kas - Turco Inglés Diccionario

kas

Significados de "kas" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
Furniture
kas n. (hollanda ve kolonilerinde) 17. ve 18. yüzyıllarda kullanılan, iki kapısı ve birkaç çekmecesi bulunan resimli veya oymalı büyük dolap

Significados de "kas" en diccionario inglés turco : 15 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kas muscle n.
A few stretching exercises will help your neck muscles get relaxed.
Birkaç esneme egzersizi boyun kaslarınızın gevşemesine yardımcı olacaktır.

More Sentences
General
kas muscle n.
A few stretching exercises will help your neck muscles get relaxed.
Birkaç esneme egzersizi boyun kaslarınızın gevşemesine yardımcı olacaktır.

More Sentences
kas muscular adj.
The first day in the gym often led to muscular aches.
Spor salonundaki ilk gün genellikle kas ağrılarına yol açıyordu.

More Sentences
Medical
kas muscle n.
A few stretching exercises will help your neck muscles get relaxed.
Birkaç esneme egzersizi boyun kaslarınızın gevşemesine yardımcı olacaktır.

More Sentences
Anatomy
kas muscle n.
A few stretching exercises will help your neck muscles get relaxed.
Birkaç esneme egzersizi boyun kaslarınızın gevşemesine yardımcı olacaktır.

More Sentences
General
kas brawn n.
kas thew n.
kas brow pad n.
kas clout n.
kas bowr [obsolete] n.
Computer
kas nov abrev.
Medical
kas myo- pref.
Biochemistry
kas tensor n.
kas musle n.
Slang
kas pipe n.

