five - Turco Inglés Diccionario

five

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

five — Definition

Significado:
beş
Pronunciación (IPA):
(AmE /faɪv/ – BrE /faɪv/)
Categoría gramatical:
Sayı

Significados de "five" en diccionario turco inglés : 19 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
five n. beş
I need to buy a pack of five socks before my trip next week.
Haftaya yapacağım seyahatten önce beş çift çorap almam gerek.

More Sentences
General
five n. beşi
Of the remaining words on the list, five are nouns.
Listede kalan kelimelerin beşi isim.

More Sentences
five n. 5
He missed five games due to injury.
Sakatlık nedeniyle 5 maç kaçırdı.

More Sentences
five n. (selamlama veya kutlama amaçlı) beşlik çakma
Tom gave Mary a high five.
Tom, Mary'ye beşlik çaktı.

More Sentences
five n. beşlik
The street performer was thrilled when a passerby dropped a five in his hat.
Sokak sanatçısı, oradan geçen biri şapkasına beşlik attığında çok heyecanlandı.

More Sentences
five n. iskambilde beşli
five n. beş rakamı (5, V)
five n. 5 adet
five n. beşinci
five n. beş üyeli grup
five n. beş parçalı şey
five n. beş birimli şey
five n. beşli eser
five n. (saat) beş
Trade/Economic
five n. beş dolarlık banknot
Textile
five n. 37 numara ayakkabı
five n. 34 beden kıyafet
Games
five n. çizginin bir tarafı beş noktalı domino taşı
five n. üst yüzü beş noktalı zar

