imposed - Turco Inglés Diccionario

imposed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "imposed" en diccionario turco inglés : 8 resultado(s)

Inglés Turco
General
imposed adj. dayatılan
This mercilessly cruel burden was imposed twelve years ago on the population.
Bu acımasız yük on iki yıl önce halka dayatıldı.

More Sentences
imposed adj. yüklenen
That is a responsibility that is imposed primarily on the Member States themselves.
Bu, öncelikle Üye Devletlerin kendilerine yüklenen bir sorumluluktur.

More Sentences
imposed adj. uygulanan
All the economic and financial sanctions imposed against Iraq in 1990 should be lifted immediately.
Irak'a 1990 yılında uygulanan tüm ekonomik ve mali yaptırımlar derhal kaldırılmalıdır.

More Sentences
imposed adj. maruz kalmış
imposed adj. empoze
imposed adj. maruz kalınan
imposed adj. addedilen
imposed adj. sorumlu tutulan

Significados de "imposed" con otros términos en diccionario inglés turco: 26 resultado(s)

Inglés Turco
General
the duty imposed n. verilen görev
self-imposed deadline n. kişinin kendi kendine koyduğu son teslim tarihi
imposed upon v. istifade etmek
imposed upon v. maruz kalmak
be imposed punitive fine v. adli para cezası ile cezalandırılmak
be imposed v. dayatılmak
imposed upon adj. çıkar sağlanmış
imposed upon adj. yararlanılmış
imposed on adj. faydalanılmış
imposed on adj. yararlanılmış
imposed upon adj. faydalanılmış
imposed on adj. çıkar sağlanmış
self-imposed adj. gönüllü olarak maruz kalan
self-imposed adj. kendi kendini maruz bırakan
self-imposed adj. gönüllü
externally imposed adj. dışarıdan empoze edilen
government-imposed adj. hükümet yaptırımlı
Phrases
without any restrictions imposed expr. herhangi bir kısıtlama yapılmaksızın
Trade/Economic
be imposed v. konulmak
Law
a court-imposed fine n. mahkemece verilmiş para cezası
locally imposed and locally enforced adj. yerel olarak dayatılan ve yerel olarak uygulanan
no crime (can be committed), no punishment (can be imposed) without (having been prescribed by) a previous penal law expr. kanunsuz suç ve ceza olamaz
no crime (can be committed), no punishment (can be imposed) without (having been prescribed by) a previous penal law expr. ceza muhakkak kanuna dayanmalıdır
Technical
imposed loads n. özyük dışı tüm yükler
Psychology
self-imposed starvation n. kişinin kendisine dayattığı açlık durumu
Military
limitations imposed by cold n. soğuğun zorunlu kıldığı tahditler