Significados de "kas" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
kas gücü beef n.
kas gücü brawn n.
kas sistemi musculature n.
iki başlı kas biceps n.
büzücü kas sphincter n.
uzama (kas) protraction n.
kas teli sinew n.
kas kasılması muscular contraction n.
kas kirişi sinew n.
büzgen kas sphincter n.
kas gücü sinew n.
popliteal kas popliteus n.
kas kopması tearing a muscle n.
iki başlı kas frog n.
kas teli muscular fiber n.
üç başlı kas triceps n.
(kas) dışarı çekme abduction n.
dışarı çeken kas abductor n.
kas gevşekliği muscle relaxation n.
karşıt etkili kas antagonist n.
solucansı kas lumbrical muscle n.
organı kaldıran kas erector n.
kas lifi muscle fibre n.
kas kuvveti muscular force n.
kas atrofisi muscular atrophy n.
kas gücü muscle force n.
temel kas grupları major muscle groups n.
kas çeşitleri muscle types n.
kas germe muscle stretching n.
bir dizi kas kasılması a series of muscle contractions n.
kas geliştirme muscle building n.
bedensel gerilimleri azaltmaya dönük bir derin kas masajı tekniği rolfing n.
kas koordinasyon bozukluğu ataxia n.
şişirten kas dilator n.
yağsız kas fat-free muscle n.
yağsız kas lean muscle n.
kendi kas gücüyle uçmaya çalışan kimse birdman n.
kas yığını kimse hulk n.
kas bilimi alanında çalışan kimse myologist n.
çiftlikten elde ettiği kazanç sayesinde kas gücüne dayanan işler yapması gerekmeyen erkek gentleman farmer n.
kas gücü muscle n.
kas dokusu muscle n.
organizmanın kas sistemi muscle system n.
kas güçleri muscle n.
mukoza zarının bir kısmını oluşturan ince yumuşak kas tabakası muscularis n.
falcının elini tuttuğu kişinin istemsiz kas hareketlerinden çıkarım yaparak fal bakma muscle reading n.
mukoza zarının bir kısmını oluşturan ince yumuşak kas tabakası muscularis mucosae n.
kas okuma muscle reading n.
iyi gelişmiş kas sistemi muscling n.
kas gücü muscle n.
(mesane) az çok kasılabilen çeşitli organların duvarlarında bulunan yumuşak kas tabakası muscularis n.
kas dağılımı ve gelişim durumu muscling n.
aşırı hareket etme (kas) overaction n.
uyarılan kas, sinir lifi ve dokular arasında oluşan elektriksel gerilim impulse n.
(ritmik dans hareketi oluşturan) kas kuvveti impulse n.
uyarılan kas, sinir lifi ve dokular arasında oluşan elektriksel gerilim impulsion n.
kas dokularına yerleştirilen sıkıştırılmış kitle pellet n.
(germe vb. kaynaklı) kas yaralanması pull n.
çeşitli kas sıkıştırma teknikleri içeren bir masaj türü pression n.
uzatıcı kas protracter n.
büzücü kas sphinx [rare] n.
kas spazmında rahatlama spasmolysis n.
kas kasılmasının geçmesi spasmolysis n.
(kas) dışarı çekmek abduct v.
(kas) kasmak contract v.
(kas) kasmak flex v.
kas geliştirmek build muscles v.
kas gücüyle taşınmak muscle v.
kas gücüyle hareket etmek muscle v.
kas gücüyle donatmak muscle v.
(kas) hareket eden kemiğe tutunmak insert v.
(birini) kas gücüyle mağlup etmek outmuscle v.
(kas) yaralayacak şekilde germek pull v.
(kas) incitmek pull v.
(kas) yaralayacak şekilde germek pull v.
gergin (kas) stiff adj.
kas hareketlerini incelemeyle ilgili kinesiological adj.
kas ölçümü yapan ergometric adj.
kas hareketlerini inceleyen bilim dalıyla ilgili kinesiologic adj.
kas uyarımlı muscle-stimulated adj.
kas gevşetici relaxant adj.
(kas kasılması, mide spazmı gibi) anormal derecede fazla kuvvet sergileyen hyperdynamic adj.
şiddetli yorgunluk sebebiyle karnının altındaki kas telleri büzülmüş olan sinew-shrunk adj.
kas anlamı veren ön ek my- pref.
çok düzenli kas yapısına sahip canlı anlamı veren son ek -mya suf.
çok sayıda kas yapısına sahip canlı anlamı veren son ek -mya suf.
kas spazmı cramp N.
Phrasals
kas yapmak bulk out v.
kas yapmak hulk out v.
Colloquial
kas güçsüzlüğü, kronik yorgunluk ve depresyon gibi semptomları olan viral bozukluk yuppie disease n.
kas güçsüzlüğü, kronik yorgunluk ve depresyon gibi semptomları olan viral bozukluk yuppie flu n.
uzun süren kas spazmı the jerks n.
kas artışını teşvik eden sentetik hormonlar juice n.
kas yapan hormonlar juice n.
kas yapmak big up v.
kas yapmak muscle up v.
(bir hayvana) kas yaptırmak muscle up v.
kas geliştirmek muscle up v.
kas yığını beefed out adj.
belirgin kas yapısına sahip cut adj.
Idioms
beyin-kas/zeka-fiziksel güç karşılaştırması brains versus brawn n.
zeka ve kas gücü/fiziksel güç bir arada brains and brawn n.
kas yığını ball of muscle [australia] n.
kas gücü main strength and awkwardness n.
kas yapmak pack on some muscle v.
kas edinmek pack on some muscle v.
kas yapmak get some yokes on v.
kas geliştirmek get some yokes on v.
hızlı bir şekilde kas yapmak pack the pounds on v.
kas gücüyle (ite-kaka) by main strength and awkwardness expr.
kas gücüyle by brute strength expr.
Speaking
beyin kas gibidir the brain is like a muscle expr.
Technical
kas veya kemikte kabartı torus n.
iki başlı kas biceps n.
yankılı kas gösterimi echogram n.
kinezyolojideki prensiplerin kas dengesizliği veya bozukluğuna uygulanması kinesiology n.
Medical
kas atrofisi muscular atrophy n.
kas gücünü çizelge halinde kaydeden alet dynamograph n.
uzatıcı kas extensor muscle n.
açıcı kas extensor n.
kas kontraksiyonu muscle contraction n.
iliopsoas kas iliopsoas muscle n.
endotel hasarından sonra salınan ve düz kas hücrelerini çoğaltan madde cytokine n.
kas sistemi muscular system n.
kas hastalıkları muscular diseases n.
palatoglossal kas palatoglossal muscle n.
parkinson hastalığında görülen kas gerginliği cogwheel rigidity n.
bir kas lifinin kasılabilen parçası sarcosome n.
kas distrofisi muscular dystrophy n.
açıcı kas extensor muscle n.
kas bilim kinesiology n.
krikofarinjiyal kas cricopharyngeal muscle n.
bir çeşit düz kas tümörü myoma n.
abdüktör kas abductor muscle n.
sternokondroskapüler kas sternochondroscapular muscle n.
kas lifi myofibril n.
bilinçsiz kas hareketi jerk n.
bir uzvu çekip uzatan kas expression n.
papiller kas papillary muscle n.
bir çizgili kas hastalığı myasthenia gravis n.
palatofarinjiyal kas palatopharyngeal muscle n.
kas dokusu veya yumuşak dokunun habis tümörü fibrosarcoma n.
kas erimesi myolysis n.
yaklaştırıcı kas adductor n.
kas iskelet tümörleri cemiyeti evreleme sistemi musculoskeletal tumor society staging system n.
kas gevşetici neuromuscular blocking agent n.
larinkste bulunan bir kas cricoarytenoid muscles n.
kas hücresi muscle cell n.
yemek borusunda kas krampı esophageal spasms n.
spinal kas atrofisi spinal muscular atrophy n.