izole - Turco Inglés Diccionario

izole

Significados de "izole" en diccionario inglés turco : 13 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
izole isolated adj.
And then people say that France, Germany and Belgium are isolated!
Ve sonra insanlar Fransa, Almanya ve Belçika'nın izole olduğunu söylüyor!

More Sentences
General
izole isolated adj.
And then people say that France, Germany and Belgium are isolated!
Ve sonra insanlar Fransa, Almanya ve Belçika'nın izole olduğunu söylüyor!

More Sentences
izole dielectric adj.
izole insulated adj.
izole off the grid adj.
izole isolate adj.
izole shut-in adj.
izole pocket adj.
izole outback adj.
izole secluded N.
Technical
izole insulated adj.
Mechanic
izole insulation n.
Biology
izole sterile adj.

Significados de "izole" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
izole etmek insulate v.
General
izole bant friction tape n.
izole etme isolation n.
izole kablo insulated cable n.
izole bant insulate n.
izole edilmiş tenha yer backwash n.
çevredeki nahoşluklardan izole olmuş durum veya yer oasis n.
kanada'da sosyal ve kültürel olarak birbirinden izole olan ingiliz ve fransız halk için kullanılan bir terim two solitudes [canadian] n.
uzak veya izole yer woods n.
izole üreme organizması topluluğu gamodeme n.
izole bölge demimonde n.
izole bölge demiworld n.
izole edilmiş grup ghetto n.
izole etme closing off n.
parmak izindeki çizgiler arasındaki izole küçük boşluk islet n.
parmak izindeki çizgiler arasındaki izole küçük boşluk island n.
farklı türden dokunun içindeki küçük izole kütle islet n.
farklı türden dokunun içindeki küçük izole kütle island n.
izole grup island n.
çevresinden izole yaşayan kimse isolate n.
korunaklı ve izole çevre cocoon n.
izole etme precision [obsolete] n.
izole edilen kimse shutout n.
izole personelin kurtarılmasında kullanılan araç, taşıt ve personel csar-dedicated assets n.
izole olma isolation n.
önceden izole etmek pre isolate v.
izole edilmek be isolated v.
izole etmek insulate v.
bir binayı soğuğa karşı izole etmek weatherize v.
bir binayı soğuğa karşı izole etmek weatherise v.
izole etmek isolate v.
kendini izole etmek isolate oneself v.
bir yerden izole olmak remain isolated from somewhere v.
kendini izole etmek disvouch [obsolete] v.
izole etmek island v.
(saç tellerini) açıcı veya boyadan izole etmek için folyo parçalarına sarmak foil v.
önceden izole etmek preisolate v.
toplumdan izole etmek seclude [obsolete] v.
izole etmek shut off v.
toplumdan izole bir biçimde yaşayan reclusive adj.
izole olmuş seclusive adj.
izole edilen marooned adj.
izole bir şekilde gerçekleşen odd adj.
izole olmuş gibi hisseden set-apart adj.
oldukça izole superinsulated adj.
her şeyden izole sequestered adj.
izole edilmiş sequestered adj.
toplumdan izole bir şekilde yaşayarak reclusively adv.
Phrasals
-den izole etmek isolate from v.
izole etmek close off v.
izole etmek cut off v.
(birini bir şeyi birinden/bir şeyden) tamamen izole etmek seal (someone or something) off from (someone or something) v.
izole etmek segregate into (something or some place) v.
(birini/bir şeyi birine/bir şeye) karşı izole etmek/yalıtmak insulate (someone or something) against (someone or something) v.
'-e karşı izole etmek/yalıtmak insulate against v.
(birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) izole etmek/yalıtmak insulate (someone or something) from (someone or something) v.
(birini/bir şeyi birine/bir şeye) karşı izole etmek/yalıtmak insulate (someone or something) from (someone or something) v.
(birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) izole etmek isolate (someone or something) from (someone or something) v.
-den tamamen izole etmek seal off from v.
izole etmek segregate into v.
Colloquial
izole yer the scrub [australia] n.
kendini izole etmek self-isolate v.
izole etmek sterilize [us] v.
izole bir yerde miles from anywhere expr.
izole bir yerde miles from nowhere expr.
Idioms
izole yer backwater n.
kendi izole etmek keep oneself to oneself v.
dünyada olup bitenlere karşı sınırlı bilgiye sahip olarak izole bir yaşam sürmek live under a rock v.
kendini izole etmek/inzivaya çekmek take oneself off v.
izole olmuş şekilde bir şey yapmak do something in a vacuum v.
kendini izole etmek keep yourself to yourself v.
Trade/Economic
izole personelin kurtarılmasında kullanılan araç, taşıt ve personel csar-capable assets n.
Politics
ihmal edilmiş bölge veya izole bölge backwater n.
