infaz - Turco Inglés Diccionario

infaz

Significados de "infaz" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
infaz execution n.
Cases of torture, disappearances and extra-judicial executions are recorded regularly.
İşkence, kayıp ve yargısız infaz vakaları düzenli olarak kaydedilmektedir.

More Sentences
Law
infaz execution n.
Cases of torture, disappearances and extra-judicial executions are recorded regularly.
İşkence, kayıp ve yargısız infaz vakaları düzenli olarak kaydedilmektedir.

More Sentences
General
infaz carrying out n.
infaz enforcement n.
Law
infaz enforcement n.

Significados de "infaz" con otros términos en diccionario inglés turco: 104 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
infaz etmek execute v.
General
ceza infaz hukuku law on criminal execution n.
hükmü infaz eden executer n.
ceza infaz kurumu department of corrections n.
infaz için kayıtlardan çıkarma estreating n.
ceza infaz punishment execution n.
infaz eden enforcer n.
zehirli iğne ile infaz yöntemi lethal injection n.
infaz memuru executioner n.
infaz mangası firing party n.
infaz mangası execution squad n.
infaz etme dispatch [us] n.
infaz etme despatch [uk] n.
infaz edilen bir suçlunun hikayesini anlatan balad good-night n.
orta çağ'da bir işkence ve infaz aleti press n.
infaz etmek (bir yargıyı) execute v.
yargısız infaz yapmak execute with extreme prejudice v.
infaz için kayıtlardan çıkarmak estreat v.
infaz etmek carry out v.
yargısız infaz yapmak terminate with extreme prejudice v.
bir hükmü infaz etmek execute v.
asarak infaz etmek noose v.
infaz etmek do to death v.
infaz etmek dispatch [us] v.
infaz etmek despatch [uk] v.
(suçluyu) infaz yerine sürükleyerek götürmek draw v.
presle infaz etmek press v.
infaz edilebilen enforcible adj.
yüksek güvenlikli ceza infaz kurumu ile ilgili supermax adj.
(ceza infaz kurumu) yüksek güvenlikli supermax adj.
Phrasals
asarak infaz etmek turn off v.
Idioms
zehirli iğneyle infaz big jab n.
yargısız infaz yapmak kill (someone) with extreme prejudice v.
yargısız infaz etmek kill (someone) with extreme prejudice v.
halka açık olarak infaz edilmek ride a horse foaled by an acorn [obsolete ] v.
infaz edilmek be put to the sword v.
(birini) infaz etmek put (one) to death v.
(birini) infaz etmek put (someone) to the sword v.
halka açık olarak infaz edilmek ride a horse foaled of an acorn [obsolete] v.
idam edilmek üzere infaz alanına yürüyen erkek mahkum dead man walking [us/south africa] expr.
Trade/Economic
vasiyeti infaz memuru executor n.
Law
yargısız infaz extra judicial execution n.
yargısız infaz execution without due process n.
yargısız infaz extrajudicial execution n.
infaz hakimi judge of execution n.
infaz indirim kaybı loss of remisson n.
infaz yasası law on execution of sentences n.
yargısız infaz summary execution n.
ceza infaz indiriminin kaybedilmesi forfeiture of remission of sentence n.
infaz hakimleri enforcement judges n.
yalancı infaz mock execution n.
infaz edilmiş ceza executed punishment n.
bir infaz emrinin ciro edilmesi backing a warrant n.
eskiden borçluları yakalamakla görevli infaz memuru catchpole n.
taşlanma ile infaz lapidation n.
infaz edilebilir hüküm enforceable judgment n.
infaz edilebilir karar enforceable judgment n.
vasiyeti infaz eden kadın executrix n.
vasiyeti infaz memuru testamentary executer n.
yetkisi olmamasına rağmen vasiyeti infaz memuru gibi hareket eden kimse executor de son tort n.
yetkisi olmamasına rağmen vasiyeti infaz memuru gibi hareket eden kimse executor of his own wrong n.
infaz koruma memuru guardian n.
infaz koruma memuru correction officer n.
halka açık infaz public execution n.
ceza infaz kurumu penal institution n.
zehirli iğneyle infaz execution by lethal injection n.
kurşuna dizerek infaz fusilading n.
kurşuna dizerek infaz execution by firing squad n.
kurşuna dizilerek infaz execution by firing squad n.
kapalı ceza infaz kurumu closed prison n.
yargısız infaz extrajudicial killing n.
ceza infaz sistemi penal system n.
infaz hakimlikleri offices of judge of execution n.
infaz koruma memuru warden n.
kapalı ceza infaz kurumu closed penitentiary institution n.
infaz hakimi judge of execution n.
infaz yetkisi jurisdiction to execute n.
infaz devleti administering state n.
ceza infaz criminal enforcement n.
(iskoçya'da) infaz memuru belirlenmediği durumlarda vasiyet gereklerinin uygulanması için verilen onay testament dative n.
davalının ceza infaz kararı sonrası ortaya çıkan ve tahliyesini mümkün kılan bir duruma ilişkin yazı audita querela n.
elektrikle idam eden infaz memuru electrocutioner n.
tutuklama ve mahkeme kararlarının infaz edilmesini sağlayan şerif memuru bailiff n.
asmak suretiyle infaz etmek hang v.
infaz edilebilir executable adj.
infaz edilmiş executed adj.
vasiyeti infaz memuru exec (executor) abrev.
Politics
yargısız infaz extrajudicial execution n.
Institutes
ceza ve infaz kurumları ile tutukevleri iş agency for workshops in punishment and n.
History
boğarak toplu infaz noyade n.
geçmişte londra'da kullanılan bir infaz yeri tyburn n.
Military
ceza infaz yeri confinement facility n.
ceza infaz yeri subayı confinement officer n.
kurşuna dizerek infaz fusillation [rare] n.
Slang
zehirli iğneyle infaz needle n.
zehirli iğneyle infaz doctorate in applied chemistry n.
zehirli iğneyle infaz stainless steel ride n.
elektrikli sandalye ile infaz etmek burn v.
-in infaz emirini vermek put a contract out on v.
(birinin) infaz emirini vermek put a hit (out) on (one) v.
(birinin) infaz emirini vermek put a contract out on (one) v.
Star Wars
moraband infaz odası moraband execution chamber n.
kovalayıcı-sınıfı infaz gemisi pursuer-class enforcement ship n.
karantina infaz krüvazörü quarantine enforcement cruiser n.