eşcinsel - Turco Inglés Diccionario

eşcinsel

Significados de "eşcinsel" en diccionario inglés turco : 27 resultado(s)

Turco Inglés
General
eşcinsel gay n.
The pub only serves gays.
Bar sadece geylere hizmet veriyor.

More Sentences
eşcinsel homosexual n.
This is a common condition among homosexual men.
Bu eşcinsel erkekler arasında yaygın bir durumdur.

More Sentences
eşcinsel gay n.
The pub only serves gays.
Bar sadece geylere hizmet veriyor.

More Sentences
eşcinsel camp adj.
The film doesn't contain an offensive camp role as a comedy item.
Filmde komedi öğesi olarak saldırgan bir eşcinsel rolü yok.

More Sentences
Psychology
eşcinsel homosexual adj.
Homosexual men and women are campaigning for having equal rights.
Eşcinsel erkek ve kadınlar eşit haklara sahip olmak için kampanya yürütüyor.

More Sentences
Social Sciences
eşcinsel homosexual n.
This is a common condition among homosexual men.
Bu eşcinsel erkekler arasında yaygın bir durumdur.

More Sentences
Slang
eşcinsel camp n.
The film doesn't contain an offensive camp role as a comedy item.
Filmde komedi öğesi olarak saldırgan bir eşcinsel rolü yok.

More Sentences
eşcinsel queer n.
The authorities evicted Rochel's queer feminist squat.
Yetkililer Rochel'in eşcinsel ve feministlerin gecekondusunu tahliye etti.

More Sentences
General
eşcinsel lesbian n.
eşcinsel homophile n.
eşcinsel homoerotic adj.
Medical
eşcinsel homoerotic adj.
Biology
eşcinsel moffie adj.
Slang
eşcinsel invert n.
eşcinsel tutti-frutti n.
eşcinsel homo n.
eşcinsel flake n.
eşcinsel queen n.
eşcinsel yag n.
eşcinsel a friend of dorothy [old-fashioned] n.
eşcinsel brighton (brighton pier rhyming with queer) n.
eşcinsel (as) gay as a three-dollar bill adj.
eşcinsel faggy adj.
eşcinsel inverted adj.
eşcinsel poofy adj.
eşcinsel ginger beer adj.
eşcinsel fruity adj.

