eliyle - Turco Inglés Diccionario

eliyle

Significados de "eliyle" en diccionario inglés turco : 9 resultado(s)

Turco Inglés
General
eliyle in care of adv.
eliyle by favour of adv.
eliyle cum prep.
eliyle per prep.
eliyle care of prep.
Phrases
eliyle c/- (care of) expr.
eliyle c/o (care of) expr.
Trade/Economic
eliyle care of expr.
eliyle per expr.

Significados de "eliyle" con otros términos en diccionario inglés turco: 132 resultado(s)

Turco Inglés
General
sağ eliyle iş görme right handedness n.
insan eliyle yapılan şey artifact n.
insan eliyle yapılmış şey artifact n.
insan eliyle yapılmış şey artefact n.
ekonominin devlet eliyle yönetimi etatism n.
imza sahibinin eliyle yazılmış holograph n.
yazarın kendi eliyle yazılmış autograph n.
bir memleketin sanayi ve tarımının devlet eliyle yürütülmesi etatism n.
insan eliyle yapılan şey artefact n.
insan eliyle yapılmış şeyler artifacts n.
utanarak insanın yüzünü eliyle kapaması facepalm n.
insan eliyle yapılmışlık artifactuality n.
insan eliyle yapılmış şeyler artefacts n.
insan eliyle öldürülme homicide n.
hükümdar veya devlet eliyle verilen itibara sahip bir grup insan order n.
eliyle veya makine ile ayırma işi yapan işçi separator n.
işini kendi eliyle bozmak kill the goose that lays the golden eggs v.
eliyle koymuş gibi bulmak find very easily v.
hakkını kendi eliyle almak take the law into one's own hands v.
birine eliyle kenara geç demek wave someone aside v.
eliyle beslemek handfeed v.
eliyle beslemek give food to a person or an animal by hand v.
(birini) eliyle beslemek spoon-feed (someone) v.
eliyle yoklayıp seçmek look [dialect] v.
insan eliyle yapılmış artefactual adj.
insan eliyle yapılmış artifactual adj.
sağ eliyle iş gören right handed adj.
çoğu işini sağ eliyle yapan right-handed adj.
sağ eliyle iş gören righthanded adj.
insan eliyle yapılmış artifactitious adj.
insan eliyle değiştirilmiş manipulated by the hand of man adj.
imza sahibinin eliyle yazılmış olan holographical adj.
kendi eliyle atarak (imza) autographically adv.
iki eliyle with both hands adv.
kendi eliyle by hand adv.
egemenlik eliyle royally adv.
kendi eliyle himself pron.
Phrasals
eliyle yoklayıp seçmek pick over v.
birine eliyle işaret etmek motion to someone v.
(eliyle) dur işareti yapmak wave someone or something off v.
birine eliyle make something at someone v.
(birini bir yerden) uzaklaştırmak için eliyle işaret etmek wave someone back (from something) v.
eliyle geri gidin işareti yapmak wave someone back (from something) v.
bir yerine eliyle vurmak slap on v.
eliyle geri gitmesini işaret etmek wave off v.
eliyle olumsuz işaret yapmak wave off v.
eliyle uzaklaşmasını işaret etmek wave off v.
eliyle geç işareti yapmak wave through v.
eliyle geride durmasını işaret etmek wave off v.
eliyle işaret ederek devam etmesini sağlamak wave through v.
eliyle reddettiğini işaret etmek wave off v.
geçmesi için eliyle yönlendirmek wave through v.
eliyle kovmak wave off v.
eliyle işaret edip geçersiz kılmak (spor) wave off v.
eliyle uzaklaştırmak wave off v.
eliyle kovalamak wave off v.
eliyle iptal işareti yapmak (spor) wave off v.
eliyle hayır işareti yapmak wave off v.
eliyle başından atmak bat away v.
eliyle vurup uzaklaştırmak bat away v.
eliyle kovalamak bat away v.
eliyle itmek bat away v.
eliyle savuşturmak bat away v.
bitkinin uç kısımlarını eliyle koparmak pinch out v.
eliyle yavaşça/hafifçe vurmak clap on v.
(bir şeyi) eliyle yoklayarak aramak fish for (something) v.
-e eliyle işaret etmek motion to v.
(birine) eliyle işaret etmek motion to (one) v.
(birine) eliyle (birinden/bir şeyden) uzaklaşmasını işaret etmek motion (one) away from (someone or something) v.
ana sapı eliyle kopararak yeni sapların çıkmasını sağlamak pinch back v.
(bir şeye) eliyle temas etmek/dokunmak touch to (something) v.
eliyle işaret ederek durdurmak wave down v.
eliyle devam etmesini işaret etmek wave on v.
eliyle yanına gelmesini işaret etmek wave down v.
