| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | olta | fishing line i. | ||
|
The fisherman cast the fishing line into the water. Balıkçı oltayı suya fırlattı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | olta | fishing rod i. | ||
|
Tom always keeps a fishing rod in his car. Tom arabasında her zaman bir olta bulundurur. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | olta | line i. | ||
|
He reeled up the fishing line as soon as the cork bobbed up and down. Mantar aşağı yukarı sallanır sallanmaz oltayı sardı. More Sentences |
||||
| Balıkçılık | ||||
| Balıkçılık | olta | fishing line i. | ||
|
The fisherman cast the fishing line into the water. Balıkçı oltayı suya fırlattı. More Sentences |
||||
| Balıkçılık | olta | fishing pole i. | ||
|
I saw Tom and Mary carrying their fishing poles and tackle boxes. Tom ve Mary'yi oltalarını ve takım kutularını taşırken gördüm. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | olta | fishhook i. | ||
| Genel | olta | fishhooh i. | ||
| Balıkçılık | ||||
| Balıkçılık | olta | fishhook i. | ||
| Balıkçılık | olta | ligne i. | ||
| Balıkçılık | olta | angle [obsolete] i. | ||
| Balıkçılık | olta | hand line i. | ||