engellilere günlük yaşam deneyimlerini onları toplumdan izole etmeden sunma politikası normalization n.
Technical
izole edilmiş kiriş isolated beam n.
izole edilmiş veya yalıtılmış tel insulated wire n.
elekt izole bant insulation band n.
izole eden isolator n.
izole edilmiş veya yalıtılmış tel insulated cable n.
izole bant friction tape n.
delikli izole plakası plate partition n.
izole edilmiş taşıma sandığı insulated container n.
önceden izole edilmiş yeraltı sıcak su boru sistemleri preinsulated bonded pipe systems for underground hot water networks n.
izole bandı insulation tape n.
silikat minerallerinin izole edilebildiği ışınlanmış gıdaların belirlenmesi detection of irradiated food isolated from silicate minerals n.
izole eldiven insulated gloves n.
elektrik kablolarını korumaya ve izole etmeye yarayan, genellikle metal olmayan malzemeden yapılan esnek boru tesisatı loom n.
ipek dokuma ile kaplanarak izole edilmiş bakır tel silk wire n.
sabit frekanslı radyasyon ile oluşan spektruma ait izole bileşen spectrum line n.
izole etmek insulating v.
izole etmek insulate v.
izole etmek isolate v.
izole edilmiş insulated adj.
izole edilmemiş nonisolated adj.
Computer
(programı) sanal ortamda çalıştırarak izole etmek sandbox v.
Telecom
herhangi bir program ya da cihazın sanal bir ortamda çalıştırılarak izole edilmesi sandbox n.
Electric
elektronu izole edip sahip olduğu enerjiyi ölçümlemiş amerikalı izikçi millikan n.
optik olarak izole edilmiş optically-isolated adj.
optik olarak izole edilmiş optoinsulated adj.
Construction
izole refrakter tuğla insulating refractory brick n.
izole madde insulation n.
izole malzeme insulating material n.
izole boru insulating sleeve n.
izole bant insulating tape n.
izole kaplama insulation panel n.
izole kaplama koruma folisi insulation coating n.
izole plakası insulating jacket n.
izole plakalar insulating panel n.
izole plakası insulating plate n.
çift kat izole edilmiş double-insulated adj.
Automotive
kauçuk izole madde anti rattle n.
izole bant insulating tape n.
elektrik izole bant electric insulating tape n.
izole etme isolation n.
izole kapılı bipolar transistör insulated gate bipolar transistor n.
Aeronautic
izole levhası insulation plate n.
Medical
izole tıkanıklık isolated occlusion n.
izole semptomlar isolated symptoms n.
izole bellek bozukluğu isolated memory impairment n.
izole el güçsüzlüğü isolated hand weakness n.
klinik izole sendrom clinically isolated syndrome n.
izole beyin sapı infarktları isolated subtentorial infarcts n.
izole dalak tutulumu isolated splenic involvement n.
izole kalp isolated heart n.
izole ön kol tekniği isolated forearm technique n.
izole parotis kitle isolated parotid mass n.
izole plevra tutulumu isolated pleural involvement n.
izole safra kesesi agenezisi isolated gallbladder agenesis n.
izole edilmiş bakteriyel etkin maddeler isolated bacterial agents n.
izole pnömotoraks isolated pneumothorax n.
izole hemotoraks isolated hemothorax n.
izole darlık isolated stenosis n.
çölyak arterin izole darlığı isolated stenosis of the celiac artery n.
testis tümörünü taklit eden izole testiküler tüberküloz isolated testicular tuberculosis mimicking testicular tumor n.
pd sıvılarından izole edilen periton makrofajları peritoneal macrophages isolated from the peritoneal dialysis n.
izole mitral kapak prolapsusu isolated mitral valve prolapse n.
izole temporal görme kaybı isolated temporal vision loss n.
tek taraflı izole hipoglossal sinir paralizisi isolated unilateral hypoglossal nerve paralysis n.
sfenoid sinüsün izole inverted papillomu isolated inverted papilloma of the sphenoid sinus n.
izole tek taraflı hipoglossal sinir ve vokal kord paralizisi isolated unilateral hypoglossal nerve and vocal cord paralysis n.
izole hipoglossus sinir felci isolated hypoglossal nerve paralysis n.
izole sfenoid sinüzit isolated sphenoid sinusitis n.
izole stapedial tendon ossifikasyonu isolated stapedius tendon ossification n.
izole büyük trokanter tüberkülozu isolated tuberculosis of the greater trochanter n.
izole medial menisküs kovasapı yırtıkları isolated medial bucket-handle type meniscal tears n.
izole dalak yaralanması isolated spleen injury n.
yoğun bakım ünitesinden izole edilen enterokok suşları enterococci isolated from an intensive care unit n.
izole boyun ağrısı solitary neck pain n.
büyük britanya'da izole edilen ilk penisilin türü penicillin f n.
Anatomy
bazı sinir liflerini sararak izole eden miyelin tabakası medullary sheath n.