Significados de "eşcinsel" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
kadın eşcinsel sapphist n.
eşcinsel olmayan kimse straight n.
eşcinsel düşmanı homophobe n.
edebiyatta eşcinsel erkekler gay men in literature n.
eşcinsel erkek homophile n.
eşcinsel erkekler gay men n.
kadının eşcinsel olması durumu lesbianism n.
eşcinsellerin eşcinsel olduklarını rahatlıkla söylemeleri gerektiğini savunan düşünce gay pride n.
eşcinsel hakları gay rights n.
eşcinsel evliliği gay marriage n.
eşcinsel bir avukat a homosexual lawyer n.
eşcinsel erkek homosexual male n.
eşcinsel çift gay couple n.
eşcinsel erkek twinkie n.
eşcinsel kimse homosexualist n.
eşcinsel aktivite homoeroticism n.
eşcinsel aktivite homoerotism n.
eşcinsel ilişki homosexuality n.
eşcinsel kimse mo n.
eşcinsel çiftin her biri companion n.
eşcinsel erkek poonce n.
eşcinsel jigolo prostitute n.
gizli eşcinsel closet case n.
eşcinsel evliliği savunmak defend gay marriage v.
eşcinsel olduğunu ifşa etmek out v.
eşcinsel temelli homocentric adj.
eşcinsel önyargısı olan homocentric adj.
eşcinsel arzu uyandıran homoerotic adj.
yetişkin ve genç erkek arasındaki eşcinsel ilişkiye ait pederastic adj.
eşcinsel ilişki içeren same-sex adj.
eşcinsel dostu gay-friendly adj.
eşcinsel olarak queerly adv.
eşcinsel olarak gayly adv.
eşcinsel bir şekilde homosexually adv.
eşcinsel anlamı veren ön ek hom- pref.
Phrasals
eşcinsel, biseksüel olduğunu açıklamak come out v.
Colloquial
geceyarısı eşcinsel erkek peşinde koşan kimse midnight cowboy n.
eşcinsel erkek urning [rare] n.
eşcinsel evliliği marriage lite n.
eşcinsel olduğunu açıklamak out v.
gizli (eşcinsel) closeted adj.
(eşcinsel) hetero gibi davranan straight-acting adj.
(eşcinsel) yönelimini saklamadan out adv.
kendini heteroseksüel gibi gösteren eşcinsel on the down low expr.
Idioms
eşcinsel camianın toplu harcama/alım gücü pink money n.
eşcinsel olduğunu söylemek come out of the closet v.
eşcinsel olmak play for the other team v.
aleni bir şekilde eşcinsel/trans (as) queer as a three-dollar bill [us] adj.
düpedüz eşcinsel/trans (as) bent as a nine-bob note [uk] adj.
apaçık eşcinsel/trans (as) bent as a nine-bob note [uk] adj.
aleni bir şekilde eşcinsel/trans (as) bent as a nine-bob note [uk] adj.
düpedüz eşcinsel/trans (as) queer as a three-dollar bill [us] adj.
apaçık eşcinsel/trans (as) queer as a three-dollar bill [us] adj.
belirgin biçimde eşcinsel gay as pink ink expr.
belirgin biçimde eşcinsel as gay as pink ink expr.
eşcinsel olduğunu söyleyen/açıklayan out of the closet expr.
eşcinsel olduğunu saklamayan out of the closet expr.
eşcinsel askerlerin cinsel kimlikleri hakkında konuşmasını yasaklayan kanun dadt (don't ask, don't tell) abrev.
abd'de açıkça eşcinsel olanların orduda görev yapmasına izin vermeyen, eşcinsel kimliklerini gizli tuttukları sürece orduda görev yapmasına izin verilen ordu politikası dadt (don't ask, don't tell) abrev.
Speaking
eşcinsel değilim I am not gay expr.
onun o zamanlar eşcinsel olduğundan haberim yoktu I didn't know he was gay back then expr.
Law
1957'de ingiltere'de hazırlanmış, rıza gösteren yetişkinler arasındaki eşcinsel ilişkilerin yasallaştırılmasını öneren bir çalışma wolfenden report n.
eşcinsel ilişkiye girmesi yasal olan on altı yaş üzeri erkek consenting adult [uk] n.
Politics
abd'de erken dönem eşcinsel gruplarınca tercih edilen bir tür doğrudan eylem zap n.
eşcinsel haklarıyla aktif olarak ilgili homophile adj.
Media
eşcinsel kitleyi bir ürüne çekebilmek için karaktere eşcinsel rol verilmesi veya eşcinsel karakterlere yer verilmesi pinkwashing n.
Psychology
eşcinsel bağırsak sendromu gay bowel syndrome n.
eşcinsel özgürlüğü gay liberation n.
eşcinsel olma korkusu homophobia n.
eşcinsel (kimse) homophile adj.
Biology
eşcinsel kimse moffie n.
Social Sciences
eşcinsel birliktelik/evlilik same-sex partnership n.
eşcinsel evlilik same-sex marriage n.
eşcinsel evliliği same-sex marriage n.
