grinds - Turco Inglés Diccionario

grinds

grinds — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ɡraɪnd/ – BrE /ɡraɪnd/)
Categoría gramatical:
Fiil: grind (grinds – ground – grinding)
Sinónimo:
mill, toil
Antónimos:
relax

Significados de "grinds" en diccionario turco inglés : 92 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
grind v. öğütmek
I grind my own coffee beans every morning.
Her sabah kendi kahve çekirdeklerimi ben öğütürüm.

More Sentences
General
grind n. inek
He was a grind back when we were in college.
O zamanlar biz üniversitedeyken o çok inekti.

More Sentences
grind n. angarya
He was fed up with the grind of corporate life.
Kurumsal hayatın angaryalarından bıkmıştı.

More Sentences
grind n. (kaykayda) grind hareketi
She showed me how to do a layback grind.
Bana nasıl sırt üstü grind hareketi yapılacağını gösterdi.

More Sentences
grind v. bilemek (bıçağı)
He used a diamond stone to grind his knives.
Bıçaklarını bilemek için elmas bir taş kullanırdı.

More Sentences
grind v. çekmek (mutfak robotunda sebze vb'ni)
She cooked the ground beef with onions and salt.
Kıyma makinesinde çekilmiş bifteği soğan ve tuzla pişirdi.

More Sentences
grind v. ezilmek
Our farmers have been ground down, and we must help them.
Çiftçilerimiz ezilmiş durumda ve onlara yardım etmeliyiz.

More Sentences
grind v. gıcırdamak
Tom grinds his teeth in his sleep.
Tom uykusunda dişlerini gıcırdatır.

More Sentences
grind v. gıcırdatmak (dişlerini/vitesi)
He grinds his teeth in his sleep.
Uykusunda dişlerini gıcırdatıyor.

More Sentences
grind v. sertçe bastırmak
He ground out his cigar and glared at his watch.
Purosunu sertçe bastırarak söndürdü ve gözlerini saatine dikti.

More Sentences
grind v. (kaykayda) grind hareketi yapmak
Tony taught me how to grind a rail on a skateboard.
Tony bana kaykay üzerinde nasıl grind hareketi yapacağımı öğretti.

More Sentences
Technical
grind v. öğütmek
I grind my own coffee beans every morning.
Her sabah kendi kahve çekirdeklerimi ben öğütürüm.

More Sentences
Food Engineering
grind v. öğütmek
I grind my own coffee beans every morning.
Her sabah kendi kahve çekirdeklerimi ben öğütürüm.

More Sentences
General
grind n. hafız
grind n. eziyet
grind n. inekleme
grind n. yorucu iş
grind n. inek öğrenci
grind n. ezme
grind n. öğütme
grind n. sıkıcı iş
grind n. aşındırma
grind n. silme
grind n. uzun ve zor iş
grind n. sürtme sesi
grind n. yoğun ve yorucu çalışma
grind n. öğretmenin verdiği ödev
grind n. öğütülmüş parçacıklar
grind n. kalçaları striptiz yaparmış gibi döndürme
grind n. öğütülmüş kahve parçaları
grind n. kaykay veya kar kayağında yapılan bir hareket
grind v. sıkıştırmak
grind v. çektirmek
grind v. çalmak
grind v. üzmek
grind v. öğütmek (değirmen/dibek vb'nde)
grind v. ezmek
grind v. hafızlamak
grind v. kolunu çevirerek çalıştırmak
grind v. çekmek (değirmen/dibek vb'nde)
grind v. dövmek (değirmen/dibek vb'nde)
grind v. zımparalamak
grind v. döndürmek
grind v. çekmek (kıyma makinesinde eti)
grind v. rodaj yapmak
grind v. ineklemek
grind v. gıcırdatmak
grind v. zımparayla düzeltmek
grind v. taşa tutmak
grind v. taşlamak
grind v. ufalamak
grind v. bilemek
grind v. sertçe ovalamak
grind v. zorla bastırmak
grind v. taciz etmek
grind v. aşama aşama zayıflatmak
grind v. aşama aşama yok etmek
grind v. sürtünme ile ovalanmak
grind v. sürtünme ile toz haline gelmek
grind v. kalçaları striptiz yaparmış gibi döndürmek
grind v. sürekli tekrarla öğretmek
grind v. sürekli tekrar ederek içine işlemek
grind v. kaykay, kar kayağı, kayak gibi sporlarda bir tür tahtaya binmek
grind v. (video oyunlarında) kademe atlamak veya bir şey kazanmak için görevi tekrar yapmak
grind adj. (sinema) belirli saat aralıklarıyla sürekli gösterimde olan
grind N. yorucu çalışma
Irregular Verb
grind v. ground - ground
Technical
grind n. kum perdahı
grind v. bilemek
grind v. taşa tutmak
grind v. taşla torna etmek
grind v. taşlamak
grind v. toz haline koymak
grind v. ufalamak
grind v. yontmak
Automotive
grind n. dayanıklılık yarışı
grind n. eksantrik tasarımı
grind n. taşlama
Gastronomy
grind v. çekmek
grind v. eti kıymak
Marine Biology
grind n. (özellikle faroe adaları'nda) pilot balina
Music
grind n. heavy metal müziğin bir alt türü
Slang
grind n. inek (öğrenci)
grind v. uyuşturucu satmak
grind v. (hawai adaları'nda) yemek yemek
grind v. sinirlendirmek
grind v. kızdırmak
grind v. canını sıkmak
British Slang
grind n. seks
grind v. düzmek
grind v. götürmek
grind v. seks yapmak

