muhakeme - Turco Inglés Diccionario

muhakeme

Significados de "muhakeme" en diccionario inglés turco : 19 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
muhakeme reasoning n.
That was the basis for the reasoning and you are quite right to raise it.
Muhakemenin temeli buydu ve bunu dile getirmekte oldukça haklısınız.

More Sentences
General
muhakeme judgment n.
They went bankrupt because of her lack of judgment.
Onun muhakeme yoksunluğu yüzünden iflas ettiler.

More Sentences
muhakeme judgement n.
We have to be careful and I would trust your experience and judgement in that.
Dikkatli olmalıyız ve bu konuda sizin deneyiminize ve muhakemenize güveniyorum.

More Sentences
Trade/Economic
muhakeme reasoning n.
That was the basis for the reasoning and you are quite right to raise it.
Muhakemenin temeli buydu ve bunu dile getirmekte oldukça haklısınız.

More Sentences
Chemistry
muhakeme reasoning n.
That was the basis for the reasoning and you are quite right to raise it.
Muhakemenin temeli buydu ve bunu dile getirmekte oldukça haklısınız.

More Sentences
General
muhakeme trial n.
muhakeme question n.
muhakeme ratiocinate n.
muhakeme reason n.
muhakeme sense n.
muhakeme discernment n.
muhakeme sanity n.
muhakeme assize n.
muhakeme disjudication n.
Law
muhakeme cognizance n.
muhakeme trial n.
muhakeme cognisance n.
Philosophy
muhakeme noesis n.
Latin
muhakeme examen n.