Significados de "five" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
high-five n. beşlik
General
five coin n. beşlik
twenty five n. yirmibeş
twenty five percent n. yüzde yirmi beş
five dollar bill n. beş dolarlık hesap
five pointed fishing hook n. çarpma
the five senses n. beş duyu
five time prayer n. beş vakit namaz
five hundred n. beş yüz
five factor n. beş faktörlü
five time salath n. beş vakit namaz
forty five n. kırkbeş
five in a row n. beşi bir arada
five pieces of gold n. beşlik
five pieces of gold n. beşi bir yerde
a five minute's walk n. beş dakikalık yürüyüş
five o'clock shadow n. bir günlük sakal
five o'clock shadow n. kirli sakal (bir günlük)
a five-star hotel n. beş yıldızlı otel
five-unit code n. beşli kod
five-day working week n. haftada beş gün çalışma
five-year development plan n. beş yıllık kalkınma planı
thirty five n. otuz beş
forty five n. kırk beş
first five n. ilk beş
top five n. ilk beş
five o'clock tea n. beş çayı
two out of five n. beşte ikisi
nine-to-five n. sabah 9'da başlayıp akşam 5'te biten mesai
nine-to-five job n. 9-5 işi
five pillars of islam n. islam'ın beş şartı
twenty five n. 25
twenty five n. yirmi beş
thirty five n. 35
forty five n. 45
fifty five n. elli beş
fifty five n. 55
sixty five n. altmış beş
sixty five n. 65
seventy five n. 75
seventy five n. yetmiş beş
eighty five n. 85
eighty five n. seksen beş
ninety five n. 95
ninety five n. doksan beş
five-hour application n. 5 saatlik uygulama
five-hour application n. beş saatlik uygulama
five-day holiday n. beş günlük tatil
five-day vacation n. beş günlük tatil
first five countries n. ilk beş ülke
two thousand five hundred eleven n. iki bin beş yüz on bir
five ws and one h n. 5n1k
five percent of revenue n. gelirin yüzde beşi
any one of the five senses n. beş duyudan herhangi biri
five o'clock tea n. 5 çayı
five-storey building n. 5 katlı bina
five-storey building n. beş katlı bina
five kittens n. beş kedi yavrusu
children under five years of age n. beş yaş altı çocuklar
five per thousand n. binde beş
five per thousand n. binde 5
our five sense organs n. beş duyu organımız
five eggs n. 5 yumurta
five books n. beş kitap
nine-to-five job n. sabah dokuzdan akşam beşe kadar süren iş
nine to five n. dokuz-beş arası yapılan olağan mesai
thirty-five n. arap rakamlarıyla otuz beşin simgelediği numara
thirty-five n. otuz beşli grup
thirty-five n. otuz beş birim
five whys n. 5 neden yöntemi
five whys n. beş neden yöntemi
twenty-five n. yirmi beşli grup
big five n. küçük ve güçlü grup
high-five n. çak yapma
high-five n. çift pedro
high five n. (tebrik için) çak beşlik yapma
high-five n. beşlik
five senses n. görme, duyma, koklama, tatma ve hissetme duyuları
five-and-dime [us] n. ucuzluk mağazası
five-horse string out n. at arabasına bağlanan beşli çubuk
five-a-day n. (günlük tavsiye edilen) beş öğün meyve ve sebze
five stones n. beş taş oyunu
five-abreast n. yan yana araç çeken beş at
five oclock shadow n. (çene ve yanakta) kirli sakal
five-day week n. beş gün mesaisi olan hafta
five-day week n. beş iş günlük hafta
five senses n. beş duyu
five-horse string out n. yan yana araç çeken beş at
five o'clock shadow n. (çene ve yanakta) kirli sakal
five-abreast n. beş atın yan yana araç çekmesini sağlayan düzenek
five-hundredth n. beş yüzüncü
five-and-ten-cent store n. bir milyoncu
five-abreast n. at arabasına bağlanan beşli çubuk
five-and-ten-cent store n. ucuzluk mağazası
five-horse string out n. beş atın yan yana araç çekmesini sağlayan düzenek
forty-five n. kırk beş sayısı
forty-five n. kırk beş kişilik grup
forty-five n. kırk beş beden giysi
forty-five n. (roma rakamı) xlv
forty-five n. kırk beşli dizi
forty-five n. kırk beş nesne
forty-five n. kırk beşli grup
forty-five n. kırk beş birim
sixty-five n. altmış beş birim
sixty-five n. altmış beşinci sıra
sixty-five n. altmış beş
sixty-five n. altmış beş nesne
sixty-five n. altmış beşlik grup
sixty-five n. altmış beşlik dizi
perform five time prayer v. beş vakit namaz kılmak
perform five time salaat in a day v. günde beş vakit namaz kılmak
get five numbers in the lottery v. lotoda beş tutturmak
get five numbers in the lottery v. lotoda 5 tutturmak
want a nine-to-five job v. sabah dokuz akşam beş bir iş istemek
win five games in a row v. peş peşe beş maç kazanmak
win five games in a row v. arka arkaya beş maç kazanmak
be sentenced to five years v. beş yıla mahkum edilmek
be sentenced to five years v. 5 yıla mahkum olmak
be sentenced to five years v. 5 yıla mahkum edilmek
be sentenced to five years v. beş yıla mahkum olmak
count down from five v. beşten geriye saymak
take five v. beş dakika mola vermek
high five v. çak yaparak selamlaşmak
high five v. çak yapmak
high-five v. çak yaparak tebrik etmek
high-five v. çak yaparak selamlaşmak
high-five v. çak yapmak
high five v. çak yaparak tebrik etmek
containing five pieces adj. beşlik
five-star adj. beş yıldızlı
nine-to-five adj. 9-5 arası
nine-to-five adj. 9'dan 5'e
thirty-five adj. otuz beş adet
twenty-five adj. yirmi beş tane olan
five-minute adj. beş dakikalık
five-minute adj. beş dakika süren
one hundred sixty-five adj. yüz altmıştan beş fazla olan
one hundred thirty-five adj. yüz otuzdan beş fazla olan
one hundred fifty-five adj. yüz elliden beş fazla olan
one hundred seventy-five adj. yüz yetmiş beş olan
one hundred fifty-five adj. yüz elli beş olan
one hundred sixty-five adj. yüz altmış beş olan
one hundred twenty-five adj. yüz yirmiden beş fazla olan
one hundred forty-five adj. yüz kırktan beş fazla olan
one hundred five adj. yüz ondan beş fazla olan
one hundred seventy-five adj. yüz yetmişten beş fazla olan
one hundred thirty-five adj. yüz otuz beş
one hundred forty-five adj. yüz kırk beş olan
one hundred five adj. yüz beş olan
one hundred twenty-five adj. yüz yirmi beş olan