duyma - Turco Inglés Diccionario

duyma

Significados de "duyma" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
duyma hearing n.
People love stories and hearing useful information.
İnsanlar hikayeleri ve faydalı bilgiler duymayı sever.

More Sentences
Linguistics
duyma hearing n.
People love stories and hearing useful information.
İnsanlar hikayeleri ve faydalı bilgiler duymayı sever.

More Sentences
General
duyma audition n.
duyma sensation n.
duyma aesthesis n.
duyma audience n.
Trade/Economic
duyma perception n.

Significados de "duyma" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
duyma özürlüler için haberleşme cihazı telecommunications device for the deaf n.
saygı duyma respecting n.
taparcasına hayranlık duyma hero worship n.
aşırı hayranlık duyma idolization n.
duyma menzili earshot n.
utanç duyma embarrassment n.
hayvanlara karşı cinsel istek duyma zoophilism n.
neşe duyma joying n.
hayvanlara sapıklık derecesinde ilgi duyma zoophilia n.
duyma eşiği sensation level n.
duyma yeteneği ear n.
şüphe duyma suspecting n.
yabancı şeylere ilgi duyma xenophilia n.
duyma gücü audition n.
rastlantı eseri duyma overhearing n.
ihtiyaç duyma needing n.
ihtiyaç duyma requiring n.
ihtiyaç duyma need n.
hayranlık duyma self-admiration n.
duyma erimi earshot n.
tamire ihtiyaç duyma disrepair n.
atalara/geleneklere aşırı bağlı olma/hayranlık duyma durumu filiopietistic n.
duyma siniri acoustic nerve n.
aşırı hayranlık duyma idolisation n.
pişmanlık duyma act of contrition n.
e hayranlık duyma admirance n.
yeniden duyma rehearing n.
duyma duyusu sense of hearing n.
haz duyma relish n.
zevk duyma relish n.
derinden saygı duyma toe-kissing n.
yakınlık duyma enamoredness n.
güven duyma unsuspicion n.
saygı duyma veneration n.
duyma mesafesi hail n.
aynı cinsiyetten birine cinsel çekim duyma homosex n.
afyon gibi uyuşturucular için şiddetli istek duyma yen n.
şeytanca zevk duyma gloat n.
saygınlığından endişe duyma gigmanity n.
saygınlığıyla gurur duyma gigmanity n.
motivasyon eksikliği duyma demotivation n.
elem duyma deploration n.
keder duyma deploration n.
eksikliğini duyma desideration n.
aşırı hayranlık duyma idolism n.
kuşku duyma impeachment n.
nefret duyma dislike n.
şehriyle gurur duyma civic spirit n.
özel ilgi duyma fancy n.
görme, duyma, koklama, tatma ve hissetme duyuları five senses n.
gerçek iş veya faaliyetlere ilgi duyma practicality n.
memleketinden gurur duyma pride of place n.
kendinden keyif duyma self-enjoyment n.
kendinden şüphe duyma self-doubt n.
kendi ile gurur duyma self-pride n.
vücut deldirme ve dövmelere karşı cinsel haz duyma stigmatophilia n.
rahatsızlık duyma pesterment n.
endişe duyma suspensefulness n.
şüphe duyma suspectedness n.
şüphe duyma suspectiousness n.
duyma yeteneğini yitirmek lose one's hearing v.
duyma engelli somewhat deaf adj.
duyma engelli hearing impaired adj.
duyma engelli hard of hearing adj.
duyma bozukluğu olan hearing impaired adj.
duyma engelli deaf adj.
duyma ile ilgili auditory adj.
duyma mesafesinde within cooey prep.
başkasının talihsizliğinden haz duyma schadenfreude N.
Phrases
duyma mesafesi dışında out of hearing expr.
duyma mesafesinde in hearing distance expr.
Colloquial
duyma güçlüğü hard of hearing n.
az duyma hard of hearing n.
duyma zorluğu hard of hearing n.
ünlülere/sosyal medya fenomenlerine aşırı derecede yakınlık duyma parasocial relationship n.
duyma mesafesinde within hearing distance expr.
(birinin/bir şeyin) duyma mesafesinin içinde within earshot (of somebody/something) expr.
(birinin/bir şeyin) duyma mesafesinde within earshot (of somebody/something) expr.
Idioms
kafasının içinde/zihninde tekrar tekrar duyma the mind's ear n.
sürekli sevgiye ihtiyaç duyma love-tooth in the head n.
