uygulanan - Turco Inglés Diccionario

uygulanan

Significados de "uygulanan" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
General
uygulanan imposed adj.
All the economic and financial sanctions imposed against Iraq in 1990 should be lifted immediately.
Irak'a 1990 yılında uygulanan tüm ekonomik ve mali yaptırımlar derhal kaldırılmalıdır.

More Sentences
uygulanan exerted adj.
Technical
uygulanan adoptious adj.
uygulanan applied adj.
uygulanan adopted adj.

Significados de "uygulanan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
musevilerce cumartesileri uygulanan kutsal dinlenme günü sabbath n.
budistler tarafından uygulanan bir tür meditasyon samadhi n.
nakliyede uygulanan ücret tablosu commodity rates n.
karın bölgesine uygulanan estetik operasyon tummy tuck n.
anket uygulanan grup panel n.
uygulanan işlem procedure n.
kumaşın sökülmesini önlemek için kenarına uygulanan dikiş serging n.
uygulanan kanun law in effect n.
uygulanan kanun governing law n.
kadına uygulanan şiddet violence against women n.
hayvanlara uygulanan şiddet violence against animals n.
hayvanlara uygulanan insanlık dışı muamele inhumane treatment of animals n.
belli bir kaynağa erişimin herhangi bir günde nüfusun yarısına kısıtlanması şeklinde uygulanan tayınlama (trafiğe çıkışta tek/çift plaka uygulaması gibi) even odd rationing n.
belli bir kaynağa erişimin herhangi bir günde nüfusun yarısına kısıtlanması şeklinde uygulanan tayınlama (trafiğe çıkışta tek/çift plaka uygulaması gibi) odd-even rationing n.
uygulanan kurallar applicable rules n.
bir önceki boyaya uygulanan ikinci boya counterstain n.
birçok avrupa ülkesinde uygulanan lise bitirme sınavı matura n.
birçok avrupa ülkesinde uygulanan lise bitirme sınavı matur n.
birçok avrupa ülkesinde uygulanan lise bitirme sınavı maturita n.
budizm'in tibet'te uygulanan şekli tantrayana n.
kamçı, sopa, vb. ile tekrar tekrar vurarak uygulanan ceza lacing n.
ucuz taşın arkasına daha fazla parlaklık sağlamak için uygulanan kaplama chaton n.
kızılderili kabilelerinde uygulanan iyileştirici yöntem ve ritüeller native american healing n.
doğumu mümkün hale getirmek için rahimdeki ceninin pozisyonunu değiştirmek üzere uygulanan hareket manoeuver n.
gereksiz yere veya kasti olarak verilen zarar veya uygulanan şiddet mayhem n.
gidilen mile göre uygulanan bakım miktarı milage n.
genellikle batı'da uygulanan, nefes egzersizleri ve belirli duruşların vurgulandığı bir yoga hatha yoga n.
ayağın ayakkabı aşınmasına maruz kalan kısımlarına uygulanan arkası yapışkanlı keçe moleskin n.
paspasla uygulanan sıvı madde mopping n.
eşyalara uygulanan dekoratif detay mount n.
ışıltı katmak veya belirli bir alanı vurgulamak için yüze veya dudaklara uygulanan makyaj malzemesi gleamer n.
ezberden uygulanan etkili standart prosedür lockstep n.
boyuna baskı uygulanan tutuş choke hold n.
diplomatik müzakerelerde uygulanan prosedürler, metotlar ve usuller diplomacy n.
saça uygulanan koruyucu sıvı oil n.
cilde uygulanan koruyucu sıvı oil n.
bir şeyin üzerine uygulanan şey onlay n.
diri diri gömme yoluyla uygulanan idam cezası immurement n.
(ilkokulda öğrenciye uygulanan) ceza imposition n.
altın rengi elde etmek için sülfür dioksit uygulanan bir kuru üzüm çeşidi golden raisin n.
duş şeklinde uygulanan hava akımı douche n.
esneklik, koordinasyon ve bilinçliliği artırmak için uygulanan hareketler sistemi feldenkrais method n.
ayağa uygulanan işlem pedicure n.
yaşıtlarca uygulanan sosyal baskı peer pressure n.
güneydoğu abd'nin bazı bölümlerinde uygulanan müteahhitlere hükümlü işçi kiralama sistemi peonage n.
