faaliyette - Turco Inglés Diccionario

faaliyette

Significados de "faaliyette" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
faaliyette in-service adj.
faaliyette on the go adv.

Significados de "faaliyette" con otros términos en diccionario inglés turco: 50 resultado(s)

Turco Inglés
General
tarımsal faaliyette bulunanlar persons doing agricultural activity n.
(miktar, boyut veya faaliyette) azalma rundown n.
bir faaliyette kullanılan gereçler paraphernalia n.
belirli bir faaliyette daha önce eğitimi veya deneyimi olmayan kimse newcomer n.
verimsiz faaliyette bulunma moonraking n.
faaliyette ortaya konan enerji ve kararlılık drive n.
faaliyette ani artış flare-up n.
faaliyette bulunmak function v.
faaliyette olmamak remain inactive v.
faaliyette bulunmak be engaged in v.
faaliyette olmak be active v.
ticari faaliyette bulunmak be engaged in commercial activity v.
ticari faaliyette bulunmak have a commercial activity v.
ticari faaliyette bulunmak be in commercial activity v.
ticari faaliyette bulunmak carry out trade activities v.
faaliyette bulunmak be involved in an activity v.
faaliyette bulunmak engage in an activity v.
faaliyette olmak be in activity v.
tam faaliyette in a full swing adj.
faaliyette bulunan operating adj.
belirli alanda, faaliyette, araştırma alanında, vb. uzmanlaşmayan nonspecialist adj.
tam faaliyette in full blast adv.
ani ve şiddetli bir faaliyette olacak şekilde off adv.
ani ve gürültülü bir faaliyette olacak şekilde off adv.
faaliyette bulunmak anlamı veren son ek -ise suf.
faaliyette bulunmak anlamı veren son ek -ise suf.
faaliyette bulunmak anlamı veren son ek -ize suf.
Idioms
ülke içinde düşman adına faaliyette bulunan grup üyesi fifth columnist n.
hiçbir illegal faaliyette yer almamış olmak be (as) clean as a whistle v.
belli bir faaliyette başarılı olmak cook on the front burner v.
hiçbir illegal faaliyette yer almamış olma someone's hands are clean expr.
hiçbir illegal faaliyette yer almamış olma (one's) hands are clean expr.
hiçbir illegal faaliyette yer almamış olma someone has clean hands expr.
Trade/Economic
bir işletmenin aynı faaliyette bulunan işletmelerle birleşmesi horizontal growing n.
faaliyette olan şirket operating company n.
ticari faaliyette canlanma recovery n.
çok uluslu bir şirketin şubesine ait bilançoların dönüştürülmesinde söz konusu olan şubenin faaliyette bulunduğu ülkenin ulusal parası functional currency n.
ekonomik faaliyette bulunan ve tüzel kişiliğe sahip olan birim incorporation n.
faaliyette bulunmayan şirket nonoperating company n.
sendikayı işyerinden uzaklaştırmak için legal-illegal faaliyette bulunma union busting n.
ticari faaliyette azalma contraction n.
(ticari faaliyette) teklif edilen şartlar proposition n.
faaliyette bulunmak operate in v.
Law
diğer eyaletlerde faaliyette bulunma doing business in another states n.
kocasından bağımsız ticari faaliyette bulunan kadın feme sole trader n.
hile kastiyle sahte faaliyette bulunmak simulate v.
Politics
ülke içinde düşman adına faaliyette bulunan grup fifth column n.
Military
uçak gemilerinden faaliyette bulunacak şekilde yapılmış araç skyhawk n.
bir askeri üste faaliyette bulunan fakat o üssün emir komuta zincirine dahil olmayan bir anlamda kiracı konumdaki komutanlık tenant command n.
ülke içinde düşman adına faaliyette bulunan grup trojan horse n.