateurs also caused violence and disturbances.
Maalesef küçük bir ajan provokatör grubu da şiddete ve karışıklıklara neden oldu.

More Sentences
General
disturbance n. kargaşalık
disturbance n. fesat
disturbance n. üzüntü
disturbance n. rahatsız edilme
disturbance n. kıyamet
disturbance n. telaş
disturbance n. sıkıntı
disturbance n. endişe
disturbance n. parazit
disturbance n. örselenme
disturbance n. arıza
disturbance n. bozunum
disturbance n. karmaşa
disturbance n. taciz
disturbance n. taciz etme
disturbance n. kesinti
disturbance n. ara verme
disturbance n. müdahale
disturbance n. yerinden çıkarma
disturbance n. atma
disturbance n. yerini değiştirme
disturbance n. yerinden alma
disturbance n. geçimsizlik
disturbance n. karıştırma
disturbance n. gürültülü kavga
disturbance n. hararetli tartışma
disturbance n. (iletişimi kesintiye uğratan) elektriksel aktivite
disturbance n. (iletişimi kesintiye uğratan) akustik aktivite
disturbance N. perturbasyon
Law
disturbance n. çalkantı
Politics
disturbance n. toplumda karışıklık
Technical
disturbance n. arıza
disturbance n. bozucu büyüklük (reglaj sistemlerinde)
disturbance n. düzensizlik
disturbance n. düzen bozulması
disturbance n. örselenme
Computer
disturbance n. bozanetken
Aeronautic
disturbance n. kararlı durumdan sapma
Psychology
disturbance n. ruhsal bozukluk
Physics
disturbance n. distürbans
disturbance n. alan değişimi
disturbance n. aktarım alanında değişiklik
disturbance n. ortam değişikliği
disturbance n. maddede denge alanının yer değiştirmesi
Environment
disturbance n. müdahale
Meteorology
disturbance n. tufan
disturbance n. kasırga
disturbance n. tornado
disturbance n. hortum
disturbance n. güçlü fırtına
Geology
disturbance n. tektonizma
disturbance n. kabuk duyarsızlığı
disturbance n. dağ-kara oluşumu
disturbance n. yer kabuğu hareketi
disturbance n. diyastrofizm
disturbance n. dağ ve kıta oluşumu

Significados de "disturbance" con otros términos en diccionario inglés turco: 123 resultado(s)

