gay - Turco Inglés Diccionario

gay

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

gay — Definition

Significado:
neşeli, eşcinsel
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɡeɪ/ – BrE /ɡeɪ/)
Categoría gramatical:
Sıfat; İsim: gay (gays)
Sinónimo:
cheerful, homosexual
Antónimos:
gloomy, heterosexual

Significados de "gay" en diccionario turco inglés : 55 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
gay n. gey
Sami knew that he was gay.
Sami onun gey olduğunu biliyordu.

More Sentences
gay adj. şen
General
gay n. eşcinsel
The pub only serves gays.
Bar sadece geylere hizmet veriyor.

More Sentences
gay n. eşcinsel
The pub only serves gays.
Bar sadece geylere hizmet veriyor.

More Sentences
gay adj. keyifli
I felt gay before the elimination.
Eleme öncesinde kendimi keyifli hissediyordum.

More Sentences
gay adj. canlı
He loves wearing gay colours.
Canlı renkler giymeyi seviyor.

More Sentences
gay adj. neşeli
Moscow will be very gay and exciting.
Moskova çok neşeli ve heyecanlı olacak.

More Sentences
Social Sciences
gay n. gey
Sami knew that he was gay.
Sami onun gey olduğunu biliyordu.

More Sentences
gay n. erkek eşcinsel
Each guy is at a different place in their gay maturity.
Her erkek eşcinsel olgunluğunda farklı bir yerdedir.

More Sentences
Slang
gay adj. aptalca
Did you really make the gayest choice?
Sahiden en aptalca seçimi mi yaptın?

More Sentences
General
gay n. homoseksüel
gay n. (pitman'ın yazı sisteminde) bir harf adı
gay v. neşeli davranmak
gay v. neşelenmek
gay v. şen ve hareketli hale gelmek
gay v. canlı, parlak veya neşeli hale getirmek
gay v. canlandırmak
gay v. neşelendirmek
gay adj. hoppa
gay adj. hovarda
gay adj. şenlikli
gay adj. sefih
gay adj. pasaklı
gay adj. yüzsüz
gay adj. mutlu
gay adj. parlak
gay adj. parlak ve güzel renkli
gay adj. ahlaksızca yaşayan (kadın)
gay adj. fuhşa karışmış (kadın)
gay adj. hadsiz ve küstah
gay adj. yüzsüz
gay adj. saygısız
gay adj. arsız
gay adj. eşcinsellere ait
gay adj. eşcinseller ile ilişkili
gay adj. eşcinseller tarafından kullanılan
gay adv. şen şakrak
gay adv. neşe ile
gay adv. parlak biçimde
Geography
gay n. georgia eyaletinde yerleşim yeri
Slang
gay n. homo
gay adj. uygunsuz
gay adj. yakışıksız
gay adj. karı kılıklı
gay adj. banal
gay adj. aptal
gay adj. beyinsiz
gay adj. acayip
gay adj. yersiz
gay adj. acınası
gay adj. zavallı
gay adj. uygunsuz derecede cüretkar
gay adj. aşırı küstah
gay adj. fazla teklifsiz
gay adj. laubali

Significados de "gay" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
Slang
gay flake n.
gay queer as a three-dollar bill n.
gay as queer as a three-dollar bill n.
gay fruit salad n.
gay (as) gay as a three-dollar bill adj.

Significados de "gay" con otros términos en diccionario inglés turco: 123 resultado(s)

