judicial - Turco Inglés Diccionario

judicial

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "judicial" en diccionario turco inglés : 24 resultado(s)

Inglés Turco
General
judicial adj. yargı
The new regulation creates a common judicial area in the field of divorce and parental responsibility.
Yeni düzenleme boşanma ve ebeveyn sorumluluğu alanında ortak bir yargı alanı yaratmaktadır.

More Sentences
judicial adj. adli
This means maintaining the functional integration of the railway while ensuring political and judicial independence.
Bu da siyasi ve adli bağımsızlığı sağlarken demiryolunun işlevsel entegrasyonunu sürdürmek anlamına gelmektedir.

More Sentences
judicial adj. hukuki
As far as that is concerned, I believe there are judicial uncertainties that need to be overcome.
Bu konuda, aşılması gereken hukuki belirsizlikler olduğuna inanıyorum.

More Sentences
Trade/Economic
judicial adj. adli
This means maintaining the functional integration of the railway while ensuring political and judicial independence.
Bu da siyasi ve adli bağımsızlığı sağlarken demiryolunun işlevsel entegrasyonunu sürdürmek anlamına gelmektedir.

More Sentences
judicial adj. hukuki
As far as that is concerned, I believe there are judicial uncertainties that need to be overcome.
Bu konuda, aşılması gereken hukuki belirsizlikler olduğuna inanıyorum.

More Sentences
Law
judicial adj. adli
This means maintaining the functional integration of the railway while ensuring political and judicial independence.
Bu da siyasi ve adli bağımsızlığı sağlarken demiryolunun işlevsel entegrasyonunu sürdürmek anlamına gelmektedir.

More Sentences
judicial adj. hukuki
As far as that is concerned, I believe there are judicial uncertainties that need to be overcome.
Bu konuda, aşılması gereken hukuki belirsizlikler olduğuna inanıyorum.

More Sentences
judicial adj. yargısal
The constitution provides for the judicial control of administrative acts.
Anayasa, idari işlemlerin yargısal denetimini öngörür.

More Sentences
General
judicial adj. tüzel
judicial adj. eleştirici
judicial adj. türel
judicial adj. tarafsız
judicial adj. yargılayan
judicial adj. yargıçlara ait
judicial adj. hükmi
judicial adj. mahkemeye ait
judicial adj. yargılama
Trade/Economic
judicial adj. mahkeme kararıyla izin verilen
judicial adj. yasal
Law
judicial adj. hakime ait
judicial adj. mahkemeye ait
judicial adj. kazai
judicial adj. yargı ile ilgili
Religious
judicial adj. allah'ın emri ile olan