eliyle gitmesi/uzaklaşması/geri çekilmesi için işaret yapmak wave back v.
eliyle yanına çağırmak wave down v.
eliyle savmak wave away v.
eliyle gitmesi/uzaklaşması/geri çekilmesi için işaret etmek wave away v.
Colloquial
utanarak eliyle yüzünü kapatma face-palm n.
insan eliyle hukuka aykırı şekilde öldürülen kimse homicide [us] n.
(basketbol topunu) avucuyla/tek eliyle kavramak palm (something) v.
Idioms
(başkasının yaptığını) tek eliyle yapabilmek could do something with one hand tied behind their back v.
(başkasının yaptığını) tek eliyle yapabilmek could do something with one arm tied behind their back v.
eliyle saçlarını taramak run one's hand through one's hair v.
eliyle saçlarını taramak run one's fingers through one's hair v.
eliyle (bir şeye) dokunuyor olmak have (one's) hands on (something) v.
eliyle (bir şeyi) tutuyor olmak have (one's) hands on (something) v.
(birine/bir şeye/bir hayvana) eliyle dokunmak put one's hands on (someone, something, or an animal) v.
(birine/bir şeye) eliyle dokunmak put (one's) hands on (someone or something) v.
(birine/bir şeye/bir hayvana) eliyle dokunmak lay one's hands on (someone, something, or an animal) v.
(birini/bir şeyi) eliyle taciz etmek put (one's) hands on (someone or something) v.
(bir şeyi) tek eliyle bile yapabilmek could (do something) with one hand tied behind (one's) back v.
iki eliyle bir siki doğrultamamak couldn't organize an orgy in a brothel v.
(bir şeyi) tek eliyle bile yapabilmek could (do something) with one arm tied behind (one's) back v.
tek eliyle bile yapabilmek do something with one hand (tied) behind your back v.
tek eliyle bile yapabilmek do something with one hand behind your back v.
işini kendi eliyle bozmak (kill) the golden goose v.
maşa varken ateşi eliyle tutmak keep a dog and bark (oneself) v.
bir şeyi (birine) kendi eliyle teslim etmek make a present of something (to somebody) v.
(bir şeyi) kendi eliyle teslim etmek make a present of (something) v.
eliyle taciz etmek put hands on v.
eliyle dokunmak put hands on v.
hakkını kendi eliyle almak take the law into one's hands v.
hakkını kendi eliyle almak take the law into your own hands v.
hakkını kendi eliyle almak take the law into own hands v.
iki eliyle bir işi beceremeyen can't find one's butt with both hands in broad daylight expr.
(birinin) kendi eliyle by (one's) own hand expr.
tek eliyle bile with one hand (tied) behind your back expr.
Speaking
kendi eliyle with his own hand expr.
Trade/Economic
kendi eliyle hakkını durdurma estop n.
imza sahibinin eliyle yazılmış belge holograph n.
Law
imza sahibinin eliyle yazılmış holograph adj.
Politics
iktidar eliyle yapılan ihtilal palace revolution n.
Zoology
annesi tarafından terk edilmiş ve insan eliyle yetiştirilmiş olan cade adj.
Botanic
yerli bitki örtüsü insan eliyle tahrip edilmiş alanlarda yetişen bir ot ruderal n.
Hunting
silahın tetik eliyle tutulan kısmı grip n.
silahın ateşlenebilmesi için tetik eliyle sıkılaması gereken ek emniyet tertibatı grip safety n.
Basketball
savunmacının defans yaptığı rakibe eliyle şarj uygulayarak pozisyonunu bozması hand-checking n.
rakibi eliyle kontrol ederek savunma yapmak hand check v.
Boxing
boksörün sağ eliyle attığı yumruk right n.
Music
kendi eliyle yazılmış autograph adj.
Slang
iki eliyle bir siki doğrultamamak couldn't organize a piss-up in a brewery v.
birini eliyle boşaltmak diddle v.
birini eliyle tatmin etmek diddle v.
eliyle boşaltmak wank off [uk] v.
iki eliyle bir siki doğrultamamak couldn't find their ass with a flashlight and two hands v.
iki eliyle bir siki doğrultamaz can't find (one's) butt with both hands expr.
iki eliyle bir siki doğrultamaz can't find butt with both hands expr.
British Slang
iki eliyle bir siki doğrultamamak couldn't organise a piss-up in a brewery v.
Modern Slang
bilgisayar faresini iki eliyle de etkili şekilde kullanabilen ambimousetrous adj.
hem sağ hem de sol eliyle yazabilen ambidexterous adj.
bir şeyi iki eliyle de aynı oranda kötü yapan ambisinistrous adj.