horizontal - Turco Inglés Diccionario

horizontal

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

horizontal — Definition

Significado:
yatay
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˌhɔːrɪˈzɑːntəl/ – BrE /ˌhɒrɪˈzɒntəl/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
level
Antónimos:
vertical

Significados de "horizontal" en diccionario turco inglés : 48 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
horizontal adj. yatay
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
General
horizontal n. yatay düzlem
He tried to raise his arm above the horizontal.
Kolunu yatay düzlemin üzerine kaldırmaya çalıştı.

More Sentences
horizontal adj. yatay düzlem
He tried to raise his arm above the horizontal.
Kolunu yatay düzlemin üzerine kaldırmaya çalıştı.

More Sentences
horizontal adj. yatay
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
Technical
horizontal adj. yatay
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
Textile
horizontal adj. yatay
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
Construction
horizontal adj. yatay
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
Math
horizontal adj. yatay
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
Botanic
horizontal adj. yatay
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
General
horizontal n. yatay pozisyondaki şey
horizontal n. yatay çizgi
horizontal adj. düz
horizontal adj. ufki
horizontal adj. yatay çizgi
horizontal adj. ufka ait
horizontal adj. aynı hiyerarşik düzende olan
horizontal adj. denk
horizontal adj. herkese eşit şekilde uygulanan
horizontal adj. toplumun her üyesi için geçerli olan
horizontal adj. ufkun yanında
horizontal adj. ufkun üzerinde
horizontal adj. ufka paralel
horizontal adj. ufuk düzleminde ölçülen
horizontal adj. ufuk düzlemini barındıran
horizontal adj. (pul) dikdörtgen
horizontal adj. genel
horizontal adj. tamamıyla
horizontal adj. (basılı materyal, oyun tahtası elemanları) soldan sağa uzayan
horizontal adj. soldan sağa
Colloquial
horizontal adj. sarhoş
horizontal adj. çok sarhoş
horizontal adj. zilzurna sarhoş
horizontal adj. körkütük sarhoş
horizontal adj. zom olmuş
Trade/Economic
horizontal adj. aynı ticari faaliyet kademesi ile ilişkili
horizontal adj. yatay piyasalar ile ilgili
Mechanic
horizontal adj. (motor ve mekanik cihazlar) ufka paralel düzlemde çalışan
Construction
horizontal adj. enine
Medical
horizontal adj. horizontal
horizontal adj. horizontal bulaşma ile ilgili
horizontal adj. enfekte canlı ile fiziksel yakınlık veya temas sonucu bulaşan
horizontal adj. pron pozisyonunda bulunan
horizontal adj. supin pozisyonda bulunan
horizontal adj. rekümbent pozisyonda bulunan
horizontal adj. yatay gen transferine ait
horizontal adj. yatay gen transferi ile ilgili
Botanic
horizontal adj. yatık
Music
horizontal adj. yatay yönlü

Significados de "horizontal" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Medical
horizontal horizontal adj.