karşı cinsten biriyle evliyken veya beraberliği varken eşcinsel ilişkide bulunan ve bu tercihini reddedilmekten çekindiği için saklayan eşcinsel down-low n.
eşcinsel evlilik gay marriage n.
eşcinsel evlilik same-sex marriage n.
erkek eşcinsel gay n.
eşcinsel evliliğe uygulanan çifte standart marriage inequality n.
eşcinsel evliliği gayrimeşru olarak düşünenlerin normal kabul ettiği heteroseksüel evlilik traditional marriage n.
eşcinsel evliliğin yasal kabul edilmemesi marriage inequality n.
erkeklerle cinsel ilişkiye giren ama kendini mutlaka eşcinsel olarak tanımlamayan erkek men who have sex with men n.
erkeklerle yatan ama kendini mutlaka eşcinsel olarak tanımlamayan erkek men who have sex with men n.
erkeklerle seks yapan ama kendini mutlaka eşcinsel olarak tanımlamayan erkek men who have sex with men n.
erkeklerle cinsel ilişkiye giren ama kendini eşcinsel olarak tanımlamayan erkek msm (men who have sex with men) n.
Linguistics
ingiliz erkek eşcinsel argosu parlyaree n.
ingiliz erkek eşcinsel argosu polari n.
Archaic
eşcinsel kadın fricatrice n.
Slang
cinsel tercihini belli etmeyen eşcinsel erkek closet queen n.
(eşcinsel erkekler için) kadınsı a nancy boy n.
eşcinsel bir erkeğin fazla efemine hareket etmesi camp it up n.
eşcinsel erkek fairy n.
eşcinsel erkek shirtlifter n.
eşcinsel erkek gay man n.
eşcinsel erkek closet queen n.
eşcinsel erkek poofter n.
eşcinsel hayat tarzından vazgeçip yeniden karşı cinsle birlikte olmaya başlayan kimse yestergay n.
eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın beard n.
eşcinsel hayat tarzı sürdürmekle birlikte gizli gizli kadınlarla da birlikte olan erkek yestergay n.
eşcinsel jigololuğu rough trade n.
eşcinsel erkek bum chum n.
eşcinsel ilişkide kadın gibi davranan kimse galboy n.
ilişkide pasif olan eşcinsel bottom n.
ilişkide pasif olan eşcinsel catcher n.
pasif eşcinsel catcher n.
aktif eşcinsel pitcher n.
ilişkide aktif olan eşcinsel pitcher n.
genç eşcinsel çocuk twink n.
bir kişinin eşcinsel olduğunu anlama yeteneği gaydar n.
eşcinsel ilişkide penisleri birbirine sürtme frotting n.
eşcinsel erkek blade n.
çok kıllı eşcinsel erkek bear n.
kilolu kıllı eşcinsel erkek bear n.
eşcinsel/homoseksüel erkek queer-beer n.
kimsenin hazzetmediği yaşlı eşcinsel adam troll n.
eşcinsel erkek confirmed bachelor n.
genç, çekici, genellikle narin veya fiziksel olarak alımlı eşcinsel erkek twink n.
eşcinsel kadın bulldagger n.
eşcinsel erkek fruit n.
eşcinsel erkek fruiter n.
eşcinsel erkek fruit salad n.
sakso çeken eşcinsel erkek dick-licker n.
oral çeken eşcinsel erkek dick-licker n.
eşcinsel erkek ginger beer (ginger beer rhyming with queer) n.
eşcinsel (erkek) light in the loafers n.
(eşcinsel argosunda) cillop gibi oğlan chicken n.
aktif eşcinsel erkek top n.
eşcinsel cinsel aktivite sırasında nüfuz edici rol oynayan kişi top n.
eşcinsel ilişkide baskın kişi top n.
hapishanedeki tehlikelerden korunmak için eşcinsel ilişkiye giren erkek biach n.
erkek eşcinsel mary n.
aktif eşcinsel wolf n.
eşcinsel erkek wooftah n.
eşcinsel ilişkide pasiflik bottom n.
oral çeken eşcinsel erkek dicky-licker n.
sakso çeken eşcinsel erkek dicky-licker n.
karşı cinsten biriyle evliyken veya beraberliği varken eşcinsel ilişkide bulunan ve bu tercihini reddedilmekten çekindiği için saklayan eşcinsel downlow n.
eşcinsel erkeklerin birbirlerine hitap etmek için kullandıkları bir kelime gurl n.
eşcinsel erkek fruity [offensive] n.
eşcinsel (erkek) m4m n.
eşcinsel adam cream puff n.
eşcinsel erkek fahişe piece of ass [rare] n.
umumi tuvaletlerde eşcinsel ilişkiye girme cottaging [uk] n.
eşcinsel erkeğin kız kankası fruit fly n.
eşcinsel olmak bat for the other side v.
eşcinsel olduğunu açıklamak come out v.
(eşcinsel) partner arayışıyla ortamlarda dolanmak troll v.
(özellikle erkek için) kendini heteroseksüel gibi gösteren eşcinsel olmak be on the dl v.
(özellikle erkek için) açık olmayan eşcinsel olmak be on the dl v.
(özellikle erkek için) açılmamış eşcinsel olmak be on the dl v.