floating - Turco Inglés Diccionario

floating

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

floating — Definition

Significado:
yüzen, geçici
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈfloʊtɪŋ/ – BrE /ˈfləʊtɪŋ/)
Categoría gramatical:
Sıfat

Significados de "floating" en diccionario turco inglés : 38 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
floating adj. yüzer
This floating, unchecked population is growing every year and adding to other sources of clandestine immigration.
Bu yüzen, kontrolsüz nüfus her yıl artmakta ve diğer gizli göç kaynaklarına eklenmektedir.

More Sentences
floating adj. yüzen
General
floating n. suda dans
Floating sessions help relieve my backache.
Suda dans seansları sırt ağrımın hafiflemesine faydalı oluyor.

More Sentences
floating adj. dalgalanan
The war caused the floating gold prices.
Savaş nedeniyle dalgalanan altın fiyatları söz konusuydu.

More Sentences
floating n. yüzme
floating n. perdah
floating n. yüzey düzleme
floating adj. gezici
floating adj. sabit olmayan
floating adj. su yüzünde duran
floating adj. seyyar
floating adj. dalgalı
floating adj. değişen
floating adj. istikrarsız
floating adj. kayan
floating adj. yüzücü
floating adj. yerleşik olmayan
floating adj. durağan olmayan
floating adj. değişken
floating adj. ayaksız
floating adj. asma
floating adj. dinamik
floating adj. geçici
Trade/Economic
floating n. dalgalanmaya bırakma
floating adj. belli olmayan
floating adj. değişen
floating adj. dalgalı
floating adj. gayrisabit
floating adj. istikrarsız
floating adj. kısa vadeli
floating adj. kararsız
floating adj. sabit olmayan
floating adj. yüzen
Technical
floating n. sürgülü fren kaliperi
floating adj. sabit olmayan
Informatics
floating adj. kayan
Food Engineering
floating n. dinlendirme (şarap vb)
Basketball
floating n. hücum gücü zayıf olan bir oyuncuyu savunurken diğer oyunculara rahatça yardım edebilecek bir pozisyonda bulunma

