| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | fishing i. | balık tutma | ||
|
The game broke my fishing equipment. Tuttuğum av yüzünden balık tutma ekipmanım kırıldı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | fishing i. | balık avcılığı | ||
|
Predatory fishing becomes the norm. Yağmacı balık avcılığı norm haline gelmektedir. More Sentences |
||||
| Genel | fishing i. | balık avı | ||
|
How is the fishing going this season? Bu sezon balık avı nasıl gidiyor? More Sentences |
||||
| Genel | fishing i. | balıkçılık | ||
|
A very good example this year is the EUR 125 million for the never-signed fishing agreement with Morocco. Bu yıl Fas ile imzalanmayan balıkçılık anlaşması için 125 milyon Avro harcanması buna iyi bir örnektir. More Sentences |
||||
| Balıkçılık | ||||
| Balıkçılık | fishing i. | balıkçılık | ||
|
A very good example this year is the EUR 125 million for the never-signed fishing agreement with Morocco. Bu yıl Fas ile imzalanmayan balıkçılık anlaşması için 125 milyon Avro harcanması buna iyi bir örnektir. More Sentences |
||||
| Balıkçılık | fishing i. | balık tutma yeri | ||
|
It's a popular fishing spot. Burası popüler bir balık tutma yeri. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | fishing N. | olta atma | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | fishing i. | balık dalyanı | ||
| Petrol | ||||
| Petrol | fishing i. | tahlisiye | ||
| Balıkçılık | ||||
| Balıkçılık | fishing i. | balık avlanma yeri | ||