Significados de "horizontal" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
horizontal beam n. aşık
horizontal equity equalisation n. yatay eşitlik denkleştirmesi
horizontal bar n. barfiks
horizontal surface n. yatay yüzey
horizontal tail n. yatay kuyruk
horizontal line n. yatay doğru
horizontal axis n. yatay eksen
horizontal curve n. yatay kurb
horizontal priority n. yatay öncelik
horizontal approach n. yatay yaklaşım
make (something) horizontal v. yatay hale getirmek
plano-horizontal adj. düz yatay yüzeyi olan
plano-horizontal adj. düz pozisyonda duran
Trade/Economic
horizontal combination n. yatay birleşme
horizontal price fixing n. yatay fiyat belirlemesi
horizontal reduction of tariffs n. gümrük tarifelerinde yatay indirim
horizontal analysis n. karşılaştırmalı tablolar analizi
horizontal analysis n. mali tabloların yatay analizi
horizontal reduction of tariffs n. gümrük tarifelerinde linear indirim ya da gümrük tarifelerinde yatay indirim ya da gümrük tarifelerinde eşit yüzde indirimi
horizontal merger n. yatay birlik
horizontal equity n. yatay eşitlik
horizontal merger n. benzer ürün üreten iki firma arasındaki birleşme
horizontal concertrations n. yatay birleşmeler
horizontal integration n. yatay bütünleşme
horizontal growing n. yatay büyüme
horizontal merger n. aynı malı üreten birden fazla firmanın oluşturdukları birlik
horizontal spread n. yatay fark
horizontal growing n. bir işletmenin aynı faaliyette bulunan işletmelerle birleşmesi
horizontal and procedural measures n. yatay ve prosedürel önlemler
horizontal legislation n. yatay mevzuat
horizontal fiscal harmonization n. yatay mali uyum
horizontal labor union n. yatay işçi sendikası
horizontal labor union n. belli bir alanda uzman olan işçilerin kurduğu sendika
horizontal expansion n. yatay büyüme
horizontal analysis n. yatay çözümleme
horizontal expansion n. yatay genişleme
horizontal integration n. yatay tamamlanma
horizontal integration n. yatay bütünlenme
horizontal analysis n. yatay analiz
horizontal audit n. yatay denetim
horizontal integration n. yatay entegrasyon
horizontal concentration n. yatay yoğunlaşma
horizontal market n. yatay piyasa
horizontal market n. yatay pazar
horizontal cartel n. yatay kartel
horizontal organization n. yatay organizasyon
horizontal promotion n. yatay terfi
horizontal organisation n. yatay organizasyon
horizontal integration n. yatay bütünleşme
Law
horizontal integration n. yatay birleşme
Politics
horizontal state aid n. yatay devlet yardımı
horizontal objectives n. yatay amaçlar
horizontal relation n. yatay ilişki
horizontal logic n. yanal mantık
horizontal logic n. yatay mantık
Industry
horizontal union [us] n. zanaatkarlar odası
horizontal combination n. aynı seviyede üretim gerçekleştiren birden fazla firmanın tek firmada toplanması
horizontal union [us] n. meslek organizasyonu
horizontal union [us] n. işçi sendikası
Technical
horizontal sweep n. yatay tarama
horizontal contact pressure n. yatay kontak basıncı
horizontal feed n. yatay ilerletme
horizontal deflection n. yatay saptırma
horizontal antenna n. yatay anten
horizontal size n. yatay uzunluk
horizontal axis n. yatay aks
horizontal shore n. yatay payanda
horizontal sweep n. yatay süpürme
horizontal line frequency n. satır frekansı
horizontal size control n. genişlik ayarı
horizontal grill type sand trap n. yatay ızgara tipi kum kapanı
horizontal drainage blanket n. yatay drenaj blanketi
horizontal swelling n. yanal genleşme
horizontal departure n. yatay ayrılma
horizontal blanking n. yatay silme
burning in horizontal position n. yatay durumda yanma
horizontal curve n. yatay dönemeç
horizontal section n. yatay kesit
horizontal scanning generator n. yatay tarama jeneratörü
horizontal effective stress n. yatay efektif gerilme
horizontal stiffening n. yatay takviye
horizontal hold n. yatay doğrusallık ayarı
horizontal shaft n. yatay mil
horizontal blanking pulse n. satır boşluğu sinyali
horizontal joint n. yatay delikli tikıztoyum
horizontal scanning generator n. satır üreteci
horizontal distance n. yatay mesafe
horizontal curve n. yatay kurp
transmission horizontal output transformer n. yatay çıkış transformatörü
horizontal flow n. yatay akım
horizontal deflection coil n. yatay saptırma bobini
horizontal shaft n. yatay dingil
horizontal arch element n. yatay kemer elemanı
horizontal scale n. yatay ölçek
horizontal frequency n. saniyede satır
horizontal joint n. yatay derz
horizontal cylindrical tank n. yatay silindirik tank
horizontal stiffness n. yatay rijitlik
horizontal grinding wheel spindle n. yatay fener mili
horizontal size control n. yatay uzunluk ayarı
horizontal distribution n. yatay dağılım
horizontal drilling n. yatay sondaj
horizontal synchronizing pulse n. satır eşleme sinyali
horizontal deflection electrode n. yatay saptırma elektrodu
horizontal couple n. yatay kuvvet çifti
horizontal angle observation n. yatay açı ölçümü
horizontal polarization n. yatay polarizasyon
horizontal picture hold n. satır eşleme ayarı
horizontal movement measurement point n. yatay hareket ölçüm noktası
horizontal frequency n. satır frekansı
horizontal picture hold n. satır senkronizasyon ayarı
horizontal orifice n. yatay orifis
horizontal synchronizing pulse n. yatay senkronizasyon sinyali
horizontal direction n. yatay istikamet
horizontal size n. genişlik
horizontal bracing n. yatay takviye
horizontal curves n. yatay eğriler
horizontal angle n. yatay açı
horizontal internal broaching machine n. yatay iç tığ çekme tezgahı
horizontal blanking pulse n. yatay silme sinyali
horizontal scanning n. yatay tarama
horizontal line frequency n. saniyede satır sayısı
horizontal component n. yatay bileşen
horizontal bar n. yatay kaydırma çubuğu
horizontal movement n. yatay hareket
horizontal permeability n. yatay permeabilite
horizontal effective stress n. yatay etkin gerilme
horizontal centring control n. yatay kaydırma kontrolü
horizontal line frequency n. saniyede satır
horizontal impact test n. yatay çarpma deneyi
horizontal hold control n. yatay kontrolü
horizontal flyback n. satırbaşı yapma
horizontal hold n. yatay lineerlik ayarı
horizontal construction joint n. yatay inşaat derzi
horizontal frequency n. çizgi frekansı
points of horizontal spacing n. yatay aralama noktaları
horizontal swelling n. yanal şişme
horizontal distance n. yatay uzaklık
horizontal amplifier n. yatay amplifikatör
horizontal plate clamp n. yatay saç plaka kaldırma aparatı
horizontal loading n. yatay yükleme
horizontal arm n. kapak takviyesi
horizontal sliding gate n. yatay sürme kapı
horizontal stratification n. yatay katmanlaşma
horizontal branch n. yatay kollu çatal
horizontal pivoted sash n. yatay dönel pencere
horizontal boring machine n. yatay delme makinesi
horizontal line n. yatay çizgi
horizontal sliding window n. yatay sürme pencere
horizontal pipe n. yatay boru