yasal - Turco Inglés Diccionario

yasal

Significados de "yasal" en diccionario inglés turco : 44 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yasal legal adj.
It is legal for foreigners to buy a house in this country.
Yabancıların bu ülkede ev satın alması yasaldır.

More Sentences
General
yasal lawful adj.
Is the Danish constitution lawful or unlawful?
Danimarka anayasası yasal mı yoksa yasa dışı mı?

More Sentences
yasal statutory adj.
Our department has a statutory duty to report to Parliament.
Departmanımızın Parlamentoya rapor vermek gibi yasal bir görevi vardır.

More Sentences
yasal de jure adj.
Paradoxically, the President of Turkey is the de jure head of state but has no legal role in government.
Paradoksal olarak, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı hukuken devletin başıdır ama hükümette yasal bir rolü yoktur.

More Sentences
yasal legal adj.
It is legal for foreigners to buy a house in this country.
Yabancıların bu ülkede ev satın alması yasaldır.

More Sentences
Trade/Economic
yasal statutory adj.
Our department has a statutory duty to report to Parliament.
Departmanımızın Parlamentoya rapor vermek gibi yasal bir görevi vardır.

More Sentences
Law
yasal lawful adj.
Is the Danish constitution lawful or unlawful?
Danimarka anayasası yasal mı yoksa yasa dışı mı?

More Sentences
yasal legal adj.
It is legal for foreigners to buy a house in this country.
Yabancıların bu ülkede ev satın alması yasaldır.

More Sentences
yasal legitimate adj.
Because there have been and they are all legitimate.
Çünkü olmuştur ve hepsi de yasaldır.

More Sentences
yasal legit adj.
Selling the land is totally legit.
Arsa satışı tamamen yasaldır.

More Sentences
Technical
yasal legitimate adj.
Because there have been and they are all legitimate.
Çünkü olmuştur ve hepsi de yasaldır.

More Sentences
General
yasal sound adj.
yasal juridical adj.
yasal rightful adj.
yasal solemn adj.
yasal licit adj.
yasal constitutional adj.
yasal aboveboard adj.
yasal debito adj.
yasal valid adj.
yasal dejure adj.
yasal noncontraband adj.
yasal competent adj.
yasal jural adj.
yasal leveful adj.
yasal leful adj.
yasal leguleian adj.
yasal innocent adj.
yasal square adj.
yasal statutable adj.
Colloquial
yasal above board adj.
yasal on the up and up [us] expr.
Idioms
yasal on the up-and-up expr.
Trade/Economic
yasal judicial adj.
yasal juridical adj.
Law
yasal technical adj.
yasal nomothetic adj.
yasal nomothetical adj.
yasal dejure adj.
yasal rightful adj.
yasal juridic adj.
yasal juristic adj.
yasal issuable adj.
Informatics
yasal canonic adj.

