seyyar - Turco Inglés Diccionario

seyyar

Significados de "seyyar" en diccionario inglés turco : 26 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
seyyar mobile adj.
Several weekly mobile library serves remote areas.
Haftalık olarak birkaç seyyar kütüphane ücra bölgelere hizmet vermektedir.

More Sentences
seyyar portable adj.
General
seyyar traveling adj.
Bill's father was a traveling salesman.
Bill'in babası bir seyyar satıcıydı.

More Sentences
seyyar strolling adj.
The strolling musician played his guitar while walking through the park.
Seyyar müzisyen parkta yürürken gitarını çaldı.

More Sentences
Tourism
seyyar traveling adj.
Bill's father was a traveling salesman.
Bill'in babası bir seyyar satıcıydı.

More Sentences
Technical
seyyar mobile adj.
Several weekly mobile library serves remote areas.
Haftalık olarak birkaç seyyar kütüphane ücra bölgelere hizmet vermektedir.

More Sentences
Chemistry
seyyar mobile adj.
Several weekly mobile library serves remote areas.
Haftalık olarak birkaç seyyar kütüphane ücra bölgelere hizmet vermektedir.

More Sentences
Military
seyyar mobile adj.
Several weekly mobile library serves remote areas.
Haftalık olarak birkaç seyyar kütüphane ücra bölgelere hizmet vermektedir.

More Sentences
General
seyyar traveller n.
seyyar traveler n.
seyyar erratic adj.
seyyar itinerant adj.
seyyar planetary adj.
seyyar movable adj.
seyyar ambulant adj.
seyyar travelling adj.
seyyar roving adj.
seyyar migratory adj.
seyyar floating adj.
seyyar ambulatory adj.
seyyar errabund adj.
seyyar erratical adj.
seyyar flexile adj.
seyyar peripatetical adj.
seyyar on the move adv.
Tourism
seyyar travelling adj.

