fishing - Turco Inglés Diccionario

fishing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fishing — Definition

Significado:
balıkçılık, olta atma
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈfɪʃɪŋ/ – BrE /ˈfɪʃɪŋ/)
Categoría gramatical:
İsim: fishing (uncountable)

Significados de "fishing" en diccionario turco inglés : 10 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
fishing n. balık tutma
The game broke my fishing equipment.
Tuttuğum av yüzünden balık tutma ekipmanım kırıldı.

More Sentences
General
fishing n. balık avcılığı
Predatory fishing becomes the norm.
Yağmacı balık avcılığı norm haline gelmektedir.

More Sentences
fishing n. balık avı
How is the fishing going this season?
Bu sezon balık avı nasıl gidiyor?

More Sentences
fishing n. balıkçılık
A very good example this year is the EUR 125 million for the never-signed fishing agreement with Morocco.
Bu yıl Fas ile imzalanmayan balıkçılık anlaşması için 125 milyon Avro harcanması buna iyi bir örnektir.

More Sentences
Fishery
fishing n. balıkçılık
A very good example this year is the EUR 125 million for the never-signed fishing agreement with Morocco.
Bu yıl Fas ile imzalanmayan balıkçılık anlaşması için 125 milyon Avro harcanması buna iyi bir örnektir.

More Sentences
fishing n. balık tutma yeri
It's a popular fishing spot.
Burası popüler bir balık tutma yeri.

More Sentences
General
fishing N. olta atma
Marine
fishing n. balık dalyanı
Petrol
fishing n. tahlisiye
Fishery
fishing n. balık avlanma yeri

