down to - Turco Inglés Diccionario

down to

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "down to" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
down to prep. -e kadar

Significados de "down to" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
getting down to n. koyulma
settle down to v. cidden yapmaya başlamak (bir işi)
come down to earth v. hayal kurmaktan vazgeçmek
buckle down to something v. koyulmak
wear oneself down to a shadow v. erim erim erimek
knuckle down to v. başlamak
talk down to v. aşağılayarak konuşmak
boil down to v. indirgenmek
throw down the gage to somebody v. meydan okumak
go down on one's knees to somebody v. ayaklarına kapanmak
settle down to v. dikkatini vermek
come down to v. indirgenmek
put something down to v. bir şeyi birine vermek
be unable to settle down v. dikiş tutturamamak
settle down to v. kendini adamak
come down to v. kalmak (bir kişiden/bir zamandan)
get down to work v. ciddi olarak işe koyulmak
boil down to v. demeye gelmek
come or bring down to the ground v. alana inmek
wear oneself down to a shadow v. kendini helak etmek
settle down to v. kendini (bir işe) vermek
go down on one's knees to v. ayaklarına kapanmak
come down to earth v. gerçekçi olmak
sit down to a meal v. sofraya oturmak
be unable to slow down v. hızını alamamak
settle down to v. koyulmak
get down to v. başlamak
go down on one's knees to v. diz çökmek
efforts to go down the drain v. emekleri boşa gitmek
(computer) to be down v. bilgisayar çökmek
cause (someone) to come down in the world v. sürüm sürüm süründürmek
take the lift down to v. asansörle inmek
hand down from father to son v. babadan oğula geçmek
(fog) to come down v. sis çökmek
go down to v. -e uzanmak
get down to brass tacks v. sadede gelmek
get down to a fine art v. mükemmele ulaşmak
get down to v. yol almak
get down to a fine art v. mükemmele erişmek
get down to brass tacks v. ayakları yere basarak konuşmak
get down to a fine art v. doruğa ulaşmak
get down to v. ilerlemek
get down to a fine art v. ustalığın şahikasına ulaşmak
get down to business v. iş konuşmasına başlamak
get down to a fine art v. zirveye tırmanmak
get down to business v. ana iş konusunu görüşmeye başlamak
get down to business v. sadede gelmek
get down to v. (ilişkide/işte vb) adım atmak
get down to business v. işe dönmek
get down to brass tacks v. pratikten söz etmek
talk down to v. biriyle küçümseyici bir biçimde konuşmak
cut down to size v. küçültüp gerçek boyutlarına döndürmek
lay down to work v. işe gömülmek
be down to one number v. bir sayıyla kaçırmak
be down to one number v. altılıda beşte kalmak
be down to one number v. bir numarayla kaybetmek
go down to the planet v. gezegene inmek
kneel down to pick it up v. almak için yere eğilmek
hand something down from generation to generation v. kuşaktan kuşağa aktarmak
lead down to something/somewhere v. (merdiven) (bodruma/alt kata) inmek
put down to the fact v. ortaya koymak
come down to the history of v. ...tarihine geçmek
down to earth adj. gerçekçi
down to earth adj. pratik
down-to-earth adj. gerçekleştirilebilir
down-to-earth adj. uygulanabilir
down-to-earth adj. gerçekçi
down-to-earth adj. hissiz
down-to-earth adj. makul
down to the ground adv. tamamen
down to the ground adv. her hususta
without wishing to lay down the law adv. haddim olmayarak
sun up to sun down adv. gün doğumundan gün batımına (kadar olan süre)
down-to-earth N. mütevazı
poised and down-to-earth adj. dengeli ve ayakları yere basan
poised yet down-to-earth adj. dengeli ve ayakları yere basan
Phrasals
go down to v. boyun eğmek
go down to v. (yeniler karşısında) yıkılmak
go down to v. -e kadar gelmek
buckle down to v. işe canla başla sarılmak
buckle down to v. dört elle sarılmak
buckle down to v. ciddiyetle bir işe girişmek
buckle down to v. hevesle girişmek
buckle down to v. dört elle girişmek
boogie down to somewhere v. yetişmeye çalışmak
boogie down to somewhere v. aceleyle bir yere gitmek
hurry down to somewhere v. aceleyle/hızla aşağıya inmek/gitmek
lead someone down to something v. birinin bir yere inmesine yardımcı olmak/rehberlik etmek