öğrenme sonrası uygulanan test posttest n.
doktor tarafından uygulanan tedavi doctoring n.
(kumaş, yün gibi malzemelere uygulanan) yanmazlık sağlayıcı madde fire retardant n.
alan etkili transistördeki akımı uygulanan voltaja göre modüle eden elektrot gate n.
pirinç gibi metallere altın görüntüsü vermek için uygulanan bir cila ormolu varnish n.
projektör ile uygulanan göz yanıltıcı efekt phantasmagory n.
baskı uygulanan kumaş print n.
(birini) belirli bir ilaç tedavisine hazırlamak üzere uygulanan madde preparatory n.
(birini) belirli bir ilaç tedavisine hazırlamak üzere uygulanan madde preparative n.
muaf tutulanlar haricindeki tüm hükümet programlarına eşit oranda uygulanan sabit yüzde kesintisiyle kamu harcamalarının otomatik olarak azaltılması sequestration n.
deriye uygulanan ovma hareketleri frictions n.
(akupunktur uygulamalarda) vücutta tedavi amaçlı baskı uygulanan nokta pressure point n.
cilde uygulanan hafif baskı pressure n.
bitkiye uygulanan koruyucu pestisit protectant n.
uygulanan yöntem standard n.
tutuklulara uygulanan duruş temelli bir tür işkence stress position n.
selüloz liflerine uygulanan bir boya çeşidi substantive dye n.
boyun eğdirmek üzere uygulanan propaganda persecution n.
özellikle beyin hasarından kaynaklı nörolojik eksikliklerin giderilmesinde uygulanan bir fizik tedavi şekli patterning n.
uygulanan kuvvet veya basınçla çökmek give v.
kendiliğinden uygulanan self-executing adj.
tek başına uygulanan self-executing adj.
aktif olarak uygulanan actively applied adj.
baştan sona uygulanan wire-to-wire adj.
herkese eşit şekilde uygulanan horizontal adj.
resmi sansür uygulanan hush-hush adj.
rengi sabitlemek için seramik fırınına uygulanan muffled adj.
yalnızca üyeliğe kabul edilen kimselerce bilinen veya uygulanan ritüeli bulunan mystical adj.
yalnızca üyeliğe kabul edilen kimselerce bilinen veya uygulanan ritüeli bulunan mystic adj.
uzak mesafeden uygulanan long-distance adj.
zorlayarak uygulanan compulsatory adj.
ölüm sonrası uygulanan post mortem adj.
uzak mesafe uygulanan postal adj.
mühürsüz yazı ile uygulanan parol adj.
söylenti ile uygulanan parol adj.
temastan önce uygulanan precontact adj.
kalkınma öncesi uygulanan predevelopment adj.
kalkış öncesi uygulanan predeparture adj.
taslak öncesi uygulanan predraft adj.
deney öncesi uygulanan pre-experiment adj.
satılmadan veya dağıtılmadan önce işlem uygulanan prefinished adj.
önceden uygulanan preimposed adj.
özel işlem uygulanan prepared adj.
tıraş öncesi uygulanan preshave adj.
döner başlıklı aplikatörle uygulanan (kozmetik ürünü) roll-on adj.
herkese uygulanan shotgun adj.
(eski roma'da) konsüllerin yetkisi altında görev yapan seçilmiş yargıç tarafından uygulanan pretorian adj.
cezaya çarptırılırken uygulanan subpoenal adj.
yukarıdan uygulanan superincumbent adj.
stereotomi uygulanan stereotomic adj.
(belirli bir madde veya sistem ile uygulanan) terapötik tedavi anlamına gelen son ek -praxis suf.
…'e uygulanan anlamına gelen son ek -specific suf.
Proverb
yangından mal kaçırır gibi uygulanan değişiklikler daha büyük sorunlara yol açar three moves are as bad as a fire
Colloquial
yüksek yağ içeren veya sağlıksız yiyeceklere uygulanan ek vergi fat tax n.
gizlice uygulanan under-the-table adj.