Inglés Turco
General
civil disturbance n. toplumsal kargaşa
emotional disturbance n. duygusal rahatsızlık
magnetic disturbance n. manyetik tedirginlik
sexual disturbance n. cinsel taciz
public disturbance n. toplumsal karışıklık
disturbance handler n. beklenmedik işler veya sorunlarla başa çıkan
disturbance handler n. kriz/sorun çözümleyicisi
disturbance of the peace n. barış ortamının bozulması
cause a disturbance v. karışıklık çıkarmak
cause disturbance v. huzursuzluğa neden olmak
lead to disturbance v. huzursuzluk çıkarmak
give rise to disturbance v. huzursuzluk çıkarmak
cause disturbance v. huzursuzluk çıkarmak
provoke disturbance v. huzursuzluk çıkarmak
cause disturbance v. ortamı germek
create disturbance v. ortamı germek
make disturbance v. ortamı germek
Colloquial
disturbance of the peace n. karışıklık çıkartma
disturbance of the peace n. ortalığı karıştırma
disturbance of the peace n. kamu düzenini bozma
disturbance of the peace n. toplumsal düzeni bozma
disturbance of the peace n. kargaşalık çıkartma
disturbance of the peace expr. düzeni bozma
Idioms
cause a scene or disturbance v. kavgaya yol açmak
cause a scene or disturbance v. kavga çıkarmak
cause a scene or disturbance v. olay çıkarmak
cause a scene or disturbance v. sorun yaratmak
cause a scene or disturbance v. gerilim yaratmak
cause a scene or disturbance v. sorun çıkarmak
Trade/Economic
disturbance of right of way n. geçit hakkının engellenmesi
disturbance of right of way n. mürur hakkının engellenmesi
monetary disturbance n. parasal rahatsızlık
disturbance of possession n. başkasının malına tecavüz
disturbance term n. hata terimi
Law
domestic disturbance n. imtizaçsızlık
disturbance of the peace n. asayişin ihlali
disturbance of the peace n. sükunetin bozulması
disturbance of the peace n. asayişi bozma
disturbance of ways n. bir kişinin yoldan geçiş hakkının ihlali
Politics
political disturbance n. siyasal huzursuzluk
political disturbance n. siyasi huzursuzluk
political disturbance n. politik huzursuzluk
political disturbance n. siyasi kargaşa
political disturbance n. siyasi çalkantı
internal disturbance n. iç karışıklık
tumultuous disturbance n. kargaşa
tumultuous disturbance n. isyan
Tourism
non-disturbance agreement n. rahatsız etmeme sözleşmesi
Technical
sampling disturbance n. numune alma sırasında örselenme
disturbance of the soil n. zeminin örselenmesi
radio disturbance n. radyo rahatsızlığı
disturbance power n. rahatsızlık şiddeti
ionospheric disturbance n. iyonosferik bozan etken
electromagnetic disturbance n. elektromanyetik bozanetken
conducted disturbance n. iletilmiş bozunum
degree of sensitivity to disturbance n. örselenmeye karşı hassaslık derecesi
acoustic disturbance n. akustik bozunum
electromagnetic disturbance n. elektromanyetik bozulma
radio frequecy disturbance n. radyo frekans bozulması
limits and methods of measurement of radio disturbance characteristics of information technology equipment n. bilgi teknolojisi cihazlarının radyo-frekans bozulma karakteristiklerini ölçme yöntemleri ve sınır değerleri
radio disturbance and immunity measuring apparatus n. radyo frekans bozulma ve bağışıklık ölçme cihazı
radio disturbance voltage n. radyo bozulma gerilimi
electrical disturbance test n. elektriksel bozulma deneyi
burst disturbance test n. patlama bozulma deneyi
electrical disturbance test n. elektriksel bozulum deneyi
disturbance variable n. bozucu büyüklük (reglaj sistemlerinde)
radio disturbance characteristics of electrical lighting equipments n. elektriksel aydınlatma donanımların radyo frekansı bozulma karakteristikleri
common mode disturbance n. ortak mod bozulum
Telecom
radiated disturbance n. yayılan bozulma
disturbance voltage n. bozulma gerilimi
disturbance field strength n. bozulma alan şiddeti
disturbance suppression n. bozulma bastırması
electromagnetic disturbance n. elektromanyetik bozulma
limit of disturbance n. bozulma sınır değeri
impulsive disturbance n. ani darbeli bozulma
disturbance response of the control system n. denetim sisteminin bozulma tepkisi
mains-borne disturbance n. şehir şebekesinden gelen bozulma
radio disturbance n. radyo bozulumu
continuous disturbance n. sürekli bozulma
immunity to electromagnetic disturbance n. elektromanyetik gürültüye karşı olan bağışıklık
Electric
electrical disturbance n. elektriksel bozulma
electrical disturbance n. elektriksel bozulum
Radio
radio disturbance characteristics n. radyo bozulma karakteristikleri
electromagnetic disturbance n. elektromanyetik bozulma
radio frequency disturbance n. radyo frekans bozulması
Aeronautic
barotropic disturbance n. barotropik bozukluk
Marine
atmospheric disturbance n. atmosferik bozukluk
atmospheric disturbance n. radyo parazitleri
Medical
metabolic disturbance n. metabolik bozukluk
gastrointestinal disturbance n. gastrointestinal bozukluk
physical disturbance n. fiziksel bozukluk
mental disturbance n. zihinsel hastalık
hemodynamic disturbance n. hemodinamik bozukluk
severe psychiatric disturbance n. ağır psikiyatrik bozukluk
sleep disturbance n. uyku bozukluğu
gait disturbance n. yürüme güçlüğü
oculomotor disturbance n. okulomotor bozukluk
cardiovascular disturbance n. kardiyovasküler bozukluk
disturbance in serum lipid profile n. serum lipid profilindeki bozukluk
eating disturbance n. yeme bozukluğu
body image disturbance n. beden imaj bozukluğu
disturbance in barrier immunologic and thermoregulatory functions of the skin n. derinin bariyer immunolojik ve termoregulatuar fonksiyonlarının bozulması
respiratory disturbance n. solunum bozukluğu
Psychology
serious emotional disturbance n. ciddi duygusal rahatsızlık
mental disturbance n. ruhsal bozukluk
Statistics
moving average disturbance n. hareketli ortalama bozulması
stochastic disturbance n. stokastik bozulma
Astronomy
magnetic disturbance n. manyetik tedirginlik
Tobacco
paper disturbance arm n. kağıt dalgalanma kolu
Environment
intermediate disturbance hypothesis n. orta dereceli müdahale hipotezi
high disturbance potential n. yüksek bozunum potansiyeli
Meteorology
tropical disturbance n. tropikal karmaşa
sea disturbance n. deniz karışıklığı
ionospheric disturbance n. iyonosfer bozulması
Geology
disturbance factor n. örselenme faktörü
seismic disturbance n. yer kabuğunun sallanması
Military
fence disturbance sensor n. tel örgü ihlal algılayıcısı
civil disturbance n. sivil karışıklık
civil disturbance n. sivil ayaklanma
civil disturbance readiness conditions n. sivil ayaklanma hazırlanma durumları
domestic disturbance n. iç karışıklık
disturbance of peace n. barışın ihlali
disturbance of peace n. barışın bozulması