Turco - Inglés
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Traducción
Eliminar anuncios
Iniciar sesión / Registrarse
Apagar las luces
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Traducción
Sinónimo
Frases
Herramientas
Recursos
Sobre nosotros
Contacto
Iniciar sesión / Registrarse
EN-TR
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Español - Inglés
Francés - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Turco - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Ocultar la historia
Historia detallada
Eliminar
Historia :
siberite
contact modulator
matching data
seslenen
a day
warm up
hog back
digital technology
be recorded
winter-cress
taisho
parte exportadora
proyecto plagsalud
Spannzylinder
sternodimi
adaptation time
lie low
experiential knowledge
complete equivalence
saunders-blue
floor arch
galane
track dog
fingernails
Markierungspunkt
head on
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Historia
Frases
Significados de
"head on"
en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
Idioms
1
Idioms
head on
adv.
doğrudan
2
Idioms
head on
adv.
direkt
Significados de
"head on"
con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
General
1
General
a head-on collision
n.
kafa kafaya çarpışma
2
General
head-on collision
n.
kafa kafaya çarpışma
3
General
head on a spike
n.
kazığa oturtulmuş kelle
4
General
head on a spike
n.
kazığa oturtulmuş kafa
5
General
put a price on somebody's head
v.
başına ödül koymak
6
General
have one's head screwed on right
v.
aklı başında biri olmak
7
General
have a good head on one's shoulders
v.
çok zeki olmak
8
General
have a good head on one's shoulders
v.
aklı başında biri olmak
9
General
have a good head on one's shoulders
v.
sağduyu sahibi olmak
10
General
set a price on someone's head
v.
aranılan bir kimsenin kellesine fiyat biçmek
11
General
get one's head screwed on right
v.
akıllanmak
12
General
collide head-on
v.
kafa kafaya çarpışmak
13
General
have one's head screwed on the right way
v.
aklı başında biri olmak
14
General
hit the nail right on the head
v.
kafasına çivi çakmak
15
General
be in a head-on collision
v.
bir araçla kafa kafaya çarpışmak
16
General
head on crash
v.
(araç) kafa kafaya çarpışmak
17
General
stand on one's head
v.
amuda kalkıp durmak
18
General
put one's head on someone's shoulder
v.
başını omuzuna yaslamak
19
General
put one's head on someone's shoulder
v.
başını omzuna yaslamak
20
General
head-on
adj.
burun buruna (çarpışma)
21
General
head-on
adj.
kafadan/önden
22
General
head-on
adj.
uzlaşmaz
23
General
head-on
adj.
katı
24
General
head-on
adj.
doğrudan
25
General
on one's head
adv.
tepetaklak
26
General
head-on
adv.
kafa kafaya
27
General
head-on
adv.
uzlaşmaksızın
28
General
head-on
adv.
kesin bir şekilde
29
General
head-on
adv.
taban tabana zıt olarak
30
General
head-on
adv.
üstüne
Phrasals
31
Phrasals
head on over
v.
gitmek
Phrases
32
Phrases
on his own head be it
expr.
vebali kendi boynuna
Proverb
33
Proverb
he wears a ten dollar hat on a five cent head
kel başa şimşir tarak
34
Proverb
he wears a ten dollar hat on a five cent head
eşeğe altın semer vursan yine eşektir
35
Proverb
you can't put a wise head on young shoulders
genç birinden yaşlı birinin görmüş geçirmiş tavrını bekleyemezsin
36
Proverb
you can't put a wise head on young shoulders
genç birinden yaşlı birinin deneyimini bekleyemezsin
37
Proverb
you can't put an old head on young shoulders
genç birinden yaşlı birinin deneyimini bekleyemezsin
38
Proverb
you can't put an old head on young shoulders
genç birinden yaşlı birinin yapacağı sağduyulu muhakemeyi bekleyemezsin
39
Proverb
you can't put a wise head on young shoulders
genç birinden yaşlı birinin yapacağı sağduyulu muhakemeyi bekleyemezsin
40
Proverb
you can't put an old head on young shoulders
genç birinden yaşlı birinin görmüş geçirmiş tavrını bekleyemezsin
41
Proverb
he wears a $10 hat on a five-cent head
kel başa şimşir tarak
42
Proverb
he wears a $10 hat on a five-cent head
eşeğe altın semer vursan yine eşektir
Colloquial
43
Colloquial
be on your head
v.
senin sorumluluğun
44
Colloquial
be on your head
v.
senin bileceğin iş
45
Colloquial
stand on one's head
v.