pass something down (to someone) v. birine bir şeyi miras bırakmak
pass something down (to someone) v. birine bir şey uzatmak/vermek
come down to v. (rakım olarak daha alçakta) bir yere gelmek
point down to something v. aşağıda bir şeyi göstermek
reach down to something v. (yerdeki/aşağıdaki) bir şeye uzanmak
scoot down to v. aceleyle bir yere inmek
see someone down to something v. birine aşağıya kadar eşlik etmek
slope down (to something or some place) v. aşağıya doğru uzanmak
trickle down (to something) v. bir şeye damlamak
bow down to (someone) v. (birine) boyun eğmek
bow down to (someone) v. itaat etmek
bow down to (someone) v. diz çökmek
bow down to (someone) v. (birinin önünde) yere kapanmak
bow down to (someone) v. emrine girmek
drill down (to something) v. delik açmak
drill down (to something) v. aşağıya doğru delmek
drill down (to something) v. kuyu açmak
set something down to something v. yormak
peg (one) down to (something) v. uymasını sağlamak (kurallara, standartlara, belli bir davranış biçimine)
plead down to (something) v. daha hafif bir suçtan daha düşük bir ceza almak
plead down to (something) v. savcıyla birinin daha hafif bir suçtan ceza almasını sağlayacak bir anlaşma yapmak
put something down to something v. -e vermek
plead down to (something) v. daha hafif bir suçlamayla cezalandırılmak
put (something) down to (something else) v. yormak
put (something) down to (something else) v. -e vermek
put something down to something v. yormak
plummet (down) to (something or some place) v. ciddi ölçüde gerilemek
set something down to something v. '-e bağlamak (bir şeyi başka bir şeyin nedeni saymak)
put something down to something v. '-e bağlamak (bir şeyi başka bir şeyin nedeni saymak)
plummet (down) to (something or some place) v. yüksekten düşmek
plead down to (something) v. birinin daha hafif bir suç işlediğini resmi olarak kabul ve beyan etmek
set something down to something v. -e vermek
put (something) down to (something else) v. '-e bağlamak (bir şeyi başka bir şeyin nedeni saymak)
peg (one) down to (something) v. (kurallara, standartlara, belli bir davranış biçimine) uydurmaya çalışmak
plummet (down) to (something or some place) v. ani/ciddi düşüş yaşamak
plummet (down) to (something or some place) v. çakılmak
plummet (down) to (something or some place) v. çok yüksekten yere çakılmak
peg (one) down to (something) v. uyum sağlatmak
strip someone or something down to something v. birini tamamen soymak
strip down (to) v. -e kadar soymak (üzerinde yalnızca bazı kıyafetleri kalana kadar soymak)
set down to v. '-e yormak
see (one) down (to something or some place) v. uğurlamak
see (one) down (to something or some place) v. aşağıya kadar eşlik etmek
see (one) down (to something or some place) v. -e kadar geçirmek
strip down to (something) v. tamamen/çırılçıplak soymak
see (one) down (to something or some place) v. yolcu etmek
strip down (to) v. striptiz yapmak
strip down to (something) v. birini vücudunun belli bir kısmına kadar soymak
strip down to (something) v. soymak
set down to v. -e vermek
strip down to (something) v. vücudunun belli bir kısmına kadar soyunmak
strip down to (something) v. '-e kadar soymak (üzerinde sadece iç çamaşırı kalana kadar soymak)
strip down (to) v. soyunmak
strip down (to) v. '-e kadar soyunmak (üzerinde yalnızca bazı kıyafetleri kalana kadar soyunmak)
strip down to (something) v. tamamen/çırılçıplak soyunmak
strip someone or something down to something v. birini üzerinde sadece bir veya birkaç kıyafeti (iç çamaşırı) kalana kadar soymak
strip someone or something down to something v. birini tamamen/çırılçıplak soymak
strip down to (something) v. soyunmak
strip down to (something) v. '-e kadar soyunmak (üzerinde sadece iç çamaşırı kalana kadar soyunmak)
set down to v. '-e bağlamak (bir şeyi başka bir şeyin nedeni saymak)
work down (the line) (to someone or something) v. (birinin, bir şeyin) çizgisini/seviyesini yakalamaya çalışmak
write down to someone v. birini/okuyucuyu küçümser bir dille yazmak