Significados de "grinds" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
axe to grind n. şikayeti olan
axe to grind n. şikayetçi olan
an axe to grind n. şikayete sebep olan durum
an axe to grind n. çözülmesi gereken sorun
grind [scotland] n. ızgaralı yatay kapı
grind out v. eziyet etmek
grind down v. üzmek
grind out v. çalmak
grind out v. kaleme almak
grind out v. yazmak
grind down v. kuvvetle bastırmak
grind out v. çektirmek
grind down v. çektirmek
grind coffee v. kahve çekmek
grind down v. eziyet etmek
grind to a halt v. durmak
have an axe to grind v. şikayeti olmak
have an axe to grind v. şikayetçi olmak
grind barley v. arpa öğütmek
grind coffee v. kahve öğütmek
grind down v. zorbalık etmek
grind down v. zalimce yönetmek
grind the meat v. kıyma yapmak
grind one's teeth v. dişini gıcırdatmak
grind one's teeth v. dişlerini gıcırdatmak
grind sugar cane v. şeker kamışı sıkmak
grind sugar cane v. şeker kamışı preslemek
grind until smooth v. pürüzsüz olana dek dövmek/ezmek
grind the grain into flour v. tahılı öğütüp un haline getirmek
Phrasals
grind away v. öğüterek çıkarmak
grind away at v. öğütmek
grind something away v. öğüterek çıkarmak
grind away v. ineklemek
grind away v. çok çalışmak
grind away v. sınava çalışmak
grind on v. (zaman) uzayıp gitmek
grind out v. kalitesine bakmaksızın çok sayıda üretmek
grind up v. öğütmek
grind down v. yavaşlamak (makine)
grind down v. usandırmak
grind someone down v. bıktırmak
grind down v. bıkkınlık vermek
grind down v. hayal kırıklığına uğratmak
grind someone down v. usandırmak
grind down v. bunaltmak
grind down v. ezerek eşitlemek
grind down v. bezdirmek
grind someone down v. bezdirmek
grind down v. törpülemek
grind someone down v. bıkkınlık vermek
grind down v. törpüleyerek şekil vermek
grind someone down v. sıkıntı vermek
grind down v. törpüleyerek eşitlemek
grind down v. (birini) kırmak
grind down v. (birini) sıkmak
grind down v. bıktırmak
grind down v. sıkıntı vermek
grind someone down v. bunaltmak
grind someone down v. birini sıkmak
grind someone down v. dırdır edip bezdirmek
grind down v. törpüleyerek şekillendirmek
grind on v. sonsuza kadar sürmek
grind on v. bitmek bilmemek
grind on v. bıktırana kadar uzamak
grind on v. bitmeyecekmiş/sonu gelmeyecekmiş gibi uzamak
grind on v. bir türlü sonu gelmemek
grind on v. uzayıp gitmek
grind away at (someone or something) v. (birine) söylenip durmak
grind something in v. bir şeyi sürterek bir şeyin içine yedirmek
grind something down v. bir şeyi pürüzsüz hale getirmek
grind away at (someone or something) v. (bir şeye) kendini iyice vermek
grind away v. kafa ütülemek
grind something together v. gıcırdatmak
grind away at (someone or something) v. (birini) sürekli küçük/hor görmek
grind away v. söylenip durmak
grind something down v. bir şeyi törpülemek
grind away at (someone or something) v. (birinin) kafasını ütülemek
grind together v. gıcırdatmak
grind away v. sürekli küçük/hor görmek
grind something in v. bir şeyi bir şeyin içine sindirmek
grind away at (someone or something) v. (bir şeye) çok çalışmak
grind into v. bir şeyi öğütüp başka bir şey haline getirmek
grind something to something v. bir şeyi ufalayıp başka bir şey haline getirmek
grind away v. törpüleyerek/ezerek gidermek
grind something into something v. bir şeyi bir şeyin içine sindirmek
grind something into something v. bir şeyi bir şeyin içine itmek/yürütmek
grind something in v. bir şeyi iyice bir şeyin içine işletmek
grind something together v. birbirine sürtmek