yırtınmak
46
Colloquial
stand on one's head
v.
bir tarafını yırtmak
47
Colloquial
stand on one's head
v.
mümkün olan her şeyi yapmak
48
Colloquial
stand on one's head
v.
kıçını yırtmak
49
Colloquial
stand on one's head
v.
elinden gelen her şeyi yapmak
50
Colloquial
hit one’s head on the sink
v.
başını küvete/lavaboya çarpmak
51
Colloquial
keep your head on a swivel
expr.
gözünü dört aç
Idioms
52
Idioms
a light bulb goes on in (one's) head
n.
kafada şimşek çakması
53
Idioms
a light bulb goes on in (one's) head
n.
aklına birden fikir gelmesi
54
Idioms
a head start (on something)
n.
(bir şeye) diğerlerinden önce başlama
55
Idioms
a head start (on something)
n.
(bir şeye) önceden başlama
56
Idioms
a head start (on something)
n.
(bir şeye) diğerlerinden erken başlama
57
Idioms
a head start (on something)
n.
(bir şeye) erken başlama
58
Idioms
a price on (one's) head
n.
(birinin) başına koyulan ödül
59
Idioms
a price on (one's) head
n.
(birinin) kellesine biçilen fiyat
60
Idioms
a price on head
n.
başına koyulan ödül
61
Idioms
a price on someone's head
n.
birinin kellesine biçilen fiyat
62
Idioms
a price on someone's head
n.
birinin başına koyulan ödül
63
Idioms
a price on head
n.
kellesine biçilen fiyat
64
Idioms
an old head on young shoulders
n.
yetişkin gibi davranan/konuşan genç
65
Idioms
an old head on young shoulders
n.
genç yaşına rağmen olgun kimse
66
Idioms
an old head on young shoulders
n.
büyümüş de küçülmüş
67
Idioms
an old head on young shoulders
n.
olgun genç
68
Idioms
an old head on young shoulders
n.
büyümüş de küçülmüş
69
Idioms
an old head on young shoulders
n.
olgun genç
70
Idioms
an old head on young shoulders
n.
genç yaşına rağmen olgun kimse
71
Idioms
an old head on young shoulders
n.
yetişkin gibi davranan/konuşan genç
72
Idioms
hit the nail on the head
v.
tam isabet kaydetmek
73
Idioms
hit the nail on the head
v.
üstüne basmak
74
Idioms
hit the nail on the head
v.
tam bilmek
75
Idioms
hit the nail on the head
v.
taşı gediğine koymak
76
Idioms
have one's head screwed on
v.
aklı başında olmak
77
Idioms
have a good head on one's shoulders
v.
sağduyu sahibi olmak
78
Idioms
hit the nail on the head
v.
tam üstüne basmak
79
Idioms
have a good head on one's shoulders
v.
kültürlü olmak
80
Idioms
heap coals of fire on someone's head
v.
taş atana gül atmak
81
Idioms
heap coals of fire on someone's head
v.
taş atana ekmek atmak
82
Idioms
have one's head screwed on the right way
v.
akıllı olmak
83
Idioms
have one's head screwed on the right way
v.
zeki olmak
84
Idioms
have one's head screwed on the right way
v.
keskin zekası olmak
85
Idioms
have one's head screwed on the right way
v.
aklıselim olmak
86
Idioms
lay one's head on the block
v.
kendini riske atmak
87
Idioms
have an old head on young shoulders
v.
çok deneyimli olmak
88
Idioms
lay one's head on the block
v.
kendini tehlikeye atmak
89
Idioms
have an old head on young shoulders
v.
sağduyulu olmak
90
Idioms
put one's head on the block
v.
okkanın altına girmek
91
Idioms
put one's head on the block
v.
kendini riske atmak
92
Idioms
have an old head on young shoulders
v.
görmüş geçirmiş olmak
93
Idioms
have an old head on young shoulders
v.
yılların birikimine sahip olmak
94
Idioms
have an old head on young shoulders
v.