(bir şey için) saygı duyma credit (for something) n.
(bir şey) içme isteği duyma thirst for (something) n.
duyma erimi dışında olmak be out of earshot of v.
duyma menzili dışında olmak be out of earshot of v.
(bir şeyi) duyma mesafesine yaklaşmak move within earshot v.
duyma mesafesine yaklaşmak move within earshot v.
duyma uzaklığında within earshot expr.
duyma mesafesinde in earshot expr.
(birinin/bir şeyin) duyma mesafesinin dışında out of earshot (of somebody/something) expr.
(birinin) duyma mesafesinde in/within (somebody's) hearing expr.
duyma mesafesinin dışında out of earshot expr.
Poetic/Literary
e hayranlık duyma admiraunce n.
Speaking
geçmişinden asla pişmanlık duyma never look back in regret expr.
Media
(t.v programında) duyma engelliler için alt yazı seceneği closed-captioned television n.
Technical
koku duyma smell n.
duyma kuvveti ölçme aleti audiometer n.
duyma eşiği threshold of hearing n.
duyma menzili earreach n.
Telecom
duyma alanı area of audibility n.
Medical
duyma seviyesinin ölçümünde kullanılan cihaz acoumeter n.
içsel duyma zaman farkı interaural time difference n.
idrar ile seks arzusu duyma undinism n.
idrar ile seks arzusu duyma urolagnia n.
idrar ile seks arzusu duyma urophilia n.
sıcak veya soğuğu duyma thermaesthesia n.
duyma zorluğu paracousis n.
duyma zorluğu paracusis n.
sıcak veya soğuğu duyma thermesthesia n.
duyma seviyesinin ölçümü acoumetry n.
tek bir sesi farklı perdelere ait iki ses olarak duyma diplacusis n.
duyma hassasiyeti yaşayarak clairaudiently adv.
Anatomy
duyma yetisi auditory modality n.
Psychology
gaipten duyma clairaudience n.
ölülere karşı cinsel istek duyma necrophilia n.
zevk duyma korkusu hedonophobia n.
bazı kelime veya isimleri duyma korkusu onomatophobia n.
kendi sesini duyma endişesi phonophobia n.
empati duyma yeteneği theory of mind n.
mezarlara ve mezarlıklara aşırı ilgi duyma taphephilia n.
mezarlara ve mezarlıklara aşırı ilgi duyma taphophilia n.
kendi bedenine arzu duyma narcissism n.
çıplak görünmekten haz duyma nudomania n.
cesetlere patolojik düzeyde ilgi ve hayranlık duyma necromania n.
ölülere cinsel arzu duyma necrophily n.
ölmeye patolojik düzeyde arzu duyma necrophilism n.
acı çekmek veya vermekten cinsel haz duyma algolagnia n.
acı çekmek veya vermekten cinsel haz duyma algophilia n.
çiçeklere aşırı ilgi duyma anthomania n.
yaşlılara karşı cinsel ilgi duyma gerontophilia n.
ev yaşamına karşı isteksizlik duyma oecophobia n.
bebek bezinden cinsel haz duyma infantilism n.
kazalar veya felaketlerden cinsel heyecan duyma symphorophilia n.
ölüm ve yıkım gibi dehşet verici konulara ilgi duyma morbid fascination n.
cansız nesneye veya vücudun cinsel organ dışındaki bir bölümüne dokunarak haz duyma fetishism n.
erişkin bireylere cinsel çekim duyma teleiophilia n.
(farklı türlere çekim duyma ve fetişizm gibi) kalıplaşmış davranışlardaki bir bozukluktan muzdarip malimprinted adj.
Physiology
algıların (görme, duyma) ana yollarından her biri modality n.
cinsel istek duyma oestruation n.
Pathology
duyma güçlüğü thickness n.
duyma güçlüğü yaşayan thick adj.
Physics
duyma bölgesi zone of audibility n.
Zoology
hayvanda duyma becerisi hearing n.
Social Sciences
duyma yetisine sahip kişilerin işitme engellilere göre daha üstün olduğuna inanma audism n.
Literature
“gunga din" şiirinde de anlatılan, beyaz olmayanlara karşı hem üstünlük hem de şefkat duyma durumu kiplingism n.
duyma yetisini geri kazandırmak undeaf v.
duyma yetisini geri getirmek undeaf v.
Linguistics
duyma engellilerce kullanılan özel el hareketleriyle iletişim kurma sistemi home sign n.
Religious
azizlere aşırı saygı duyma hierolatry n.
Military
acı duyma deploration n.
Art
mükemmel objelere ilgi duyma vertu n.