Inglés Turco
General
gay dog n. çapkın adam
gay marriage n. gay evliliği
gay men in literature n. edebiyatta eşcinsel erkekler
gay woman n. neşeli kadın
gay men n. eşcinsel erkekler
gay pride n. eşcinsellerin eşcinsel olduklarını rahatlıkla söylemeleri gerektiğini savunan düşünce
gay rights n. eşcinsel hakları
gay marriage n. eşcinsel evliliği
gay couple n. gay çift
gay couple n. eşcinsel çift
gay gordons [uk] n. hareketli eski bir dans
gay [dialect] [uk] n. kitap çizimi
gay [dialect] [uk] n. kitap resmi
gay [obsolete] n. eğlenceli uğraş
gay [obsolete] n. eğlenceli kimse
gay nineties n. abd'nin 1890'lı yıllarına verilen isim
gay [dialect] [uk] n. oyuncak
gay [dialect] [uk] n. çocuklara yönelik süs
gay [dialect] [uk] n. kağıt üzerindeki resim
defend gay marriage v. eşcinsel evliliği savunmak
just gay enough adj. kadınsı
gay [obsolete] adj. (şiirde) mağrur
gay [scotland] adj. kayda değer (miktar)
gay [dialect] [uk] adj. sağlıklı
gay [dialect] [uk] adj. iyi (fiziksel durum)
gay [obsolete] adj. (şiirde) muhteşem
gay [dialect] [uk] adj. iyi
gay-friendly adj. eşcinsel dostu
gay [scotland] adj. hatırı sayılır (miktar)
gay [dialect] [uk] adj. iyi (sağlık)
gay [obsolete] adj. (şiirde) asil
gay [obsolete] adj. (şiirde) güzel
gay [scotland] adv. oldukça
gay [scotland] adv. çok
gay [scotland] adv. hayli
gay [scotland] adv. epey
Colloquial
just gay enough expr. efeminen
Idioms
a gay dog n. çapkın adam
(something)-adjacent (as in gay-adjacent) adj. -vari
(something)-adjacent (as in gay-adjacent) adj. -imsi/ımsı
(something)-adjacent (as in gay-adjacent) adj. -benzeri
(as) gay as pink ink adj. ben geyim/homoseksüelim diye bağıran
(as) gay as pink ink adj. gey olduğu her halinden/hareketinden belli
as gay as a lark expr. şen şakrak
with gay abandon expr. umursamadan
with gay abandon expr. aldırış etmeden
gay as pink ink expr. belirgin biçimde eşcinsel
as gay as pink ink expr. belirgin biçimde eşcinsel
Speaking
I'm not gay seat expr. tiyatro veya sinemaya giden iki erkeğin homoseksüel oldukları düşünülmesin diye oturuken aralarında bıraktıkları boş koltuk
I am not gay expr. eşcinsel değilim
I didn't know he was gay back then expr. onun o zamanlar eşcinsel olduğundan haberim yoktu
Politics
gay liberation movement n. gey kurtuluş hareketi
gay lib n. eşcinselleri hukuki, toplumsal veya ekonomik baskıdan kurtarmayı amaçlayan hareket
gay liberation movement n. eşcinselleri hukuki, toplumsal veya ekonomik baskıdan kurtarmayı amaçlayan hareket
gay lib n. gey kurtuluş hareketi
Industry
gay-lussac tower n. gay-lussac kulesi
Dyeing
verd gay n. sarımsı yeşilin canlı bir tonu
Medical
gay-lussac’s law n. gay-lussac yasası
Psychology
gay bowel syndrome n. eşcinsel bağırsak sendromu
gay liberation n. eşcinsel özgürlüğü
Pathology
grid (gay-related immunodeficiency) [obsolete] abrev. geylikle bağlantılı bağışıklık yetmezliği
Physics
gay-lussac's law n. sabit basınç altında ideal gazın hacminin sıcaklıkla doğru orantılı olması yasası
gay-lussac's law n. gay-lussac yasası
gay-lussac's law n. charles ve gay-lussac yasası
Chemistry
gay lussac's tower n. sülfürik asit yapım sürecinde kullanılan büyük bir dikey hazne
Botanic
gay-feather n. karaasma
gay-feather n. meşecik
gay-feather n. zeravent
gay-feather n. beyaz loğusaotu
gay-feather n. kabakulak otu
gay-feather n. yılan kökü
gay-feather n. kurtluca
gay-feather n. lohusa otu
prairie gay feather n. işaret çiçeği
prairie gay feather n. değnek çiçeği
gay-feather n. abd'nin orta kesiminde yer alan çayırlarda yetişen çok yıllık bir bitki
gay-feather n. liatris cinsi bitki
gay-wings n. kuzey amerika'ya özgü pembe çiçekli çok yıllık bir sütotu
Breeding
gay [uk] adj. beyaz işaretli (kümes hayvanı)
Social Sciences
international lesbian and gay association (ilga) n. uluslararası lezbiyen ve gey birliği
international lesbian & gay association (ilga) n. uluslararası lezbiyen ve gey birliği
pro-gay n. eşcinsellerin haklarını savunan kimse
lesbian-gay-bisexual-transvestite-transgender (lgbtt) n. lezbiyen-gey-biseksüel-travesti-transseksüel
gay woman n. lezbiyen
gay marriage n. eşcinsel evlilik
gay marriage n. hemcins evliliği
lgbtq (lesbian, gay, bisexual, transgender, queer) abrev. lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel, heteroseksüel ve natrans olmayan
glbt (gay, lesbian, bisexual, transgender) abrev. gey, lezbiyen, biseksüel, trans
glb (gay, lesbian, bisexual) abrev. gey, lezbiyen, biseksüel
Geography
fort gay n. batı virginia eyaletinde yerleşim yeri
gay hill n. teksas eyaletinde şehir
Slang
gay man n. eşcinsel erkek
gay man n. homoseksüel
disaster gay n. talihsiz gey
(as) gay as a three-dollar bill adj. homoseksüel
(as) gay as a three-dollar bill adj. gey
(as) gay as a three-dollar bill adj. davranışlarıyla eşcinsel olduğunu açıkça gösteren
(as) gay as a three-dollar bill adj. eşcinsel
(as) gay as a three-dollar bill adj. gay
with gay abandon expr. kaygısızca
with gay abandon expr. aldırış etmeden
British Slang
dish (gay use) n. kıç
dish (gay use) n. göt
dish (gay use) n. popo
gay-boy n. gey
gay-boy n. homo
gay-boy n. ibne
gay-boy n. eşcinsel erkek
gay-boy n. homoseksüel
fish (gay derogatory usage alluding to an unsavoury vaginal smell) n. kadın
gay as a goose n. ibne
gay as a goose n. nonoş
trade (gay use) n. seks arkadaşı
trick (mainly gay use) n. tesadüfen bir partner bulma
trade (gay use) n. seks partneri
vanilla (gay usage) n. normal seks
Modern Slang
alterna-gay n. alternatif gey
alpha-gay n. alfa özellikleri taşıyan eşcinsel erkek
alterna-gay n. klişe gey tanımına uymayan/kategorilerine dahil olmayan eşcinsel erkek
all gay about adj. için çok istekli
all gay about adj. ile ilgili çok hevesli
all gay about adj. için can atan
all gay about adj. -e çok meraklı