judgement - Turco Inglés Diccionario

judgement

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "judgement" en diccionario turco inglés : 46 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
judgement n. yargı
I am simply offering a political judgement of no great novelty or sagacity.
Ben sadece büyük bir yenilik ya da bilgelik içermeyen siyasi bir yargıda bulunuyorum.

More Sentences
General
judgement n. muhakeme
We have to be careful and I would trust your experience and judgement in that.
Dikkatli olmalıyız ve bu konuda sizin deneyiminize ve muhakemenize güveniyorum.

More Sentences
judgement n. düşünce
Don't let emotion cloud your judgement.
Duygularınızın düşüncelerinizi etkilemesine izin vermeyin.

More Sentences
judgement n. değerlendirme
I don't trust your judgement of good and bad.
Senin iyi-kötü değerlendirmene güvenmiyorum.

More Sentences
judgement n. değerlendirme
I don't trust your judgement of good and bad.
Senin iyi-kötü değerlendirmene güvenmiyorum.

More Sentences
Trade/Economic
judgement n. karar
There is a Court of Justice judgement which clearly establishes that this control is outside the competition rules.
Bu kontrolün rekabet kurallarının dışında olduğunu açıkça ortaya koyan bir Adalet Divanı kararı var.

More Sentences
judgement n. mahkeme kararı
The judgement was impeccable.
Mahkeme kararı hatasızdı.

More Sentences
judgement n. yargılama
Now is not the time to pass judgement on past events and situations.
Şimdi geçmiş olayları ve durumları yargılamanın zamanı değil.

More Sentences
judgement n. yargı
I am simply offering a political judgement of no great novelty or sagacity.
Ben sadece büyük bir yenilik ya da bilgelik içermeyen siyasi bir yargıda bulunuyorum.

More Sentences
Law
judgement n. karar
There is a Court of Justice judgement which clearly establishes that this control is outside the competition rules.
Bu kontrolün rekabet kurallarının dışında olduğunu açıkça ortaya koyan bir Adalet Divanı kararı var.

More Sentences
judgement n. muhakeme yeteneği
He lacks judgement.
Muhakeme yeteneği yok.

More Sentences
General
judgement n. netice
judgement n. yargı gücü
judgement n. bildiri
judgement n. rey
judgement n. kanı
judgement n. sağduyu
judgement n. kıyamet
judgement n. tebligat
judgement n. tahmin
judgement n. hüküm
judgement n. doğru karar verme yeteneği
judgement n. seziş
judgement n. sezgi
judgement n. anlayış
judgement n. temyiz kuvveti
judgement n. tahmin
judgement n. eleştiri
judgement n. kınama
judgement n. hükmetme
judgement v. takdir etmek
judgement v. hükmetmek
Trade/Economic
judgement n. hüküm
judgement n. takdir
Law
judgement n. ahkam
judgement n. hüküm
judgement n. isabetli karar verebilme
judgement n. ilamlı borçlu
judgement n. cebri ipotek
judgement n. mahkemenin ödenmesine hüküm verdiği borç, yükümlülük
judgement v. hakim gibi yönetmek
Religious
judgement n. ilahi hüküm
judgement n. ilahi karar
judgement n. ilahi adalet
judgement n. günahın bedeli
judgement n. mahşer günü

