flaş - Turco Inglés Diccionario

flaş

Significados de "flaş" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
flaş flash n.
There is no need to use the flash as it is luminous enough.
Yeterince aydınlık olduğu için flaş kullanmaya gerek yok.

More Sentences
General
flaş breaking adj.
There was an alert for breaking news on my phone.
Telefonumda bir flaş haber uyarısı vardı.

More Sentences
flaş flashlight n.
flaş photoflash n.
flaş photo-flash n.
Photography
flaş flashgun n.
flaş flash unit n.

Significados de "flaş" con otros términos en diccionario inglés turco: 93 resultado(s)

Turco Inglés
General
flaş ampulü flash bulb n.
flaş lambası blinker n.
flaş lambası flash bulb n.
elektronik flaş strobe n.
flaş haber news flash n.
flaş haber breaking news n.
flaş haber brief [obsolete] n.
kör edici bir flaş a blinding flash n.
Colloquial
flaş flaş this just in expr.
Idioms
flaş olmak hit the headlines v.
Media
flaş haber breaking news n.
Technical
elektronik flaş electronic flash n.
kompakt flaş compact flash n.
flaş buhar flash steam n.
flaş radyografi flash radiography n.
elektronik flaş lambası electronic flash lamp n.
flaş buharlaşması flash vaporization n.
flaş tertibatı yakma flashing n.
flaş lambası flash gun n.
flaş tabancası flash gun n.
flaş evaporatörü flash evaporator n.
hızla tekrarlanan elektronik flaş strobe light n.
döner flaş flashcube n.
flaş ampülü flash bulb n.
flaş lambası flash lamp n.
ark flaş arc flash n.
flaş ampulünü tutup çalıştırmak için kullanılan ve akü kutusu, duy ve yansıtıcı içeren bir cihaz flashgun n.
tek bir kompakt birim içerisinde hem güç kaynağı hem de elektronik flaş lambası içeren elektronik flaş sistemi flash unit n.
elektronik flaş flashtube n.
flaş etmek flash v.
Computer
flaş gücü flash energy n.
flaş modu flash mode n.
flaş kipi flash mode n.
flaş bellek flash memory n.
flaş bellek flash drive n.
flaş disk memory stick n.
flaş disk flash disk n.
flaş bellek key drive n.
flaş bellek pen drive n.
flaş bellek kullanan hafıza kartı flash card n.
flaş bellek kullanan hafıza kartı flashcard n.
flaş sürücü flash drive n.
mevcut bilginin üzerinde yeni bilgi kaydedebilen (cd, flaş bellek) rewritable adj.
mevcut bilginin üzerinde yeni bilgi kaydedebilen (cd, flaş bellek) rewriteable adj.
flaş kullanıldı mı? flash used? expr.
Electric
elektronik flaş electronic flash n.
elektronik flaş lambası electronic flash lamp n.
flaş radyografi flash radiography n.
flaş ampulü flash bulb n.
flaş ampulü photoflash bulb n.
flaş buhar santrali flash power plant n.
flaş buhar santrali flash steam power plant n.
Lighting
elektronik flaş lambası flash tube n.
flaş lambası photoflash lamp n.
elektronik flaş lambası electronic-flash lamp n.
Automotive
flaş lambası flash lamp n.
Aeronautic
elektronik flaş aydınlatmalı yaklaşma sistemi electronic flash approach light system n.
Medical
flaş körlüğü flash blindness n.
Psychology
flaş bellek flashbulb memory n.
Chemistry
lazer flaş fotolizi laser flash photolysis n.
Environment
flaş körlüğü flashblindness n.
Military
flaş karartıcı flash suppressor n.
infilak anında görülen parlak flaş incendiary effect n.
flaş bombası flashbang n.
flaş bombası flash grenade n.
flaş bombası stun grenade n.
Photography
flaş ampulü flashbulb n.
flaş aygıtı flash n.
flaş lambası flashgun n.
küp flaş flash cube n.
elektronik flaş ekipmanı electronic flash equipment n.
elektronik flaş cihazı electronic flash apparatus n.
flaş yeteneği flashability n.
flaş yuvası hot shoe n.
fotoğraf makineleri için flaş ünitesi speedlight n.
fotoğraf çekerken flaş kullanan kimse strobist n.
yerleşik flaş built-in flash n.
cihaza sabit flaş built-in flash n.
yardımcı flaş yuvası accessory shoe n.
yardımcı flaş kızağı accessory shoe n.
gölgesiz ışık üretmek için ışık kaynağının objektifin etrafına halka şeklinde yerleştirildiği elektronik flaş tipi ring flash n.
flaş lambası flash gun n.
deklanşör açıkken ani ışık parlaması yayan bir elektronik flaş tipi flash gun n.
flaş lambası flash unit n.
karanlığı veya az ışık alan bir objeyi geçici olarak aydınlatması için flaş lambasının veya elektronik flaş kullanılan fotoğrafçılık flash photography n.
yansıtıcılı flaş lambası flash unit n.
elektronik flaş flashtube n.
fotoğraf makinesinin tepesinde bulunan ve her çekimde dönen dört adet flaş ampulü içeren plastik küp flashcube n.
flaş lambasının icadından önce iç mekan fotoğrafçılığında kullanılan ve magnezyum tozunun yanması ile elde edilen ışık flash light n.
döner flaş cube n.
ana flaş lambası deşarj olduğunda fotoseli ile çalıştırılan yardımcı flaş lambası slave n.
bir tür flaş senkronizasyon cihazı synchroflash n.
(flaş için) senkronizasyon mekanizması kullanan synchroflash adj.