Significados de "fishing" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
fishing line n. olta
fishing vessel n. balıkçı gemisi
fishing rod n. olta
General
commercial fishing n. ticari balıkçılık
fixed installation for fishing n. kuzuluk
fishing line n. olta ipi
large fishing net n. ablatya
fishing line n. balık oltası
pearl fishing n. inci avı
fishing line n. olta gemisi
fishing industry n. balıkçılık
fishing gear n. avlanma
fishing worm n. balık yemi
fishing trap n. kuzuluk
fishing boat n. balıkçı teknesi
fishing tackle n. balıkçı takımı
fishing installation n. kuzuluk
fishing permit n. balık ruhsatı
amateur fishing n. amatör balıkçılık
fishing zone n. balık avlama alanı
fishing pole n. kamış
sports fishing n. eğlence balıkçılığı
fishing season n. balık avlama mevsimi
fishing boat n. balıkçı kayığı
fishing tackle n. olta takımı
five pointed fishing hook n. çarpma
fishing rod n. olta çubuğu
fishing policy n. balıkçılık politikası
fishing pole n. olta kamışı
fishing smack n. alamana
fishing weir n. kuzuluk
coastal fishing n. kıyı balıkçılığı
fishing gear n. balıkçılık tertibatı
fishing boat n. balıkçı gemisi
fishing effort n. av gücü
fishing net n. balık ağı
fry fishing n. yavru balık avcılığı
fishing gear n. balık
amateur fishing n. sportif balıkçılık
sports fishing n. amatör balıkçılık
fishing opportunity n. avlanma kotası
recreational fishing n. hobi balıkçılığı
fishing rod n. kamış
fishing rod n. olta kamışı
fishing line n. misina
fishing rod n. balık avlama kamışı
sponge fishing n. süngercilik
fishing station n. balıkçı evi
fishing port n. balıkçı limanı
culture fishing n. kültür balıkçılığı
fishing town n. balıkçı kasabası
by-catch of the fishing n. balıklarla birlikte yakalananlar
fresh-water fishing n. tatlı su balıkçılığı
multi-hooked fishing line n. parakete
hand-line fishing n. olta balıkçılığı
handline fishing n. olta balıkçılığı
line fishing n. olta balıkçılığı
fishing rig n. balık avı malzemesi
fishing gear n. balık avı malzemesi
fishing tackle n. balık avı malzemesi
fishing rig n. balık avlama malzemesi
fishing gear n. olta takımı
fishing gear n. balıkçı takımı
fishing rig n. balıkçı takımı
fishing tackle n. balıkçı malzemesi
fishing gear n. balıkçı malzemesi
fishing gear n. balık avlama malzemesi
fishing rig n. olta takımı
fishing rig n. balıkçı malzemesi
fishing tackle n. balık avlama malzemesi
fishing risk n. balıkçılık riski
fishing risk n. balık avı rizikosu
ice fishing n. buzda balık avı
fishing village n. balıkçı köyü
fishing village n. geçimini balıkçılıkla sağlayan köy
fishing village n. balıkçılıkla geçinen köy
small fishing boat n. küçük balıkçı kayığı
fishing neighbourhood n. balıkçı mahallesi
a fishing pole and bait n. bir olta ve yem
fishing worm n. olta solucanı
fishing hat n. balıkçı şapkası
fishing rod n. balık oltası
fishing rod n. balık tutma oltası
yo-yo tsuri (yo-yo fishing) n. bir tür japon su balonu
go fishing v. balığa çıkmak
get caught in fishing net v. ağa takılmak
go out fishing v. balığa çıkmak
go fishing v. balığa gitmek
get rid of the fishing rod v. oltadan kurtulmak
escape the fishing line v. oltadan kurtulmak
escape from the fishing rod v. oltadan kurtulmak
cast a fishing line v. olta atmak
Idioms
fishing expedition n. olta veya zarf atma
a fishing expedition n. zarf atma
bottom fishing n. ölücülük
bottom fishing n. en düşük fiyatı kovalama
bottom fishing n. öldüm fiyatına almaya çalışma
bottom fishing n. en düşük fiyatı araştırma
a fishing expedition [us] n. var mı yok mu/doğru mu değil mi diye araştırma
a fishing expedition [us] n. olta atma
Speaking
I like fishing expr. balık tutmaktan hoşlanıyorum
I like fishing expr. balık tutmayı seviyorum
I don't like fishing expr. ben balık tutmayı sevmem
Trade/Economic
fishing risk n. balık avı rizikosu
deep-sea fishing n. açık deniz balıkçığı
small-scale fishing n. küçük ölçekli balıkçılık
small-scale fishing n. küçük balıkçılık
bottom fishing (wall street slang) n. borsanın düşmesi sonrası değeri düşen hisse senetlerinin satın alınması
bottom-fishing n. (hisse senedini) dip fiyattan satın alma
Law
right of fishing n. balık avlama hakkı
fishing expedition [us] n. (delil toplama amaçlı) genel araştırma
fishing expedition [us] n. suçlayıcı bilgi toplamak üzere yapılan araştırma
Politics
fishing zone n. balıkçılık bölgesi
Institutes
common fishing and sea policy n. ortak balıkçılık ve deniz politikası
department of resource management and fishing structures n. kaynak yönetimi ve balıkçılık yapıları daire başkanlığı
Insurance
fishing vessel n. balıkçı teknesi
fishing tackle insurance n. balık avlanma malzemesi sigortası
fishing risk n. balık avlama rizikosu
insurance of fishing tackle n. balık avlanma malzemesi sigortası
Technical
fishing net n. balıkçı ağı
electric fishing machine n. elektrikli balık tutma makinesi
Computer
gone fishing expr. balığa gitti
Textile
fishing nets n. balık ağları
fishing vest n. balıkçı yeleği
fishing vest n. balıkçıların giydiği kolsuz yelek
Marine
fishing port district n. balıkçı barınağı bölgesi
seashore fishing n. sahil balıkçılığı
fishing port planning n. balıkçı barınağı planlaması
base for fishing voyage n. balıkçılık seferi yapılan alan
purification plant for fishing port n. balıkçı barınakları için arıtma tesisi
aquaculture and fishing port engineering n. su ürünleri ve balıkcı barınağı mühendisliği
prohibition of fishing n. balıkçılık yasağı
fishing port area n. balıkçı barınağı alanı
sport fishing n. balıkçılık sporları
large scale improvement works of fishing port n. balıkçı barınaklarındaki büyük ölçekli iyileştirme çalışmaları
productivity of fishing ground n. balıkçılık sahasının verimliliği
land for fishing port n. balıkçı barınağı için alan
acoustic fishing method n. yankı balıkçılık yöntemi
powered fishing boat n. motorlu balıkçı kayığı
miscellaneous fishing method n. çeşitli balıkçılık yöntemleri
fishing port development planning n. balıkçı barınağı gelişme planı
leisure fishing boat n. serbest balıkçı botu
partial improvement works of fishing port n. kısmi balıkçı barınaklarını iyileştirilme işlemleri
land for fishing port facilities n. balıkçı barınağı tesisleri için alan
fishing port facilities n. balıkçı barınağı tesisleri
repairing yard for fishing vessels n. balıkçılık teknelerinin onarımında kullanılan tersanesi
beach fishing n. sahil balıkçılığı
net fishing method n. ağ ile balıkçılık yöntemi
preparation for fishing voyage n. balıkçılık seferi için hazırlanma
fishing port cleaning facilities n. balıkçı barınağı temizleme tesisleri