iterek - Turco Inglés Diccionario

iterek

Significados de "iterek" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
iterek foiningly adv.

Significados de "iterek" con otros términos en diccionario inglés turco: 80 resultado(s)

Turco Inglés
General
omuzla iterek açma shouldering n.
iterek çalıştırma bump start n.
arabayı iterek çalıştırma crash starting n.
arabanın iterek çalıştırılması crash starting n.
arabayı iterek çalıştırma pop starting n.
arabayı iterek çalıştırma push starting n.
arabanın iterek çalıştırılması pop starting n.
arabanın iterek çalıştırılması bump starting n.
arabayı iterek çalıştırma bump starting n.
arabanın iterek çalıştırılması push starting n.
suyu buharla iterek çalışan bir tür enjektör inspirator n.
çember halindeki oyuncuların birbirlerini belirli bir orta alana iterek oynadığı bir oyun poison n.
çember halindeki oyuncuların birbirlerini belirli bir orta alana iterek oynadığı bir oyun poison circle n.
çember halindeki oyuncuların birbirlerini belirli bir orta alana iterek oynadığı bir oyun poison spot n.
omuzla iterek açmak shoulder v.
tekerlekli birşeyi iterek sürmek trundle v.
birini iterek (bir yerden) çıkarmak push someone out of v.
iterek kaldırmak boost up v.
iterek sokmak push in v.
arabayı iterek çalıştırmak roll start a car v.
iterek atmak buck v.
iterek çıkarmak buck v.
iterek yolunu açmak hustle v.
iterek götürmek pelter v.
iterek götürmek pelt v.
(iterek) temizlemek puggle [dialect] v.
kuvvetle iterek sürüklemek bear v.
elle iterek atmak put v.
iterek sabitlemek stick v.
iterek yerleştirmek stick v.
omuzla iterek açılmış shouldered adj.
ileri iterek protrusively adv.
Phrasals
iterek uzaklaştırmak push away from v.
iterek götürmek/hareket ettirmek push someone about in something v.
iterek götürmek/hareket ettirmek push someone around v.
iterek götürmek/hareket ettirmek push someone around in something v.
iterek sıkışık/küçük bir yere yerleştirmek squeeze something in v.
iterek sıkışık/küçük bir yere yerleştirmek squeeze something into something v.
'den iterek uzaklaştırmak push or throw away from v.
'den iterek uzaklaştırmak thrust away from v.
iterek devirmek push down v.
iterek yol açmak sweep aside v.
(birini/bir şeyi) iterek uzaklaştırmak thrust away from (someone or something) v.
(bir şeyden/birinden) iterek uzaklaşmak thrust away from (someone or something) v.
tekerlekli bir aracı bir yerde iterek yürütmek wheel around v.
birini tekerlekli bir araçla iterek taşımak/götürmek wheel around v.
tekerlekli bir aracı bir yerde iterek gezdirmek wheel around v.
tekerlekli bir araçla iterek bir yerin dışına çıkarmak wheel out v.
birini/bir şeyi tekerlekli bir araçla iterek bir şeyin dışına çıkarmak wheel someone or something out v.
tekerlekli bir araçla iterek (bir şeyin/yerin) dışına çıkarmak wheel out of (something or some place) v.
birini/bir şeyi tekerlekli bir araçla iterek bir şeyin dışına çıkarmak wheel someone or something out of something v.
iterek geçmek push by v.
iterek bir araya getirmek push together v.
(birini/bir şeyi bir şeyin) altına iterek sokmak push (someone or something) under (something) v.
(bir şeyi bir şeyin) içine iterek sokmak push (something) into (something) v.
bir duyguyu bir şeyin altına iterek gizlemek/bastırmak push (someone or something) under (something) v.
(kalabalıkta) iterek yolunu açmak bore (into) v.
(kalabalıkta) iterek yolunu açmak bore (through) v.
bir şeyi (bir şeyden) iterek uzaklaştırmak drag something away (from something) v.
bir şeyi (bir şeyden) iterek uzaklaştırmak drag something away v.
(birini/bir şeyi) iterek (birine/bir şeye) karşı sıkıştırmak pin (someone or something) against (someone or something) v.
(birini/bir şeyi bir şeyin) içinde iterek götürmek/gezdirmek push (someone or something) around in (something) v.
iterek götürmek/hareket ettirmek push about in v.
(birini/bir şeyi bir şeyin) içinde iterek götürmek/gezdirmek push (someone or something) about in (something) v.
iterek arasından ilerlemek/geçmek push through v.
Colloquial
(birini/bir şeyi bir şeyin) içine zorla iterek sokmak get the push [uk] v.
iterek ilerlemek push past v.
iterek yol açmak push past v.
Idioms
diğerlerini iterek kendine yol açmak push past someone or something v.
Textile
kumaştaki liflerin teri cilt yüzeyinden çekerek kumaş yüzeyine iterek nemi buharlaştırma süreci wicking n.
Automotive
iterek çalıştırma push start n.
iterek çalıştırmak bump-start v.
Marine
kıyıdan iterek açılmak shove off v.
Sport
topu iterek pas verme push pass n.
(ragbide) yere düşen topu rakipleri iterek kazanmaya çalışmak ruck v.
Basketball
iterek yapılan faul pushing foul n.
Archaic
suyu ya da havayı iterek hareket sağlayan kol, kanat gibi uzuv oar n.
Slang
plağı ileri geri geri iterek çıkarılan ses wicky-wicky n.
(birini) iterek arkasındakini de düşürmek bench v.
plağı ileri geri geri iterek çıkarılan ses gibi/benzeri wicky-wicky adj.