Significados de "judicial" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
judicial review n. yargı kontrolü
judicial council n. yargı örgütü
judicial discretion n. takdir yetkisi
judicial system n. adalet sistemi
judicial and extrajudicial documents n. hukuki ve hukuki olmayan dokümanlar
judicial assistance n. adli yardım
judicial ethics n. yargı ahlakı
judicial opinions n. yargı gerekçeleri
judicial power n. yargı gücü
conflict of judicial decisions n. adli kararlarda uyuşmazlık
judicial system n. hukuk sistemi
judicial murder n. adli katil
judicial process n. adli süreç
judicial statistics n. adalet istatistikleri
judicial review of administrative acts n. idari fiillerde yargı kontrolü
judicial error n. hukuki hata
judicial decision n. adli karar
compensation for judicial error n. adli hatanın tazminatı
specialist in judicial affairs n. adliyeci
conflict of judicial decisions n. adli kararlarda çatışma
judicial districts n. yargı yetkisi
judicial process n. hukuki süreç
compensation for judicial error n. yargı hatalarında tazminat
judicial commission n. adliye encümeni
judicial proceeding n. adli muamele
judicial error n. yargı hataları
judicial process n. usul hukuku
retroactive judicial decisions n. önceki mahkeme kararları
judicial review n. yargı kontrölü
judicial discretion n. takdir hakkı
judicial report n. adli rapor
judicial authorities n. adli mercii
judicial authorities n. adli makamlar
judicial records code n. adli sicil kanunu
judicial principle n. düstur
judicial principle n. yasanın dayandırıldığı prensip
judicial doctrine n. düstur
judicial doctrine n. yasanın dayandırıldığı prensip
judicial power n. yargıç gücü
judicial disposition n. yargı tasarrufu
judicial process n. mahkeme süreci
respect the judicial process v. yargı sürecine saygı göstermek
maintain public confidence in the judicial system v. halkın adalete olan güvenini boşa çıkarmamak
maintain public confidence in the judicial system v. kamuoyunun hukuk sistemine olan güvenini sürdürmek
Trade/Economic
judicial function n. yargı fonksiyonu
judicial discretion n. takdir hakkı
judicial system n. adalet sistemi
judicial decision n. kazai karar
judicial error n. adli hata
judicial proceedings n. adli muameleler
judicial sale n. icrai satış
judicial murder n. adli katil
judicial fine n. adli para cezası
judicial sale n. icra yoluyla satış
Law
judicial system n. yargı sistemi
judicial review n. yargısal denetim
judicial chambers n. dava daireleri
judicial sentence n. hüküm
judicial authority n. kazai merci
competent judicial authority n. yetkili adli merci
judicial protection n. yargısal korunma
judicial decision n. hakim kararı
judicial chamber n. dava dairesi
judicial cooperation in civil matters n. özel hukuk konularında adli işbirliği
litigation and other judicial, arbitral, administrative or other proceedings n. dava, hukuki, idari veya tahkime ilişkin işlem veya diğer yasal işlemler
judicial authority n. adli merci
judicial receivership n. malların idaresinin mahkeme kararıyla yediemine devredilmesi
extra judicial execution n. yargısız infaz
judicial independence n. yargı bağımsızlığı
enforcement of one's rights without resorting to judicial procedure n. kendiliğinden ihkakı hak edenler
judicial factor n. kayyım
judicial settlement n. adli uzlaşma
judicial bodies n. yargı organları
judicial prosecution n. yargısal kovuşturma
judicial review n. adli inceleme
judicial hearing n. adli duruşma
judicial control n. yargı denetimi
judicial factor n. vasi
judicial power n. yargı yetkisi
judicial police n. adli polislik
judicial case n. adli vaka
judicial assistance n. adli yardım
judicial authority n. yargı makamı
judicial office n. yargı makamı
judicial process n. yargı süreci
judicial procedure n. yargı süreci
judicial body n. yargı organı
judicial admonition n. adli tevbih
execution of judicial duty n. yargı yetkisinin kullanılması
judicial district n. yetki çevresi
judicial discretion n. hakimin takdiri
judicial organ n. adli müessese
judicial locality n. yargı çevresi
judicial investigation n. adli tahkikat
judicial reprimand n. adli tevbih
judicial separation n. ayrılık
judicial authority n. adli makam
judicial court n. adli yargı mahkemesi
judicial prohibition n. kazai yasak
judicial district n. dairei kaza
judicial act n. adli muamele
judicial decision n. adli karar
judicial organ n. yargı organı
judicial organization n. adalet teşkilatı
judicial assembly n. hakimler heyeti
judicial sentence n. mahkeme kararı
judicial office n. yargıçlık makamı
judicial writ n. mahkeme emri
judicial trustee n. mahkemece atanan yediemin
judicial admission n. mahkeme önünde ikrar
judicial confession n. mahkeme önünde itiraf
judicial notice n. meşhur ve maruf olan konular ile ilgili mahkemenin vukufu
judicial oath n. mahkeme huzurunda yapılan yemin
judicial error n. adli hata
judicial error n. mahkeme tarafından yapılan hata
judicial power n. kaza kuvveti
judicial day n. mahkemenin oturum yaptığı gün
judicial day n. mahkeme oturum günü
judicial proceedings n. mahkeme usulü
judicial records n. adli kayıtlar
judicial trustee n. mahkeme tarafından atanan yediemin
judicial liquidation n. yasal tasfiye
judicial admission n. mahkeme önünde kabul
judicial sentence n. mahkeme hükmü
judicial records n. adli siciller
judicial liquidation n. mahkeme kararı ile tasfiye
judicial power n. kaza yetkisi
judicial power n. yargı kuvveti
judicial power n. yargı gücü
judicial definition n. yasal tanım
judicial definition n. hukuki tarif
judicial discretion n. takdir hakkı
judicial assembly n. yargıçlar kurulu
judicial legislation n. yeni hukuk kuralı getiren mahkeme içtihatları
action for judicial separation n. ayrılık davası
judicial remedy n. yargı yolları
judicial assembly n. adli encümen
judicial remedy n. yargı yolu
judicial question n. yargı sorunu
guardian by judicial appointment n. mahkemece atanan vasi
judicial separation n. evli bir çiftin ayrı yaşamasını hükmeden karar
action for judicial separation n. boşanma davası
judicial separation n. boşanma hükmü
judicial precedent n. emsal kararlara dayanan hukuk
judicial separation n. ayrılık hükmü
judicial precedent n. kazai içtihat
judicial precedent n. içtihat hukuku
judicial corruption n. yargısal yozlaşma
judicial branch n. yargı organı
non-judicial punishment n. disiplin cezası