Significados de "yasal" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
yasal uyarı legal notice n.
yasal mirasçı heir at law n.
yasal durum legal status n.
yasal yardımcı legal assistant n.
yasal izin licence n.
yasal sorumluluk legal duty n.
yasal hak legal right n.
yasal anlaşmazlık conflict n.
yasal haklardan yoksun bırakılmış kimse outlaw n.
yasal bakımdan tümden geçersiz olma absolute nullity n.
yasal izni veya belgesi olmayan taksi minicab n.
yasal muhafız legal guardian n.
yasal dolandırıcılık legal fraud n.
yasal belge legal document n.
yasal topluluk legal community n.
yasal kovuşturma legal proceeding n.
yasal haklardan mahrum etme proscription n.
yasal anlaşmazlık legal conflict n.
yasal izin license n.
yasal belgeler legal documents n.
yasal hak droit n.
yasal ücret legal fee n.
yasal yollar legal procedures n.
yasal mirasçı valid heir n.
yasal hüküm legal provision n.
yasal hizmet şirketleri legal service corporations n.
kanuni ve yasal sebepler legal and administrative reasons n.
yasal ilişki legal relation n.
yasal hakları geri verilerek kanun kapsamı ve koruması içine alınmış kişi inlaw n.
yasal hakların elinden alınması outlawry n.
yasal kesinti federal withholding n.
yasal düzenleme legal regulation n.
yasal temsilci legal representative n.
yasal mevzuat legal legislation n.
yasal mevzuat legal regulations n.
yasal mülkiyet hakları constructive possession n.
yasal mülkiyet hakkı constructive possession n.
yasal engel legal hitch n.
yasal düzen lawful order n.
yasal sistem legal system n.
yasal varisler true heirs n.
yasal zorunluluk legal obligation n.
yasal varisler legal inheritors n.
yasal dayanak legal foundation n.
yasal dayanak legal basis n.
yasal prosedür legal procedure n.
yasal istisna legal exception n.
yasal kısıtlama legal restriction n.
yasal gereklilik legal necessity n.
yasal süreç legal process n.
yasal olarak kurulmuş legally established n.
yasal tedbir legal measure n.
yasal değişiklik legal modification n.
yasal değişiklik legal amendment n.
yasal garanti statutory guarantee n.
yasal yapı legal structure n.
yasal kayıtlar legal records n.
yasal uyarı disclaimer n.
yasal merci legal authority n.
yasal olarak müsaade edilen legally allowed n.
yasal gereksinim legal necessity n.
yasal gereksinim statutory requirement n.
yasal beklenti legal expectation n.
yasal kesinlik legal certainty n.
yasal katiyet legal certainty n.
yasal sınırlar legal boundaries n.
yasal yakınlar legal relatives n.
izlenecek yasal yollar legal procedures to follow n.
izlenecek yasal yol legal procedure to follow n.
yasal kanallar vasıtasıyla through legal channels n.
yasal form legal form n.
yasal miras legal heritage n.
yasal nizam legal order n.
yasal düzen legal order n.
ağırlık ve uzunluk ölçüleri için kabul edilmiş yasal ölçü modeli etalon n.
yasal risk legal risk n.
yasal değişiklikler legal changes n.
yasal değişiklikler legal amendments n.
yasal intikam legal retaliation n.
konunun yasal boyutu legal dimension of the topic n.
yasal arazi legal land n.
yasal çalışmalar legal studies n.
yasal kurgu legal fiction n.
yasal yükümlülük duty of care n.
yasal bir belgenin eki allonge n.
yasal yaptırım legal sanction n.
yasal talep legal demand n.
birbirini seven iki kişinin evlendiklerini ilan etmek için, aile ve sevdikleriyle birlikte, dış ortamda yaptıkları, genellikle yasal olmayan, evlilik töreni handfasting n.
yasal standartlar legal standards n.
yasal yön legal aspect n.
yasal zemin legal ground n.
yasal düzenleme legislative regulation n.
yasal düzenlemeler legislative regulations n.
yasal girişim legal action n.
yasal zorluklar legal hurdles n.
yasal engeller legal hurdles n.
yasal işlem legal action n.
yasal uygulama legal practice n.
yasal yetki statutory authority n.
yasal zemin legal basis n.
bir kuruluşun ana sözleşmesinde belirtilen yasal adının dışında kullandığı bir başka isim assumed name n.
yasal faiz oranından fazla indirimle banknot satın alan kişi a note shaver n.
yasal işlem action n.
yasal işlem action at law n.
yasal girişim action at law n.
istilacı nassella tussock bitkisini yok etmek için yeni zelanda'nın farklı bölgelerinde kurulan çeşitli yerel yasal kuruluşlardan her biri nassella tussock board n.
yasal izin belgesi toleration [obsolete] n.
yasal ve etik sınırların ötesine geçme durumu twilight zone n.
yasal uyarı legal warning n.
asgari yasal sınır minimum legal limit n.
minimum yasal sınır minimum legal limit n.
balıkçının yasal sınırılar içinde yakalayabileceği en büyük balık keeper n.
yasal belgelerde ve kanunlarda kullanılan latince law latin n.
avlanması yasal olan hayvan legal n.
yasal otoritesi olan kimse legal n.
yasal tebligat legal n.
adil ve makul kullanım şartıyla telifli eserlerin belirli kısımlarının telif izni alınmaksızın kullanılabileceğini öngören yasal doktrin fair use n.
yasal kapanış saatinden sonra içki servisi yapan yer bottle party n.
yasal tebligat monition n.
yasal uyarı monition n.
mülkün yasal mülkiyetini teslim etme livery n.
suça verilen yasal kovuşturma music n.
yasal olarak bağlı olma obligation n.
bir diğerinin yasal hakkı bulunan mülkü yasa dışı şekilde işgal eden kimse claim jumper n.
çiftin yasal olarak evlenmeksizin bağlılıklarını ilan ettikleri tören commitment ceremony n.
yasal ilke ve kararların kapsamlı özeti institute n.
iskoçya'da yazın ibadet ve oruç için devlet adamlarınca ilan edilen yasal tatil fast day n.
bir diğeri ile aynı yasal statüde olan kimse peer n.
yasal yetkiye sahip kuvvet posse n.
yasal olmayan buluşma conventicle n.
bir kimsenin yasal silah taşıma hakkına sahip olmadığının haberci tarafından bildirilmesi disclaimer n.
yasal ebeveyn parent n.
mühürlerin tarihi, yaşı, türleri, kullanım biçimleri ve yasal işlevleri ile ilgilenen mühür ve işaret bilimi sphragistics n.
yasal dayanak strength [obsolete] n.
yasal kovuşturma suing n.
(marksist teoride) yasal ve siyasi kuruluş ve ideolojilerden oluşan birbirine bağımlı üst yapı superstructure n.
bir sigorta firmasına ilişkin yasal yükümlülüğün gönüllü olarak kaldırılması surrender n.
yasal soruşturma investigation n.
yasal açıdan bağlayıcı ilişki privity n.
yasal izin warrant n.
yasal hakkın geçici olarak askıya alınması suspense n.
yasal unvanla sahip olunan şey property n.
yasal haklardan yoksun bırakmak outlaw v.
yasal hale getirmek legitimatize v.
yasal haklardan mahrum etmek proscribe v.
tüm yasal haklarını satın almak buy out v.
yasal olarak devretmek dispone v.
yasal haklardan mahrum etmek outlaw v.
yasal hale getirmek legitimate v.
yasal hale getirmek make legal v.