Significados de "floating" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
floating population n. gelip geçici nüfus
floating light n. fener gemisi
floating insurance policy n. abonman sigortası
floating mine n. serseri mayın
floating crane n. dubalı vinç
floating dock n. yüzer havuz
floating light n. fener dubası
floating capital n. döner sermaye
floating cage n. yüzer kafes
floating bridge n. dubalı köprü
floating trade n. deniz ticareti
floating crane n. algarine
floating exchange rate system n. dalgalı kur sistemi
floating dock n. yüzer liman
floating island n. yüzer ada
floating pier n. dubalı iskele
floating dock n. yüzen havuz
floating voter n. oy potansiyeli yüksek seçmen grubu
floating manager n. yedek müdür
floating changeover n. kayan değişim
floating objects n. yüzer cisimler
floating market n. su üstünde kurulmuş pazar
floating candle n. yüzen mum
floating exhibition n. yüzen sergi
floating pontoon n. yüzer duba
floating cargo n. denizdeki/yüzen kargo
floating dust particles n. uçuşan toz taneleri
floating material n. yüzdürücü malzeme
floating signifier n. anlamı belirlenmemiş sözcük
floating signifier n. belirli bir anlamı olmayan terim
floating signifier n. farklı sözcüklerle farklı anlamlar kazanan terim
floating gate n. yüzer kapı
floating bag n. taşınacak eşyaların sarıldığı koruyucu torba
floating foam n. deniz makarnası
floating noodles n. deniz makarnası
swimming floating foam n. deniz makarnası
free-floating adj. oynak
free-floating adj. boşta salınan
free-floating adj. kararlaştırmamış
free-floating adj. temeli bilinmeyen
free-floating adj. serbestçe hareket edebilen
free-floating adj. taahhüt etmemiş
free-floating adj. bağlı olmayan
free-floating adj. sebepsiz
Idioms
be floating on air v. sevinçten uçmak
be floating on air v. çok mutlu olmak
be floating on air v. sevinçten havaya uçmak
be floating on air v. çok sevinmek
be floating on air v. sevinçten bulutların üzerinde gezmek
Trade/Economic
floating lending rate n. yüzen borç oranı
floating exchange rate n. yüzen kur sistemi
floating exchange rate n. dalgalanma kuru
floating rate notes n. değişken faizli ihraçlar
reverse floating rate note n. faiz oranı ile tersine değişken bono
floating assets n. dönen varlıklar
floating assets n. dönen varlık
managed floating exchange rate n. gözetimli dalgalan döviz kuru
floating policy n. abonman poliçesi
floating an issue n. yeni bir ihracın borsaya sürülmesi
managed floating n. gözetimli dalgalanma
floating policy n. flotan poliçe
free floating n. serbest kur sistemi
managed floating exchange rate n. yönetimli dalgalanan kur sistemi
freely floating exchange rate n. serbest dalgalanan kur sistemi
floating debts n. faiz oranı sürekli değişen borçlar
floating debt n. kısa vadeli borç
floating currency n. yüzen para sistemi
floating rate bond n. değişken faizli tahvil
floating goods n. transit halinde olan mallar
dirty floating n. kirli dalgalanma
floating rate n. dalgalı kur
floating lien n. dalgalı haciz
free floating n. dalgalı kur sistemi
free floating market n. serbest dalgalı kur piyasası
floating rate of exchange n. dalgalı döviz kuru
floating rate bond floor n. dalgalı borç senetlerinin en düşük faizi
floating debt n. dalgalı borçlar
floating exchange rate regime n. dalgalı kur rejimi
floating money n. dalgalı para
floating debt n. dalgalı borç
limits of floating n. dalgalanma sınırları
floating assets n. cari aktifler
floating policy n. dalgalı sigorta poliçesi
floating currency n. dalgalanmaya bırakılan para
floating trade n. deniz ticareti
floating rate note n. değişken faiz oranlı tahvil
floating assets n. döner sermaye
floating capital n. döner sermaye
floating mortgage n. gayri muayyen ipotek
floating capital n. işletme sermayesi
floating vote n. kararsız seçmen
floating liability n. kısa vadeli borç
free floating n. serbest (kur sistemi)
floating exchange rate n. yüzen döviz kuru
floating rate policy n. dalgalı kur politikası
floating rate regime n. dalgalı kur rejimi
floating trade n. deniz ticareti
floating-rate note n. değişken faizli bono
free-floating n. serbest (kur)
floating-rate preferred n. tercihli yüzen faiz
joint floating n. ortak dalgalanmaya bırakma
floating policy n. serbest poliçe
floating capital n. değişen sermaye
floating capital n. dalgalı sermaye
floating debts n. dalgalı borçlar
floating debts n. vadeli borçlar
floating debt n. gayri muntazam borç
floating liability n. düzensiz borç
floating debt n. düzensiz borç
floating liability n. dalgalı borç
floating capital n. mütedavil sermaye
floating asset n. döner varlık
floating charge n. değişken gayrimenkul rehni
floating asset n. mütedavil değer
floating charge n. değişken masraf
floating debt n. değişken borç
floating liability n. değişken borç
floating stock n. spekülatif menkul değerler
floating charges on business assets n. iş varlıkları üzerindeki sınırsız yükümlülük
floating-rate notes n. değişken-faizli senetler
capped floating-rate note n. tavan limitli değişken faiz oranlı senet
floating cargo n. yoldaki yük
floating exchange rate n. dalgalı döviz kuru
floating rate notes n. değişken faizli ihraçlar
floating rate regime n. dalgalı kur rejimi
free floating currency rate n. serbest döviz kuru
floating rate n. değişken faiz oranı
floating-rate note n. getirisi sabit olmayan kıymet türü
floating-rate note n. değişken faizli eurobond türü
floating-rate note n. değişken faizli ihraç
floating-rate adj. dalgalı kur
Law
floating intention to return n. çıkılan eve yeniden dönme niyeti
Politics
floating rates n. dalgalı kurlar
floating voter n. yüzer gezer oy
floating voter n. kararsız seçmenler
floating votes n. kararsızların oyu
floating votes n. yüzen oylar
floating exchange rates n. dalgalı döviz kurları
floating voter n. bir partinin taraftarı olmayan seçmen
floating voter n. farklı partilere oy veren seçmen
Insurance
floating policy n. flotan poliçe
floating insurance policy n. flotan-abonman poliçe
floating policy n. dalgalı sigorta poliçesi
floating policy n. dalgalı poliçe
floating policy n. abonman poliçesi
floating policy n. flotant sigorta poliçesi
floating policy n. serbest poliçe
floating policy n. (denizcilikte) emtia sigorta poliçesi
floating policy n. hırsızlık sigortası
floating policy n. (denizcilikte) belirli malların taşındıkları gemiden bağımsız olarak kaybı veya hasarının karşılandığı bir sigorta türü