grubbed - Turco Inglés Diccionario

grubbed

grubbed — Definition

Significado:
yiyecek, kurtçuk
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɡrʌb/ – BrE /ɡrʌb/)
Categoría gramatical:
İsim: grub (grubs); Fiil: grub (grubs – grubbed – grubbing)
Sinónimo:
food (informal), larva
Antónimos:
fasting

Significados de "grubbed" en diccionario turco inglés : 31 resultado(s)

Inglés Turco
General
grub n. yemek
I need to eat some grub.
Benim biraz yemek yemem lazım.

More Sentences
grub n. yiyecek
I can't believe how hard it is to find decent grub around here.
Buralarda iyi bir yiyecek bulmanın ne kadar zor olduğuna inanamıyorum.

More Sentences
grub n. kurtçuk
I feed the fish with grubs.
Balıkları kurtçuklarla besliyorum.

More Sentences
grub v. toprağı eşelemek
The cat grubbed for the mice.
Kedi fareleri bulmak için toprağı eşeledi.

More Sentences
British Slang
grub n. yemek
I need to eat some grub.
Benim biraz yemek yemem lazım.

More Sentences
grub n. yiyecek
I can't believe how hard it is to find decent grub around here.
Buralarda iyi bir yiyecek bulmanın ne kadar zor olduğuna inanamıyorum.

More Sentences
General
grub n. larva
grub n. arı gibi çalışan kimse
grub n. tırtıl
grub n. sürfe
grub n. pis
grub n. çalışıp duran kimse
grub n. çekici olmayan banal kimse
grub n. pis ve terbiyesiz kimse
grub n. yerdeki kök
grub v. ağır iş yapmak
grub v. çapalamak
grub v. kazmak
grub v. eşelemek
grub v. didiklemek
grub v. didinmek
grub v. yedirmek
grub v. ot ve kökleri temizlemek
grub v. yemek yemek
grub v. toprağı kazmak
grub v. kök sökmek
grub v. ırgat gibi çalışmak
grub v. ağır iş yapmak
grub v. (özellikle yiyecek için) sırnaşıklık yapmak
Apiculture
grub n. kurt
Slang
grub v. sırnaşarak elde etmek

Significados de "grubbed" con otros términos en diccionario inglés turco: 96 resultado(s)

Inglés Turco
General
pub grub n. pub'larda sunulan yemek veya yiyecekler
pub grub n. pub yemeği
grub up v. belleyerek çıkarmak
grub up v. ayıklamak
grub up v. belleyerek sökmek
grub up v. kazmak
grub up v. çapalamak
grub up v. eşelemek
grub up v. kazarak sökmek
grub up v. kökleri kazarak sökmek (bir yerdeki)
grub up v. bellemek
grub up v. kazarak çıkarmak
grub out v. bol bol yemek
grub out v. midesini doldurmak
grub out v. kazmak
grub out v. eşmek
Phrasals
grub around in (something) v. dolabı eşeleyip bulduklarını giyinmek
grub around for (something) v. aramak
grub around v. aramak
grub around (in something) v. dolabı eşeleyip bulduklarını giyinmek
grub around v. dolabı eşeleyip bulduklarını giyinmek
grub around (in something) v. pis/kirli/lekeli giysi giyinmek
grub around for (something) v. aranmak
grub around v. aranmak
grub around v. pis/kirli/lekeli giysi giyinmek
grub around in (something) v. pis/kirli/lekeli giysi giyinmek
grub around in (something) v. eski püskü giyinmek
grub around v. didik didik aramak
grub around for (something) v. didik didik aramak
grub around (in something) v. eski püskü giyinmek
grub around for (something) v. eşeleyip aramak
grub around v. eşeleyip aramak
grub around v. eşelemek
grub around for (something) v. eşelemek
grub around v. altüst etmek
grub around for (something) v. altüst etmek
grub around v. altını üstüne getirmek
grub around for (something) v. altını üstüne getirmek
grub for (something) v. (bir şey) için arsızca/yüzsüzce yalvarmak
grub for (something) v. yerin altını üstüne getirip (yiyecek) aramak
grub for (something) v. eşeleyip (yiyecek) aramak
grub for v. bir şey çıkarmak için yeri kazmak
grub for v. yerin altını üstüne getirip (yiyecek) aramak
grub for v. yalvararak istemek
grub for v. bir şey için yalvarmak
grub for (something) v. yalvararak istemek
grub on something v. bir şey yemek
grub for (something) v. (bir şey) için yalvarmak
grub for v. yeri/toprağı kazıp (yiyecek) aramak
grub for v. eşeleyip (yiyecek) aramak
grub for (something) v. yeri/toprağı kazıp (yiyecek) aramak
grub for v. bir şey için arsızca/utanmadan yalvarmak
grub out (on something) v. (bir şey) tıkınmak
grub around in (something) pis/pasaklı (bir şey) giymek
grub around in (something) salaş (bir şey) giymek
grub around in (something) kılıksız (bir şey) giymek
grub around in (something) paspal (bir şey) giymek
Colloquial
grub [uk] n. pasaklı çocuk
Idioms
grub street n. grub street yazarı
grub street n. az yetenekli yoksul yazar
grub street n. 17. yüzyıl'da londra'da yoksul yazarlara ev sahipliği yapmış bir sokak
Technical
grub screw n. başsız vida
grub hoe n. kök çıkarma çapası
grub screw n. saplama vida
grub screw n. kapı kolu bağlantı vidası
grub screw n. tepesi yarık başsız vida
grub saw n. el taş testeresi
grub saw n. el taştesteresi
grub ax n. bel kazması
Mechanic
grub screw n. saplama vidası
grub screw n. yarık başlı makine vidası
Pathology
black grub n. balık etine yerleşen bir larva paraziti
Parasitology
cattle grub (hypoderma bovis) n. büyük nokra sineği larvası
cattle grub (hypoderma bovis) n. büyük nokra sineği
cattle grub (hypoderma bovis) n. büvelek
wire grub n. telkurdu
Zoology
cockchafer grub n. mayısböceği kurtçuğu
white grub n. mayısböceği kurtçuğu
Agriculture
grub breaker n. bitki kökü sökmek için kullanılan saban benzeri bir alet
grub hook n. bitki kökü sökmek için kullanılan saban benzeri bir alet
grub hoe n. bel kazması
Literature
grub street adj. ucuz edebiyata ait
grub street adj. ucuz edebiyatla ilgili
Entomology
vine grub n. asmalara zarar veren böcek larvası
witchetty grub n. avustralya'ya özgü bazı güvelerin ve böceklerin ağaç kemiren ve yenebilir larvaları
porina grub n. yeni zelanda'ya özgü yer altında yaşayan bir tırtıl
surface grub n. büyük sarı kanatlı güvenin larvası
Slang
bust a grub v. mideye indirmek
bust a grub v. tıkınmak
bust a grub v. zıkkımlanmak
bust a grub v. yemek yemek
grub on v. tırtıklamak
grub on v. yemek
grub on v. didiklemek
Star Wars
leviathan grub n. azman tırtıl
rat-grub n. sıçan-grub