Significados de "muhakeme" con otros términos en diccionario inglés turco: 135 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
muhakeme yeteneği discernment n.
General
muhakeme etme ratiocination n.
döngüsel muhakeme circular reasoning n.
muhakeme üzerine yapılan araştırma noology n.
sağlam muhakeme strong reasoning n.
sağlam muhakeme sound judgment n.
muhakeme masrafları court costs n.
muhakeme masrafları court charges n.
ahlaki muhakeme moral reasoning n.
bilinçaltı muhakeme unconscious reasoning n.
muhakeme eden kimse ratiocinator n.
varılan sonucu doğru varsayıp kanıt için geriye dönük muhakeme etme reasoning backward n.
geriye dönük muhakeme reasoning backward n.
muhakeme gücünden yoksun kimse natural n.
muhakeme tarzı line n.
gözlem veya muhakeme sonucu bir kimseye veya bir şeye atfedilen karakter, beceri veya büyüklük measure n.
muhakeme yürütmeden rutin şekilde çalışan memur bureaucrat n.
basit muhakeme usulü rough justice n.
basit muhakeme uygulaması rough justice n.
iyi muhakeme rumelgumption [scotland] n.
iyi muhakeme rumblegumption [scotland] n.
hatalı muhakeme paralogy n.
muhakeme becerisi clear-sightedness n.
muhakeme yeteneği discernance [obsolete] n.
muhakeme etmek judge v.
muhakeme etmek hear a case v.
muhakeme etmek reconsider v.
muhakeme etmek reason v.
muhakeme etmek prefer v.
muhakeme etmek ratiocinate v.
hatalı muhakeme etmek paralogise v.
hatalı muhakeme etmek paralogize v.
muhakeme yoluyla çözmek puzzle v.
muhakeme edilmemiş untried adj.
muhakeme üzerine yapılan araştırmalarla ilgili noological adj.
muhakeme edebilen rational adj.
muhakeme yeteneği olmayan reasonless adj.
muhakeme gücünden yoksun thoughtless adj.
muhakeme yetenekleri oldukça iyi olan twenty-twenty adj.
muhakeme edemeyen uncritical adj.
muhakeme edilebilir judicable adj.
muhakeme yeteneği olmayan verdant adj.
muhakeme yapan discursive adj.
profesyonel bir işe benzeyip daha az teorik bilgi, yaratıcılık, özgünlük veya muhakeme gücü gerektiren (iş) semiprofessional adj.
muhakeme edebilen solid adj.
muhakeme becerisi düşük uncritical adj.
muhakeme sahibi far-seeing adj.
muhakeme sahibi farsighted adj.
muhakeme edemeden thoughtlessly adv.
muhakeme etme contemplation n.
muhakeme etme deliberation n.
Colloquial
doğru muhakeme yapamadığı bir anda in a moment of weakness expr.
Idioms
muhakeme yetisi little grey cells n.
muhakeme yürütmeden rutin şekilde çalışan memur pencil-pusher n.
muhakeme yeteneği yerinde olmak have all (one's) buttons v.
muhakeme yeteneği yerinde olmak have all one's buttons v.
muhakeme halinde on trial expr.
Trade/Economic
muhakeme günü calendar n.
muhakeme etmek reason v.
Law
aile davaları muhakeme kuralları family proceedings rules n.
acele muhakeme usulü summary proceeding n.
acele muhakeme usulü summary procedure n.
seri usulü muhakeme accelerated procedure of trial n.
aleni muhakeme kaidesinin ihlali violation of principle of open session n.
masarifi muhakeme trial expenses n.
masarifi muhakeme court costs n.
muhakeme edilme being tried n.
muhakeme bitimi end of case n.
masarifi muhakeme court expenses n.
muhakeme celsesi court session n.
muhakeme usulüne dair ilk muameleyi yapan mahkeme court exercising first procedural phase n.
masarifi muhakeme the costs of a case n.
lüzumu muhakeme trail n.
muhakeme safhası stage of proceeding n.
hususi muhakeme usulleri special procedures of trial n.
şifahi muhakeme oral proceeding n.
muhakeme zabıtnamesi proceeding record n.
takip olunacak muhakeme usulü procedure to be applied n.
aleni muhakeme kaidesi principle of open session n.
men'i muhakeme bar n.
meni muhakeme non-suit n.
kaziyye-i muhakeme res judicata n.
kaziyye-i muhakeme res adjudicata n.
kaziyye-i muhakeme defisi plea of res judicata n.
muhakeme usulü kanunu code of procedure n.
ceza muhakeme usulü criminal procedure n.
iade-i muhakeme talebi bill for a new trial n.
aleni muhakeme public trial n.
aleni muhakeme open trial n.
ceza muhakeme usulü penal proceedings n.
iadei muhakeme talebi petition for rehearing n.
muhakeme usulü procedure n.
süratli muhakeme summary proceeding n.
jüri tarafından muhakeme edilme trial by jury n.
iade-i muhakeme reopening of a case n.
meni muhakeme kararı nonsuit n.
meni muhakeme kararı non-suit n.
acele muhakeme speedy trial n.
ahlaki muhakeme moral reasoning n.
muhakeme gücü sense of proportion n.
muhakeme yetisi sense of proportion n.
muhakeme yeteneği judgement n.
muhakeme eleştirisi critique of judgment n.
tekrar muhakeme etmek retry v.
tekrar muhakeme etmek rehear v.
muhakeme etmek try v.
muhakeme etmek hear v.
yeniden muhakeme etmek rejudge v.
muhakeme olunabilir triable adj.
muhakeme olunabilir actionable adj.
Politics
muhakeme yeri venue n.
Technical
güdülenmiş muhakeme motivated reasoning n.
Anatomy
davranışlarında duygu, yaratıcılık, sezgi, sözsüz iletişim ve muhakeme yetenekleri baskın olan right-brained adj.
Psychology
muhakeme sürecinde ortaya çıkan hataların kökeninde bulunan hususlar dyslogy n.
evrensel kuramlar kullanılarak kayda değer hususlar hakkında hükümlere varılan muhakeme yöntemleriyle ilgili olmayan nondeductive adj.
Mental Health
zihinsel rahatsızlık nedeniyle konuşma ve muhakeme becerisinin zayıflaması dyslogy n.
zihinsel rahatsızlık nedeniyle konuşma ve muhakeme becerisinin zayıflaması dyslogia n.
Logic
tümdengelimli muhakeme deductive reasoning n.
geriye doğru muhakeme eylemi regress n.
muhakeme yöntemi logic n.
muhakeme etme discursus n.
eylemlerin göreceli değerlerine ilişkin muhakeme practical reason n.
eylemlerin göreceli değerlerine ilişkin muhakeme practical reasoning n.
muhakeme kurmak logic v.
geriye doğru muhakeme içeren regressive adj.
geriye doğru muhakeme ile ilgili regressive adj.
Social Sciences
ahlaki muhakeme moral agency n.
muhakeme üzerine araştırma yapan kimse noologist n.
Education
bir tür muhakeme testi analogy test n.
History
antik roma'daki sulh hakimine davayı muhakeme etmesi için izin verilen günlerle ilgili triverbial adj.
antik roma'daki sulh hakimine davayı muhakeme etmesi için izin verilen günleri belirten triverbial adj.
Philosophy
muhakeme ile ulaşılan sonuç argumentation n.
muhakeme ile öğrenilen noetic adj.
Military
stratejik muhakeme strategic estimate n.
Archaic
muhakeme yeteneği distinction n.