Significados de "seyyar" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
seyyar satıcı hawker n.
seyyar satıcı pedlar n.
seyyar satıcı peddler n.
General
seyyar satıcılık hawking n.
seyyar satıcı packman n.
seyyar merdiven step ladder n.
seyyar satıcı barrowman n.
seyyar canlı hayvanlar sergisi menagerie n.
seyyar damlalık dish drainer n.
seyyar satıcı chapman n.
seyyar silahşörlük knight errantry n.
seyyar aktör barnstormer n.
seyyar satıcı street hawker n.
seyyar havuz wading pool n.
seyyar satıcı costermonger n.
seyyar satıcı coster n.
kadın seyyar satıcı basket woman n.
seyyar satıcı barrow boy n.
seyyar meyve satıcısı costermonger n.
seyyar damlalık dish rack n.
seyyar kimse itinerant n.
seyyar satıcı huckster n.
seyyar laboratuvar mobile laboratory n.
seyyar teşhir standı mobile display booth n.
seyyar tamirci caird n.
seyyar aydınlatma portable lighting n.
seyyar aydınlatma portable illumination n.
seyyar satıcı hawk n.
seyyar satıcı pitch n.
seyyar satıcı monger n.
seyyar satıcı pitchman n.
seyyar satıcı crier n.
seyyar silahşörlük knight-errantry n.
seyyar rampa horse-box ramp n.
seyyar iskele portable scaffold n.
destekli seyyar merdiven stepladder n.
destekli seyyar merdiven step ladder n.
seyyar merdiven steps n.
seyyar merdiven stepladder n.
seyyar yahudi tapınağı tabernacle n.
seyyar yahudi tapınağı mormon tabernacle n.
seyyar iskele traveller n.
seyyar kütüphane mobile library n.
seyyar sahra hastanesi field hospital n.
seyyar sahra hastanesi mobile field hospital n.
seyyar kütüphane book mobile n.
seyyar kitaplık book mobile n.
seyyar ölüm mangası mobile killing squad n.
seyyar ölüm mangası mobile killing unit n.
seyyar tuvalet mobile toilet n.
seyyar tuvalet portable toilet n.
seyyar tuvalet port-o-potty n.
seyyar meyve arabası applecart n.
ucuz mal satan seyyar satıcı cheap jack n.
seyyar balıkçı coster n.
seyyar meyve satıcısı coster n.
seyyar balıkçı costermonger n.
seyyar iskele traveler n.
seyyar sosisçi hot dog stand n.
seyyar sosisçi street-meat vendor n.
(hindistan) bir tür seyyar satıcı boxwallah n.
seyyar satıcı itinerant peddler n.
seyyar satıcı peddler n.
seyyar tuvalet port-a-john n.
seyyar klozet honey bucket n.
seyyar klozet bucket toilet n.
seyyar klozet bucket latrine n.
stadyumlardaki seyyar atıcı snack hawker n.
seyyar tuvalet portapotty n.
seyyar giysi dolabı cabinet n.
seyyar satıcı cadger [scottish] n.
seyyar satıcı chap [dialect] n.
ucuz mal satan dükkan ya da seyyar satıcı cheap-jack n.
ucuz mal satan dükkan ya da seyyar satıcı cheapjack n.
ayaklı seyyar merdiven drop n.
seyyar satıcıların sattığı ürün troggin [scottish] n.
seyyar satıcı trucker [scottish] n.
seyyar satıcı yagger [dialect] n.
seyyar meyve sebze satıcısı barrow-man n.
seyyar meyve sebze satıcısı barrow-boy n.
seyyar satıcı jagger n.
seyyar satıcı kiddier [obsolete] n.
seyyar ticaret acentesi knight of the road n.
göstericileri kullanarak kalabalığın ilgisini çekip kocakarı ilaçları satan seyyar satıcı medicine man n.
seyyar festivallerde satılan veya hediye verilen çömlek fairing n.
tahıl ve tuz satan seyyar satıcı brinjarry [india] n.
seyyar satıcılık hucksterage n.
seyyar satıcılık huckstery n.
seyyar satıcı huxter n.
(eskiden) seyyar kek satıcısı muffin man [uk] n.
seyyar kuyumcu gold-end man n.
seyyar satıcı costardmonger [uk] n.
iki seyyar evin birbirine cıvatalanmış ve yerleşik halde kullanımı doublewide n.
(özellikle kaçak getirilmiş gibi yapılan ucuz ve gösterişli mallar satan) seyyar satıcı dudder [dated] [uk] n.
ürünlerini at veya katır ile taşıyan seyyar satıcı packer n.
seyyar mahkeme iter n.
özel görüşmelerde seyyar satıcıların giydiği inci düğmeli kıyafet pearly [uk] n.
seyyar satıcı pearly [uk] n.
seyyar satıcılık peddlery n.
seyyar satıcılık pedlary n.
seyyar satıcı pedler n.
seyyar oyun alanı playbus n.
seyyar araba pram [uk] n.
seyyar satıcıların kullandığı sepet veya tepsi shallow [uk] n.
seyyar satıcının izleyiciler arasından ilk satın alımı yapması için tuttuğu kimse shill n.
seyyar satıcı bağırışı cry n.
seyyar satıcı smouse [south africa] n.
seyyar satıcı stallkeeper n.
seyyar satıcı stallman n.
seyyar tezgah stand n.
seyyar satıcı anonsu street cry n.
seyyar satıcı solicitor n.
seyyar tatlı tezgahı pastry cart n.
seyyar satıcı bağırtısı patter n.
seyyar tatlı arabası pastry cart n.
seyyar merdiven steps n.
seyyar satıcı outcrier n.
seyyar satıcılık yapmak huckster v.
seyyar satıcılık yapmak peddle v.
seyyar sokak satıcılığı yapmak peddle v.
seyyar satıcılık yapmak hawk v.
seyyar satıcılık yapmak higgle v.
seyyar yiyecek satmak costermonger v.
Colloquial
(avustralya) seyyar tavşan satıcısı rabbitoh n.
seyyar ev wheel estate n.
seyyar mutfak gut truck n.
seyyar teyp blaster (ghetto blaster) n.
evden eve gezip sebze meyve satan hintli seyyar satıcı sammy [south africa] n.
Idioms
seyyar tuvalet honey cart n.
seyyar tuvalet honey wagon n.
(işportacılar veya seyyar satıcılar) mallarını bağırarak satmaya çalışmak cry one's wares v.
Trade/Economic
toptan seyyar satıcı wholesale peddler n.
seyyar ticaret acentası commercial traveller n.
seyyar ticaret acentası commercial traveler n.
toptan seyyar satıcı wholesale peddlar n.
seyyar satıcı peddler n.
seyyar satıcı drummer n.
seyyar satıcı pedlar n.
seyyar satıcılık hawking n.
seyyar satıcı hawker n.
seyyar müfettiş field auditor n.
seyyar satıcılık hawker's trade n.
seyyar esnaf mobile tradesman n.
seyyar satış memuru travelling salesman n.
seyyar satış memuru commercial traveller n.
seyyar satıcılık hawker's-trade n.
seyyar satıcı packman n.
seyyar satıcı pitchman n.
seyyar satıcı huckster n.
seyyar ticarethane memuru commercial traveller n.