grind away at (someone or something) v. (birine) kusur bulup durmak
grind something into something v. bir şeyi ezip başka bir şey haline getirmek
grind (something) into (something) v. (bir şeyi) beynine/kafasına kazımak
grind away at (someone or something) v. (birine) vır vır etmek
grind something into something v. bir şeyi ufalayıp başka bir şey haline getirmek
grind away at (someone or something) v. (birini) sürekli eleştirmek
grind into v. bir şeyi aşılamak
grind away at (someone or something) v. (bir şeyi) ufalamak
grind away v. sürekli sataşmak
grind away v. iğneleyip durmak
grind away at (someone or something) v. (birini) sürekli kötülemek/küçümsemek
grind something in v. bir şeyi bir şeyin içine itmek/yürütmek
grind away v. vır vır etmek
grind something together v. birbirine sürterek gıcırdatmak
grind something into something v. bir şeyi sürterek bir şeyin içine yedirmek
grind away v. bir şeye çok çalışmak
grind away at (someone or something) v. (birine) dırdır etmek
grind (something) into (something) v. (bir şeyi) kafasına sokmaya çalışmak
grind something into something v. bir şeyi ufalayıp toz, kum, küçük parçacıklar haline getirmek
grind into v. bir şeyi ufalayıp başka bir şey haline getirmek
grind away at (someone or something) v. (bir şeye) kafa yormak
grind away at (someone or something) v. (bir şeye) kendini adamak
grind away v. bir şeye kafa yormak
grind away v. durmadan şikayet etmek
grind together v. birbirine sürtmek
grind together v. birbirine sürterek aşındırmak
grind away at (someone or something) v. (birine) sürekli sataşmak
grind together v. birbirini aşındırmak
grind something to something v. bir şeyi öğütüp başka bir şey haline getirmek
grind into v. bir şeyi ezip başka bir şey haline getirmek
grind away v. dırdır etmek
grind away v. bir şeye kendini iyice vermek
grind away v. kusur bulup durmak
grind into v. bir şeyi sürekli tekrar ederek iyice öğretmek
grind away at (someone or something) v. (bir şeyi) ezmek
grind away v. sürekli eleştirmek
grind into v. bir şeyi kafasına sokmak/işlemek
grind (something) into (something) v. (bir şeyi) iyice öğrenmek için çaba sarf etmek
grind something into something v. bir şeyi iyice bir şeyin içine işletmek
grind away at (someone or something) v. (birini) durmadan şikayet etmek
grind away at (someone or something) v. (bir şeyi) öğütmek
grind something into something v. bir şeyi öğütüp başka bir şey haline getirmek
grind away v. sürterek düzeltmek
grind (something) into (something) v. (bir şeyi) iyice öğrenmeye/ezberlemeye çalışmak
grind away at (someone or something) v. (birini) iğneleyip durmak
grind away v. toz haline getirip yok etmek
grind something down v. bir şeyi törpüleyerek düzeltmek
grind away v. bir şeye kendini adamak
grind something to something v. bir şeyi ezip başka bir şey haline getirmek
grind something into something v. bir şeyi ezip toz, kum, küçük parçacıklar haline getirmek
grind something into something v. bir şeyi öğütüp toz, kum, küçük parçacıklar haline getirmek
grind together v. birbirine sürtünmek
grind away v. sürekli kötülemek/küçümsemek
grind together v. birbirine sürterek gıcırdatmak
grind in v. (konik vanayı) aşındırıcı macunla birlikte sürterek oturtmak
grind to v. ezip başka bir şey haline getirmek
grind to v. ufalayıp başka bir şey haline getirmek
grind something out v. seri halde üretmek
grind something up v. bir şeyi toz haline getirmek
grind something out v. mekanik olarak üretmek
grind something out v. ezerek bir şey yapmak
grind something up v. bir şeyi ufalamak