hurry! - Turco Inglés Diccionario

hurry!

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "hurry!" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
Colloquial
hurry! exclam. acele et!
Hurry and come down!
Acele et ve aşağıya gel!

More Sentences
hurry! expr. çabuk ol!
hurry! expr. haydi!

Significados de "hurry!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hurry n. telaş
hurry n. acele
hurry up v. acele etmek
hurry v. acele etmek
General
hurry n. evmek
hurry n. ivedi
hurry n. acele
hurry-scurry n. yangından mal kaçırır gibi
hurry-scurry n. gümrükten mal kaçırır gibi
hurry [obsolete] n. kafa karışıklığı
hurry-skurry n. gerginlik
hurry [dialect] [uk] n. hengame
hurry-scurry n. telaş
hurry n. acele etme ihtiyacı
hurry [dialect] n. ufak rahatsızlık
hurry-skurry n. kargaşa
hurry n. acelecilik
hurry [dialect] [uk] n. tartışma
hurry n. tekrarlayan rahatsız edici ses
hurry [dialect] [uk] n. kargaşa
hurry something up v. hızlandırmak
hurry v. sıkıştırmak
hurry v. acele ettirmek
hurry up v. elini çabuk tutmak
hurry v. aceleyle götürmek
be in no hurry to v. bir şey yapmaya can atmamak
hurry up v. çabuk olmak
hurry v. ivedilenmek
do something in a hurry v. aceleye getirmek
be in a hurry to v. çabuk (yapmak) istemek
hurry v. aceleye getirmek
be in a hurry v. acelesi olmak
hurry v. ivmek
hurry up v. aceleye getirmek
hurry v. koşmak
be done in a hurry v. aceleye gelmek
hurry v. aceleyle getirmek
hurry v. hızlandırmak
hurry needlessly v. atlı kovalamak
hurry up v. acele ettirmek
be in a hurry v. acele etmek
hurry v. çabuklaştırmak
hurry v. çabuk olmak
be in a hurry to v. bir an evvel (yapmak) istemek
hurry v. ivdirmek
hurry v. aceleleştirmek
hurry (up) v. acele etmek
hurry (up) v. aceleci davranmak
be in no hurry v. acelesi olmamak
hurry something up v. süratini artırmak
hurry something up v. sürat vermek
hurry something up v. süratlendirmek
hurry v. hız vermek
hurry up v. hızlanmak
hurry up and do something v. hemen/çabuk olup bir şeyler yapmak
be in a hurry to grow up v. büyümek için can atmak
be in a hurry to grow up v. büyümek için acele etmek
hurry up v. telesmek
be in a hurry v. aşıkmak
hurry up v. aşıkmak
hurry [dialect] [uk] v. rahatsız etmek
hurry-scurry v. gereksiz acele ve karmaşa ile hareket etmek
hurry v. hızlı şekilde iletmek
hurry [dialect] [uk] v. taciz etmek
hurry-skurry v. acele etmek
hurry-scurry adj. bodoslama uçan
hurry-skurry adj. telaşlı
hurry-up adj. ivedi
hurry-scurry adj. gergin
hurry-up adj. acil müdahaleye uygun
hurry-skurry adj. bodoslama uçan
hurry-scurry adj. kargaşalı
hurry-up adj. acil
hurry-up adj. hızlandırılmış
hurry-up adj. acele
in a great hurry adv. yel yeperek
in a hurry adv. acele acele
in a hurry adv. aceleyle
in a hurry adv. çabuk çabuk
in a hurry adv. alelacele
in a hurry adv. acele
in a hurry adv. acele ile
in a hurry adv. telaş içinde
in a great hurry adv. acele bir şekilde
in a great hurry adv. aceleyle
hurry-skurry adv. telaşla
hurry-skurry adv. kafası karışık bir şekilde
hurry-scurry adv. kafası karışık bir şekilde
hurry-scurry adv. acele ile
hurry-skurry adv. acele içinde
hurry up! interj. çabuk ol!
hurry up! interj. hadi bakalım!
Phrasals
hurry back v. hemen dönmek
hurry back v. çabuk dönmek
hurry away v. aceleyle uzaklaşmak
hurry away v. hızla sıvışmak
hurry away v. aceleyle çıkmak
hurry away v. aceleyle ayrılmak
hurry off v. aceleyle ayrılmak
hurry off v. aceleyle çıkmak
hurry down to somewhere v. aceleyle/hızla aşağıya inmek/gitmek
hurry someone in to something v. hızla birilerini bir yere sokmak
hurry someone along v. acele ettirmek
hurry out v. aceleyle çıkmak
hurry over v. acele etmek
hurry on v. acele etmek
hurry on v. hızlı olmak
hurry on v. hızlandırmak
hurry on v. çabuk olmak
hurry on v. acele ettirmek
hurry on v. hızlı hareket ettirmek
hurry on v. elini çabuk tutmak
hurry along v. çabuklaştırmak/hızlandırmak
hurry in v. çabucak (bir yere) yetiştirmek/sokmak
hurry back to (someone or something) v. (birine/bir şeye) hemen/çabucak dönmek
hurry down (to some place) v. hızlıca/hemen (bir yere) inmek
hurry (someone or something) along v. (birini/bir şeyi) acele ettirmek
hurry (someone or something) in(to some place) v. (birini/bir şeyi) çabucak (bir yere) yetiştirmek/sokmak
hurry back to (someone or something) v. (birinin/bir şeyin yanına/bir yere) hızlıca dönmek
hurry down v. aceleyle/hızla aşağıya inmek/gitmek
hurry along v. acele ettirmek
hurry (someone or something) in(to some place) v. (birini/bir şeyi) aceleyle/hızlıca (bir yere) sokmak/yetiştirmek
hurry (someone or something) along v. (birini/bir şeyi) hızlı/acele hareket ettirmek
hurry (someone or something) along v. (birini/bir şeyi) çabuklaştırmak/hızlandırmak
hurry in v. aceleyle/hızlıca (bir yere) sokmak/yetiştirmek
hurry along v. hızlı/acele hareket ettirmek
Colloquial
be in a hurry to do something v. bir şey yapmaya can atmak
be in a hurry to do something v. aceleyle/çabucak bir şey yapmaya çalışmak
be in a hurry to do something v. bir şey yapmak için sabırsızlanmak
be in a hurry to do something v. telaş içinde bir şey yapmak
be in a hurry to do something v. acele içinde bir şey yapmak
hurry back expr. çabuk dön
hurry back expr. hemen dön
get a hurry on expr. acele et
get a hurry on expr. çabuk ol
get a hurry on expr. elini çabuk tut
in one hell of a hurry expr. çok acele içerisinde
not in any hurry expr. pek istekli değil
not in a hurry expr. acelesi yok
not in a hurry expr. yeterli/bol vakit var
not in any hurry expr. yeterli/bol vakit var
not in a hurry expr. pek istekli değil
not in any hurry expr. şart değil
not in any hurry expr. acelesi yok
not in any hurry expr. vakit var
not in any hurry expr. ille de gerekli değil
not in a hurry expr. can atmıyor
not in a hurry expr. şart değil
not in a hurry expr. vakit var
not in any hurry expr. aceleye/telaşa lüzum yok