Significados de "judgement" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
the last judgement n. mahşer
General
good judgement n. iyi karar
judgement by default n. gıyabi hüküm
the day of judgement n. kıyamet günü
personal judgement n. şahsi karar
stereotyped judgement n. basmakalıp hüküm
the fear of the last judgement n. ahret korkusu
judgement day n. hüküm günü
ethical judgement n. ahlaki yargı
the last judgement n. kıyamet günü
judgement day n. kıyamet günü
good judgement n. mantık
legal judgement n. hukuki yargı
trite-cliche judgement n. basmakalıp hüküm
moral-ethical judgement n. ahlaki hüküm
day of judgement n. mahşer günü
judgement day n. mahşer günü
last judgement n. kıyamet günü
last judgement n. mahşer günü
day of judgement n. kıyamet günü
date of the judgement n. karar tarihi
judgement call n. hakem kararı
judgement call n. karar
judgement call n. kanı
judgement call n. belirleyici karar
good judgement n. sağduyu
reasoned judgement n. gerekçeli yargı
definite judgement n. kesin yargı
final judgement n. kesin yargı
sound judgement n. doğru/mantıklı değerlendirme
sound judgement n. sağlıklı karar
give judgement v. hükme bağlamak
resort to the judgement v. yargıya başvurmak
resort to the judgement of v. yargısına başvurmak
make judgement v. yargıda bulunmak
make a judgement v. yargıda bulunmak
make a judgement v. hüküm almak
sit in judgement v. karşısındaki hakkında karar vermek
sit in judgement v. karşısındakini yargılamak
form a premature judgement on v. peşin hüküm vermek
place a final judgement on someone v. (biri hakkında) nihai kararı vermek
place a final judgement on someone v. kesin hüküm vermek (biri hakkında)
suspend judgement v. hükmü sonraya bırakmak
suspend judgement v. hükmü ertelemek
suspend judgement v. hükmü askıya almak
pass judgement on v. hakkında yargıya varmak
Phrases
against one's better judgement n. aksini düşünmesine rağmen
in my judgement expr. bence
in my judgement expr. fikrimce
in my judgement expr. bana kalırsa
against one's better judgement expr. düşüncesinin tersine
against one's better judgement expr. doğru olmadığını bile bile
against one's better judgement expr. yanlış olduğunu bile bile
against your better judgement [uk] expr. düşüncenin tersine
against your better judgement [uk] expr. aksini düşünmene rağmen
against your better judgement [uk] expr. yanlış olduğunu bile bile
against your better judgement [uk] expr. doğru olmadığını bile bile
against your better judgement [uk] expr. mantıksız olduğunu bile bile
against your better judgement [uk] expr. iyi bir fikir olmadığını bile bile
against your better judgement [uk] expr. akıllıca olmadığını bile bile
against your better judgement [uk] expr. akıllıca olmadığını bile bile
against your better judgement [uk] expr. aksini düşünmene rağmen
against your better judgement [uk] expr. doğru olmadığını bile bile
against your better judgement [uk] expr. iyi bir fikir olmadığını bile bile
against your better judgement [uk] expr. mantıksız olduğunu bile bile
against your better judgement [uk] expr. düşüncenin tersine
against your better judgement [uk] expr. yanlış olduğunu bile bile
Idioms
a daniel come to judgement n. (bir probleme karşı) mantıklı hareket eden kimse
a daniel come to judgement n. (bir probleme karşı) mantığını kullanan kimse
a daniel come to judgement n. (bir probleme karşı) aklını kullanan kimse
a daniel come to judgement n. aklıselim davranan kimse
a daniel come to judgement n. basiret sahibi kimse
a daniel come to judgement n. zorlu problemler karşısında bilgece kararlar veren kimse
a daniel come to judgement n. zor bir meseleyi ya da kavgayı çözüp tatlıya bağlayacak kişi
a value judgement [uk] n. değer yargısı
a value judgement [uk] n. şahsi fikir/görüş
a value judgement [uk] n. öznel değerlendirme
pass judgement v. yargıda bulunmak
pass judgement v. kesin fikrini bildirmek
more by luck than judgement expr. şans eseri
more by luck than judgement expr. bilgiden/beceriden ziyade/daha çok şansla
Speaking
it's a judgement on him expr. allah'tan buldu
Trade/Economic
judgement creditor n. mahkeme tarafından alacaklı olduğu kabul edilen kişi veya kuruluş
judgement debt n. ilamlı borç
judgement sampling n. yargısal örnekleme
deferred judgement n. karar ertelemesi
value judgement n. değer yargısı
executive judgement n. yönetici tahmini
judgement debt n. mahkeme tarafından belirlenmiş borç
judgement creditor n. ilamlı alacaklı
power of judgement n. temyiz kudreti
judgement-based sampling n. yargıya dayalı örnekleme
standard of judgement n. değer yargısı
simulated judgement n. sahte karar
transfer by judgement n. kazai temlik
copy of the judgement n. ilam
copy of the judgement n. karar sureti
judgement fees n. yargı harçları
Law
summary judgement n. karar oturumu
imposition of cautionary judgement n. tedbir koydurma
enforcement proceeding with judgement n. ilamlı takip
default judgement n. gıyabi hüküm
enforcement of a judgement n. bir yargının uygulanması
summary judgement motion n. karar duruşması talebi
unbiased judgement n. tarafsız karar
proceeding without judgement n. ilamsız takip
judgement sample n. yargısal numune
a judgement based on concrete documents n. belgeler üzerine yargı
court judgement n. mahkeme kararı
final judgement n. nihai karar
justification of judgement n. hükmün gerekçesi
passing judgement n. karar verme
judgement sample n. yargısal örneklem
judgement in rem n. ayni bir ihtilafa dair davada verilen karar
judgement in personam n. şahsi karar
personal judgement n. şahsi karar
confession of judgement n. borcunu kabul eden borçlu ile ilgili olarak mahkemenin duruşma yapmadan verdiği karar
confession of judgement n. borcunu kabul etmiş borçlu hakkında mahkemenin duruşmasız olarak aldığı karar
irregular judgement n. usulsüz karar
motion to set aside judgement n. kararı bozma istemi
motion for judgement n. hüküm talebi
judgement by default n. gıyabi hüküm
judgement by default n. gıyap kararı
revision of a judgement n. kararın düzeltilmesi
power of judgement n. temyiz gücü
summary judgement n. duruşma olmaksızın hüküm
judgement on the pleadings n. duruşma olmaksızın hüküm
judgement process n. yargılama süreci
interlocutory judgement n. ara karar
definitive judgement n. kesinleşmiş hüküm
final judgement n. kesinleşmiş hüküm
negative declaratory judgement n. menfi tespit kararı
entry of a judgement n. kararın kesinleşmesi
entry of a judgement n. karar kesinleşme şerhi
suspension of the pronouncement of the judgement n. hükmün açıklanmasının geriye bırakılması
definitive judgement n. kesin hüküm
reasoned judgement n. gerekçeli hüküm
operative part of judgement n. kararın hüküm bölümü
summary judgement n. dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen hızlı karar
judgement in personam n. şahsi hüküm
judgement on the merits n. esasa dair karar
judgement of dismissal n. davanın reddi kararı
personal judgement n. şahsi hüküm
cognovit judgement n. olağan yasal işlem masrafları olmaksızın borçlunun yazılı itirafından sonra verilen karar
impose a cautionary judgement v. tedbir koydurmak
take a cautionary judgement v. tedbir koymak
make a cautionary judgement v. tedbir koydurmak
arrest judgement v. hükmü tecil etmek
arrest judgement v. kararı ertelemek
render a judgement v. karar vermek