jails - Turco Inglés Diccionario

jails

jails — Definition

Significado:
hapishane
Pronunciación (IPA):
(AmE /dʒeɪl/ – BrE /dʒeɪl/)
Categoría gramatical:
İsim: jail (jails); Fiil: jail (jails – jailed – jailing)
Sinónimo:
prison
Antónimos:
freedom

Significados de "jails" en diccionario turco inglés : 34 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
jail n. hapishane
There are over 1 000 political prisoners in various jails in Burma.
Burma'daki çeşitli hapishanelerde 1000'den fazla siyasi mahkum bulunmaktadır.

More Sentences
jail n. hapis
Twelve people went on holiday and have ended up in jail.
On iki kişi tatile gitti ve sonunda hapse girdi.

More Sentences
jail n. cezaevi
They sent the criminals to jail by bus.
Suçluları otobüsle cezaevine gönderdiler.

More Sentences
jail n. nezarethane
The drunk driver had to spend the night in jail.
Sarhoş sürücü geceyi nezarethanede geçirmek zorunda kaldı.

More Sentences
jail n. kodes
Papa, I think we'll be jailed tonight.
Baba, sanırım bu gece kodese gireceğiz.

More Sentences
jail n. nezaret
General
jail n. cezaevi
They sent the criminals to jail by bus.
Suçluları otobüsle cezaevine gönderdiler.

More Sentences
jail n. hapis
Twelve people went on holiday and have ended up in jail.
On iki kişi tatile gitti ve sonunda hapse girdi.

More Sentences
jail n. hapishane
There are over 1 000 political prisoners in various jails in Burma.
Burma'daki çeşitli hapishanelerde 1000'den fazla siyasi mahkum bulunmaktadır.

More Sentences
jail v. hapse atmak
The man was jailed for murder.
Adam cinayetten hapse atıldı.

More Sentences
Colloquial
jail v. hapse atmak
The man was jailed for murder.
Adam cinayetten hapse atıldı.

More Sentences
Idioms
jail n. kodes
Papa, I think we'll be jailed tonight.
Baba, sanırım bu gece kodese gireceğiz.

More Sentences
Law
jail n. cezaevi
They sent the criminals to jail by bus.
Suçluları otobüsle cezaevine gönderdiler.

More Sentences
jail n. hapishane
There are over 1 000 political prisoners in various jails in Burma.
Burma'daki çeşitli hapishanelerde 1000'den fazla siyasi mahkum bulunmaktadır.

More Sentences
General
jail n. tevkifhane
jail n. delik
jail n. tutukevi
jail n. mahpushane
jail n. kafes
jail n. dam
jail n. mapushane
jail v. tutuklamak
jail v. hapsetmek
jail v. cezaevine kapatmak
jail v. hapishaneye kapatmak
Colloquial
jail n. mapus damı
jail v. kodese atmak
jail v. kodese tıkmak
jail v. hapse tıkmak
Law
jail n. tutukevi
jail v. cezaevine koymak
jail v. hapsetmek
Sport
jail n. (yakan top gibi oyunlarda) topun çarptığı oyuncuların bulunduğu sınırlı alan
Wagering
jail n. yarış atının belirli bir süre başka bir parkurda koşmaması şartı

Significados de "jails" con otros términos en diccionario inglés turco: 118 resultado(s)

Inglés Turco
General
jail delivery n. hapishaneden çıkma
border jail n. sınır hapishanesi
jail lock n. bir tür asma kilit
end up in jail v. hapishaneyi boylamak
go to jail v. içeri düşmek
put somebody in jail v. içeri atmak
put into jail v. deliğe tıkmak
go to jail v. deliğe girmek
throw someone into jail v. birini hapse atmak
go to jail v. içeri girmek
go to jail v. hapishaneye girmek
get out of jail v. hapisten çıkmak
get out of jail v. cezaevinden çıkmak
be in the jail v. hapiste yatmak
escape from jail v. hapisten firar etmek
escape from jail v. hapisten kaçmak
lock in jail v. kodese kapatmak
be locked in jail v. kodese tıkılmak
lock in jail v. hapse atmak
locked in jail v. hapse atılmak
send someone to jail v. hapse göndermek
send someone to jail v. hapse yollamak
sent someone to jail v. hapse attırmak
sent someone to jail v. hapse yollamak
send someone to jail v. birini hapse göndermek
deserve to go to jail v. hapse girmeyi hak etmek
spend the night in jail v. geceyi nezarethanede geçirmek
visit someone in jail v. birini hapiste ziyaret etmek
spend a night in jail v. kodeste bir gece geçirmek
rot in jail v. hapiste çürümek
Phrases
taking into account the time he has already spent in jail expr. cezaevinde kaldığı süre dikkate alınarak
Colloquial
jail bird n. hapishane gediklisi
jail bird n. hapishane kuşu
nail-em-and-jail-em n. polis
nail-em-and-jail-em n. polis memuru
go to jail v. hapse girmek
tail 'em, nail 'em, and jail 'em expr. sıkı takibe al, suçüstü yap, hapse at
tail 'em, nail 'em, and jail 'em expr. hata yapmasını bekle ve içeri tık
tail 'em, nail 'em, and jail 'em expr. takip et suçüstü yap ve hapse at
tail 'em, nail 'em, and jail 'em expr. takip et, yakala ve hapse at
Idioms
get out of jail free card n. istenmeyen bir duruma göz yumulmasını bekleme lüksü
get out of jail free card n. kötü bir durumu affettirecek mazeret
get out of jail free card n. (monopol oyununda) sıra kaybetmeden hapisten kurtulma jokeri
get out of jail free card n. hiçbir ceza ödemeden kurtulma yolu
bail someone out of jail v. birisini kefaletini ödeyerek hapisten çıkarmak
bail someone out of jail v. kefaletle hapisten çıkarmak
bail out of jail v. birisini kefaletini ödeyerek hapisten çıkarmak
bail out of jail v. kefaletle hapisten çıkarmak
clap someone in jail v. kodese tıkmak
land someone in jail v. birine hapsi boylatmak
clap someone into jail v. birini kodese tıkmak
clap someone into jail v. kodese tıkmak
break jail v. hapishaneden kaçmak
get out of jail [uk] v. zor bir durumdan don anda/kıl payı yırtmak
bail someone out of jail v. birini zor durumdan kurtarmak
get out of jail [uk] v. zor bir durumu son anda /kıl payı önlemek
get out of jail [uk] v. son anda yenmek
get out of jail [uk] v. yenilmekten kıl payı kurtulmak
get out of jail [uk] v. yenilmemeyi başarmak
bail someone out of jail v. zorda olan birine yardım etmek
get out of jail [uk] v. yenilmekten son anda kurtulmak
get out of jail [uk] v. kıl payı yenmek
bail (one) out of jail v. (birini) kefaletini ödeyerek hapisten çıkarmak
bail (one) out of jail v. (birini) kefaletle hapisten kurtarmak
clap someone in jail v. birini hapse/kodese tıkmak
clap (one) in jail v. (birini) hapse/kodese tıkmak
clap (one) in jail v. birini hapse atmak
clap (one) in jail v. birini parmaklıklar ardına kapatmak/tıkmak
clap someone in jail v. birini hapse atmak
clap someone in jail v. birini parmaklıklar ardına kapatmak/tıkmak
Speaking
jail time n. hapis cezası
you're going to jail expr. hapse gireceksin
find a way to keep him out of jail expr. onu hapishanenin dışında tutmanın bir yolunu bulun
how many of you have been in jail for any length of time? expr. kaçınız belli bir süre hapiste yattınız?
you're rotting away in jail expr. hapiste çürüyeceksin
when she realised she was pregnant he was in jail expr. hamile kaldığını anladığında o hapisteydi
Law
jail-breaking n. cezaevinden kaçma
jail-breaking n. cezaevinden firar etme
jail liberties n. hapishane civarına suçluların gezinmeleri yapılmış yer
jail breaking n. hapishaneden kaçma
county jail n. il hapishanesi
county jail n. şehir hapishanesi
jail term n. hapis cezası kararı
jail breaking n. hapisten kaçma
jail sentence n. hapis cezası
jail gang n. cezaevi çetesi
jail time n. hapiste kaldığı süre
jail time n. hapiste kalacağı süre
jail time n. cezaevinde kalacağı süre
jail time n. cezaevinde kaldığı süre
jail delivery [us] n. tüm mahkumların yargılanıp hüküm giydiği veya tamamının serbest bırakıldığı bir hapishane boşaltma prosedürü
jail delivery commission n. tüm mahkumların yargılanıp hüküm giydiği veya tamamının serbest bırakıldığı bir hapishane boşaltma prosedürü
jail delivery n. mahkumların kaçması
jail delivery n. mahkumların zor kullanılarak kurtarılması
send to jail v. hapishaneye göndermek
send to jail v. hapishaneye yollamak
send to jail v. cezaevine yollamak
send to jail v. cezaevine göndermek
send to jail v. hapsetmek
Computer
jail breaking n. yazılım kırma
jail breaking n. iphone gibi elektronik cihazlara üretici tarafından konulmuş yazılım kısıtlamalarının kaldırılması/aşılması
Pathology
jail fever n. (eski adıyla) tifüs
Biology
jail cell n. hücre
Slang
clap somebody into jail v. içeri tıkmak
clap somebody into jail v. deliğe tıkmak
clap somebody into jail v. kodese tıkmak
clap somebody in jail v. kodese tıkmak
clap somebody in jail v. içeri tıkmak
in jail expr. içerde
on the line (l.a. county jail) expr. satılık
British Slang
jail bait n. reşit olmayan çekici kız
jail bait n. çıtır
Star Wars
accresker jail n. accresker hapishanesi
bartyn's landing's jail n. bartyn'in inişi'nin hapishanesi
city jail (mos eisley) n. şehir hapishanesi (mos eisley)
gorse city jail n. gorse şehri hapishanesi
montalvia city jail n. montalvia şehir hapishanesi
mos espa jail = mos espa jail n. mos espa hapishanesi