Idioms
en iyi sonucu elde etmek için uygulanan bekleme taktiği waiting game n.
son bir çözüm olarak uygulanan şey a counsel of despair n.
savaşa alanında yaralının hayatını kurtarmak için acil ve hızlı şekilde uygulanan cerrahi işlem/müdahale meatball surgery n.
en iyi sonucu görmek için uygulanan bekleme taktiği the waiting game n.
en iyi sonucu görmek için uygulanan bekleme taktiği a waiting game n.
uygulanan kurallar dahilinde fair and square adv.
uygulanan kurallar dahilinde fair-and-square adv.
Trade/Economic
vadesiz kambiyo senedine ya da çeke uygulanan kur sight rate n.
bütün vergi dilimlerine aynı oranda uygulanan vergi flat tax n.
büyük alımlarda uygulanan düşük fiyat bulk discount n.
poliçeye uygulanan ıskonto draft premium n.
ihraç mallarına uygulanan muafiyetler tax exemption for exports n.
poliçenin vadesinden önce ödenmesi durumunda poliçe bedeline uygulanan ıskonto oranı anticipation rate n.
mala uygulanan gümrük vergileri commodity duties n.
gemi tam yüklü değilken uygulanan düşük navlun tarifesi distress freight n.
ticarete uygulanan kontroller trade controls n.
ihracatta uygulanan sübvansiyon export subsidy n.
bankalar arası uygulanan faiz oranı interbank rate n.
avrupa topluluğunun ortak tarım politikası çerçevesinde tarımsal ürünlere uygulanan en düşük fiyat threshold price n.
başka hiç bir geliri bulunmadığı durumda bir ev halkının uygulanan gelir destekleme programından sağlayacağı toplam sübvansiyon aggregate inventory n.
bir süre sonra ihraç olunacak malların ithaline uygulanan özel bir gümrük rejimi temporary importation n.
uygulanan yöntemler practices n.
kredi kartına uygulanan ücretler fees of the credit cards n.
başka ülkelere karşı uygulanan zorlayıcı önlemler economic sanctions n.
ayırım gözetmeksizin uygulanan haciz blanket lien n.
önceki dönemde uygulanan yöntem method used in previous period n.
indirimli taşıma tarifesi uygulanan yük berth cargo n.
ithalatta bazı ülkelerin mallarına uygulanan düşük tarifeler preferential duty n.
ticarete uygulanan spesifik kısıtlamalar specific limitations on trade n.
farklı malların ithalinde ya da ihracında uygulanan karışık döviz kurları mixed mixing rate n.
cari dönemde uygulanan yöntem method used in current period n.
bazı ülke mallarına uygulanan düşük gümrük tarifesi preferential tariff n.
ticarete uygulanan teknik engeller technical barriers to trade n.
poliçeye uygulanan kur draft rate n.
şirket birleşmesi amacı ile uygulanan tasfiye işlemleri amalgamation n.
verginin zamanında ödenmemesi dolayısıyla uygulanan ceza tax delinquency charge n.
bankalar arası kredi işlemlerinde uygulanan faiz oranı interbank rate n.
bir işte çalışanlara uygulanan eğitim retraining n.
bankalar arası para piyasasında uygulanan faiz oranı interbank rate n.
uygulanan genel masraflar applied overhead n.
ihracata uygulanan vergi iadesi export restitution n.
ihracata uygulanan vergi ladesi export restitution n.
londra'da uygulanan bankalararası faiz oranı london interbank offered rate n.
çıraklara uygulanan ücret baremi apprentice scale n.
fiyat (belirli bir ürün sınıfı için özel uygulanan) deal n.
iş yerinde çalışanlar veya işverenler tarafından psikolojik veya sosyal nedenlerle devamlı olarak ya da sistematik şekilde uygulanan psikolojik taciz veya şiddet mobbing n.
ithal edilen ürünlerin fiyatına göre uygulanan vergi tarifesi sliding scale tariff n.
ürün kullanım ömrü sonunda uygulanan iade programı product end-of-life return program n.
belirli bir dönem icin uygulanan aidat applicable premium n.
uygulanan prim applicable premium n.