çok görüp geçirmek
95
Idioms
have an old head on young shoulders
v.
genç yaşına rağmen yılların birikimine sahip olmak
96
Idioms
lay one's head on the block
v.
okkanın altına girmek
97
Idioms
put one's head on the block
v.
kendini okkanın altına atmak
98
Idioms
lay one's head on the block
v.
kendini okkanın altına atmak
99
Idioms
put one's head on the block
v.
kendini tehlikeye atmak
100
Idioms
heap coals of fire on someone's head
v.
kötülük yapana iyilik ederek onun suçluluk duymasını sağlamak
101
Idioms
have one's head screwed on the right way
v.
kafası çalışmak
102
Idioms
have one's head screwed on the right way
v.
keskin zekalı olmak
103
Idioms
have one's head screwed on the right way
v.
mantıklı olmak
104
Idioms
have one's head screwed on the right way
v.
aklı başında olmak
105
Idioms
have one's head screwed on the right way
v.
aklı selim olmak
106
Idioms
have a good head on one's shoulders
v.
kafası çalışmak
107
Idioms
have a head on one's shoulders
v.
becerikli olmak
108
Idioms
have a head on one's shoulders
v.
kafası çalışmak
109
Idioms
have a good head on one's shoulders
v.
akıllı olmak
110
Idioms
have a head on one's shoulders
v.
yetenekli olmak
111
Idioms
have a good head on one's shoulders
v.
yetenekli olmak
112
Idioms
have a head on one's shoulders
v.
akıllı olmak
113
Idioms
have a good head on one's shoulders
v.
becerikli olmak
114
Idioms
put a price on someone's head
v.
birinin başına ödül koymak
115
Idioms
set a price on someone's head
v.
birinin başına ödül koymak
116
Idioms
hit the nail on the head
v.
hedefi on ikiden vurmak
117
Idioms
could do something standing on your head
v.
kolayca/zorlanmadan/gözü kapalı yapmak
118
Idioms
hit the nail right on the head
v.
tam üstüne basmak
119
Idioms
hit the nail right on the head
v.
taşı gediğine koymak
120
Idioms
hit the nail right on the head
v.
tam isabet etmek
121
Idioms
face something head-on
v.
sorunla doğrudan ilgilenmek
122
Idioms
face something head-on
v.
sorunla yüzleşmek
123
Idioms
would not harm a hair on somebody's head
v.
kılına bile zarar vermemek
124
Idioms
wouldn't harm a hair on somebody's head
v.
kılına zarar vermemek
125
Idioms
would not harm a hair on somebody's head
v.
kılına zarar vermemek
126
Idioms
not harm a hair on somebody's head
v.
kılına bile zarar vermemek
127
Idioms
not harm a hair on somebody's head
v.
kılına zarar vermemek
128
Idioms
wouldn't harm a hair on somebody's head
v.
kılına bile zarar vermemek
129
Idioms
able to do something standing on one's head
v.
(bir şeyi) gözü kapalı yapmak/yapabilmek
130
Idioms
have a wise head on young shoulders
v.
genç yaşına rağmen yılların birikimine sahip olmak
131
Idioms
have a wise head on young shoulders
v.
çok görüp geçirmek
132
Idioms
have a wise head on young shoulders
v.
yılların birikimine sahip olmak
133
Idioms
have a wise head on young shoulders
v.
çok deneyimli olmak
134
Idioms
have a wise head on young shoulders
v.
görmüş geçirmiş olmak
135
Idioms
stand something on its head
v.
bir şeyi o ana kadar kabul edildiğinden çok farklı bir şekilde sunmak
136
Idioms
turn something on its head
v.
bir şeyi tamamen değiştirmek
137
Idioms
stand something on its head
v.
bir şeyi tamamen değiştirmek
138
Idioms
turn something on its head
v.
bir şeyi tamamen yanlış bir şekilde kullanmak
139
Idioms
turn something on its head
v.
bir şeyi o ana kadar kabul edildiğinden çok farklı bir şekilde sunmak
140
Idioms
stand something on its head
v.
bir şeyi tamamen yanlış bir şekilde kullanmak
141
Idioms
want somebody's head on a platter
v.
birinin kellesini istemek
142
Idioms
knock something on the head
v.
bir şeyi yapmayı bırakmak
143
Idioms
want somebody's head on a platter
v.
birinin cezalandırılmasını istemek
144
Idioms
want somebody's head on a plate
v.
birinin kellesini istemek
145
Idioms
want somebody's head on a plate
v.
birinin cezalandırılmasını istemek
146
Idioms
be on someone's head
v.
üstüne (kalmak)
147
Idioms
be on someone's head
v.
başına patlamak
148
Idioms
be on someone's head
v.
birinin başına (gelmek)
149
Idioms
be on someone's head
v.
omuzuna (binmek)
150
Idioms
have a price on one's head
v.
başına ödül konmuş olmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of head on
×
Term Options
Corregir / Sugerir
Francés Inglés Diccionario
Español Inglés Diccionario
Alemán Inglés Diccionario
Inglés Sinónimo Diccionario
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy